Kavramlar
← Ünite 9

Ünite 9: Algılama ve Algı Yasaları — Önemli Kavramlar

Algılama
Dış çevreden gelen uyarıcıların duyu organları aracılığıyla fark edilip beyinde anlamlandırılması sürecidir. Hem fizyolojik hem de bilişsel mekanizmaları içerir; örneğin ses ve renk uyarıcılarının beyin tarafından yorumlanarak tanınması bu sürece girer.
Duyum
Çevreden gelen fiziksel uyarıcıların duyu organlarındaki alıcı hücreler tarafından sinirsel enerjiye dönüştürülerek beyne iletilmesi olaydır. En yalın fizyolojik tepkidir; örneğin deriye batan bir iğnenin yarattığı ilk sinirsel akım duyumdur.
Mutlak Eşik
Organizmanın dışarıdan gelen bir uyarıcıyı fark edebilmesi ve tepkide bulunabilmesi için gereken en düşük uyarıcı şiddeti seviyesidir. Örneğin karanlık bir gecede 1 km uzaktaki mum alevinin fark edilebilmesi mutlak eşik sınırındadır.
Fark Eşiği
İki uyarıcı arasındaki şiddet farkının veya mevcut bir uyarıcıdaki değişikliğin denek tarafından fark edilebildiği en küçük miktar veya değişim oranıdır.
Algıda Seçicilik
İnsan zihninin çevredeki binlerce uyarıcı arasından sadece kendi ihtiyaç, inanç, değer ve beklentilerine uygun olanları seçip diğerlerini dışlaması yeteneğidir; örneğin kalabalık bir ortamda kişinin kendi adının söylenmesini fark etmesi.
Algısal Değişmezlik
Nesnelerin uzaklık, açı veya ışık koşulları nedeniyle retinadaki görüntüleri değişmesine rağmen beyin tarafından hep aynı boyutta, renkte ve biçimde algılanması olgusudur; örneğin uzaklaşan bir tanıdığın gerçekte küçülmemesine rağmen aynı boyda algılanması.
Şekil-Zemin Yasası
Algılama sürecinde uyarıcılardan birinin dikkat çekerek ön plana 'şekil' olarak çıkması, diğer öğelerin ise arka planda 'zemin' oluşturması kuralıdır; örneğin beyaz kağıt üzerindeki siyah harflerin harf (şekil) ve kağıt (zemin) olarak algılanması.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İllüzyon (Yanılsama)
Var olan dış bir uyarıcının zihin tarafından hatalı veya gerçeğe aykırı biçimde algılanması durumudur; örneğin Ponzo illüzyonunda eşit uzunluktaki çizgilerin uzaklık ipuçları nedeniyle farklı boyda algılanması.
Halüsinasyon
Ortada hiçbir dış uyarıcı veya fiziksel nesne yokken bireyin sanki varmış gibi nesneleri, sesleri veya olayları algılaması durumudur; genellikle aşırı yorgunluk veya psikiyatrik bozukluklarda görülen gerçeksiz algıdır.
Phi Fenomeni (Fi Fenomeni)
Art arda gelen durgun görsel uyarıcıların belirli bir hızda yanıp söndüğünde beyin tarafından hareket ediyormuş gibi algılanması olgusudur; örneğin ışıklı tabelalardaki hareket illüzyonu.
Yakınlık Yasası
Zihnin birbirine mekânsal veya zamansal olarak yakın olan nesneleri ayrı ayrı değil, tek bir grup veya bütün olarak algılama eğilimidir; örneğin müzikteki yakın vuruşların ayrı sesler yerine melodi olarak algılanması.
Benzerlik Yasası
Renk, biçim, boyut veya nitelik bakımından birbirine benzeyen uyarıcıların zihin tarafından aynı kategori altında gruplandırılarak algılanması kuralıdır; örneğin benzer kıyafet giyen insanları aynı gruptan sanmak.
Tamamlama Yasası
Eksik, parçalı veya yarım bırakılmış nesne ve uyarıcıların zihinsel olarak boşlukları doldurularak bütün hâlinde algılanması eğilimidir; örneğin bazı harfleri silinmiş bir kelimenin doğru okunması.
Pragnanz Yasası
Gestalt psikolojisinde her psikolojik olayın ve algının en yalın, düzenli, simetrik ve basit biçime dönüştürülerek algılanma eğiliminde olduğunu savunan temel yasadır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Öz Algı
Bireyin iç ve dış algılarını sentezleyerek kendi varlığına dair ulaştığı kendilik farkındalığı ve 'ben' bilinci yapısıdır; davranışları yönlendiren çekirdek mekanizmadır.