Kurum ve hedef kitleleri arasında her iki tarafın da yararına hizmet edecek kazan-
kazan politikası güdülerek ilgilerin simetrisinin sağlanması, en güçlü olanın hayatta
kalabileceği “Sosyal Darwinizm” anlayışına işlerlik kazandırır. Güçlü olabilme, iç ve dış
dinamiklerin periyodik bir şekilde izlenip olası etkilerinin değerlendirilmesini; bu etkilerin
stratejik karar alma sürecine yön verirken dikkate alınmasını gerektirir. Bu noktada, halkla
ilişkiler uygulayıcıları, gerek hizmet ettikleri kurumları gerekse hedef kitlelerini temsil ederek
tarafların lehine olacak kararların alınmasına öncülük edebilir.
Halkla ilişkiler uygulayıcılarının gücü hem hizmet verdikleri kurumun hem de
toplumun gücüdür. Bu uygulayıcılar, demokratik toplumların omurgasını oluşturur. Temsil
ettikleri kurumun hedef kitlelerinin ve çalışanlarının sözcüsü görevini yüklenen halkla
ilişkiler uygulayıcılarının organizasyon şemasında doğrudan üst yönetime bağlı olması
iletişimin aracısız gerçekleşmesini sağlarken olası bilgi gediklerinin oluşmasını engeller.
Halkla ilişkiler uygulayıcılarının yalnızca üst yönetimden aldıkları talimatlar
doğrultusunda hareket edip basit bir piyon şeklinde işlev göstermeleri teknisyenlik rollerini
vurgulayarak köprü kuruculuk fonksiyonlarına ket vurur. Teknisyen kimliği taşıyan
uygulayıcılar, kıdemli yöneticilerin zihin haritalarını şekillendiren ve kurumun geleceğine yön
veren kararların alınmasında söz sahibi değildir. Yönetici kimliği, halkla ilişkiler
uygulayıcılarının stratejik bir özne olarak konumlandırılmasını temin eder. Uygulayıcılara,
hedef kitlelerin sesini gür bir biçimde yönetime duyurmalarında temsiliyet gücü sağlar.
Toplumsal eğilimlerin ve hassasiyetlerin öğrenilmesi sürecinde, halkla ilişkiler
uygulayıcıları aracı konumdadır. Söz konusu unsurların dikkate alınarak kurumsal
davranışların belirlendiği yön haritasının şekillenmesinde bağlantı noktasıdır. Halkla ilişkiler
uygulayıcılarının üstlendikleri misyonu başarıyla yerine getirebilmeleri, görüş ve
düşüncelerini üst yönetimle doğrudan paylaşabilmelerini sağlayan kıdemli yöneticiler
grubunda yer almaları ve bu grubun zihin haritalarının biçimlendirilmesine katkıda
bulunmalarıyla gerçekleşebilir. Kararların zaman kaybetmeksizin hayata geçirilebilmesi böyle
bir mekanizmayla kolaylaşır.
Uygulamalar
Melis Hanım, “Excellent Future” isimli büyük bir sanayi kuruluşunda halkla ilişkiler
yöneticisi rollerinden “sorun çözme süreci kolaylaştırıcısı rolü”yle hizmet vermektedir.
Baskın koalisyonda yer alan bir grup üye, üstün bir kapasitede görüp güven besledikleri için
Melis Hanım’ın “uzman reçeteci rolü”yle hizmet vermesinin kurumları açısından daha yararlı
olacağını düşünmüş ve yapılan toplantı esnasında bu durumu dile getirmiştir. Melis Hanım
ise, “uzman reçeteci rolü”yle görev yapan halkla ilişkiler yöneticilerinin halkla ilişkiler
sorunları ve çözümleri konusunda otorite kabul edildiklerini, yönetimden çok fazla girdi
almadan çözüm yolları önerdiklerini, yönetimin iletişim ve halkla ilişkiler sorunlarına ve
çözümlerine pasif olarak katıldığı için bağımlılık ilişkileri meydana geldiğini, bu tarz pasiflik
ve bağımlılıkların ise, yönetimin halkla ilişkiler programını danışmana aitmiş gibi görmesine
neden olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, “uzman reçeteci rolü”yle görev yapan halkla ilişkiler
yöneticilerinin sadece periyodik aralıklarla örneğin kriz durumları gibi vakalarda üst
yönetimle çalışabileceğini hatırlatmış ve bu durumun alınacak kararlar ve uygulanacak
programlarla ilgili geliştirilebilecek bir işbirliğine ket vurabileceğini sözlerine eklemiştir.
Melis Hanım, “sorun çözme süreci kolaylaştırıcısı rolü”yle çalışmaya devam ederse, stratejik
yönetim takımının bir parçası olarak kurumsal sorunları tanımlamak ve çözmek için diğer
yöneticilerle işbirliği yapabileceğini, rasyonel problemlerin çözümünde onlara rehberlik
edebileceğini vurgulamıştır. Melis Hanım’ın açıklamalarının ardından bu durum toplantıda
tekrar değerlendirilmiş ve oybirliğiyle Melis Hanım’ın kurumda “sorun çözme süreci
kolaylaştırıcısı rolü”yle hizmet vermeye devam etmesi uygun bulunmuştur.
Uygulama Soruları
1) “Excellent Future” isimli büyük sanayi kuruluşunda baskın koalisyonda yer alan
bir grup üye hangi nedenlerden dolayı ilk etapta Melis Hanım’ın “uzman reçeteci rolü”yle
hizmet vermesini talep etmiştir?
2) Melis Hanım’ın kurumda, “uzman reçeteci rolü” yerine, “sorun çözme süreci
kolaylaştırıcısı rolü”yle hizmet vermesinin kurumun geleceği açısından ne gibi yararları
bulunmaktadır? Tartışınız.
