Max Weber, 1904 yılında yayımladığı 'Toplum Biliminde Nesnellik' adlı çalışmasında, sosyolojik yöntemin amacının toplumsal eylemleri ve sonsuz çeşitlilikteki olayları aktörlerin öznel anlamları üzerinden anlamak olduğunu savunmuştur.
Peter Berger ve Thomas Luckmann, 1966 yılında yayımladıkları 'Gerçekliğin Sosyal İnşası' adlı eserlerinde, tüm insani bilgilerin ve gerçekliklerin sosyal durumlar içinde geliştirildiğini, korunduğunu ve inşa edildiğini açıklamışlardır.
ABD sosyolojisi, nüfus profilini, demografik dinamikleri ve kitlelerin tutumlarını tanımak adına her ince ayrıntıyı sayılabilir verilere dönüştüren niceliksel ve pazar araştırması odaklı çalışmalara öncülük etmiştir.
Immanuel Kant, Aydınlanmayı insanın kendi aklını kullanma kararlılığı göstermesi olarak tanımlamış ve bu sürecin parolasını 'Sapere aude / Kendi aklını kullanma cesaretini göster' olarak ilan etmiştir.
Yorumsamacı paradigmanın düşünsel temelleri Giambattista Vico'nun 1725 tarihli çalışmasına dayanmakta, daha sonra Herder, Dilthey ve Max Weber gibi düşünürlerin katkılarıyla sosyolojinin temel yöntemlerinden biri haline gelmiştir.
TÜİK tarafından 2021 yılında gerçekleştirilen 'Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanımı' araştırması, toplumsal eğilimleri ve teknoloji kullanım oranlarını sayısal verilerle ortaya koyan güncel bir niceliksel araştırma örneğidir.