← Ünite 3

Ünite 3: Kültürlerarası İletişim ve Halkla İlişkilerNe Öğrendik?

Ders kitabının ünite sonundaki kendi özeti — yazarın “bu bölümde şunları anlattık” dediği metin. Bizim hazırladığımız kapsamlı Özet’ten farklı olarak kitabın kendi cümleleridir.

Kültür, bir toplumun özünü oluşturan, onu diğer toplumlardan ayırarak eşsiz olmasını sağlayan tarihsel süreç içinde toplum üyelerinin oluşturduğu ve geliştirdiği maddi ve manevi değerlerin toplamından oluşan bir bütündür. Bir toplumun yaşam tarzıdır; kendini ifade ediş biçimidir. Toplum üyelerinin önceki nesillerden devralması ve kendi birikimlerini eklemesiyle dinamik ve sürekliliği olan bir yapı sergileyerek geçmişle bugünü buluşturan çok katmanlı bir yapıdır. Her toplumun kendine özgü bir kültürü mevcuttur. Küreselleşme süreciyle birlikte kültürlerarası iletişim ve diyalogların hız kazandığı çağımızda kuruluşların uluslararası zeminde başarı kazanması, yurt içi ve yurt dışındaki paydaşlarına etkili bir şekilde hitap edebilmesi faaliyetlerini gerçekleştirdikleri coğrafyadaki toplumların kendine has kültürel sistemleri hakkında bilgi sahibi olmasını gerekli kılar. Birbirinden farklı yapıdaki maddi ve manevi kültür öğelerine, lisanlara, estetik unsurlara, kişisel inançlara, tutum ve davranışlara sahip toplumların yapıları titizlikle incelenmelidir. Kültürlerarası iletişim sürecinde kültür ve dil farklılıkları, sözsüz iletişim ve beden dilinden kaynaklanabilecek sorunlar, medyayla ve hükümetle ilişkiler vb. faktörler hassasiyet gösterilmesi gereken konulardır. Bu noktada halkla ilişkiler uygulayıcılarının üst yönetimle işbirliği içinde ve çift yönlü simetrik iletişim çerçevesinde paydaşlarıyla iletişim kurması hem kuruluş hem de paydaşlar cephesinde memnuniyet yaratacak bir yaklaşım izlemesi önem taşır. Gerek farklı coğrafyalarda başarı sağlayacak projeler geliştirmek ve uygulamak gerekse çok uluslu kuruşlarda görev yapan farklı kültürlere mensup bireylerle uyum ve işbirliği çerçevesinde çalışmak kültürlerarası iletişim sürecini başarıyla yönetmeyi gerekli kılar. Her kültürün kendine has dokusu içinde benzersiz olduğu düşüncesini temel alarak etnomerkezcilikten uzak bir yaklaşım sergilemek bu süreci başarıyla yönetmede son derece önemlidir. Halkla ilişkiler uygulayıcıları bu süreçte köprü kurucu misyonlarıyla uyum ve anlayış ikliminin egemen olduğu, farklılıkların hoşgörüyle yönetildiği, kültürel duyarlılığın hüküm sürdüğü, yabancılaşmanın yerini aidiyet duygusuna bıraktığı bir çalışma ikliminin yaratılmasında ve sürdürülmesinde en önemli aktörler arasında yer alır. Uygulamalar “Globe” isimli çok uluslu bir kuruluşun bünyesinde Türk, Çin, Japon, Arap, Afrika, ABD, Kanada, Avustralya orijinli çalışanlar mevcuttur. Kuruluşun halkla ilişkiler müdürü Pelin Hanım, kurumsal iklimin düzeni ve devamlılığı için farklı kültürlere mensup çalışanların kültürel geçmişlerini tanımanın önemli olduğunu düşünmektedir. Bu düşüncesini üst yönetimle paylaşıp onların da onayını ve katılımını sağlayarak haftanın belirli günlerinde kuruluş çalışanlarının birbirlerini tanımaları ve sıcak diyaloglar geliştirebilemeleri için kurum içi organizasyonlar düzenlemektedir. Pelin Hanım, ayrıca kültürlerarası diyaloğu sağlamak, kültürlerarası uyum sürecini hayata geçirmek adına çalışanların mensup olduğu kültürlerin özelliklerini, öğelerini, toplumsal kültür boyutlarını, hangi bağlam üzerinden iletişim kurduklarını (söz ya da davranış) açıklayıcı “kültürlerarası eğitim” programları düzenlemenin yararlı olacağını düşünerek bu programları hayata geçirmiştir. Uygulama Soruları 1) Pelin Hanım’ın hayata geçirdiği kültürlerarası iletişim programının kurum içi çatışma ve farklılıkların yönetimi konusunda ne tür avantajlar sağlayabileceğini tartışınız. 2) Globe firmasının bünyesinde farklı ülkelere mensup çalışanların mevcut olması, küresel çapta başarı sağlayacak projelere imza atılmasında avantaj sağlayabilir mi? Tartışınız.