← Ünite 11

Ünite 11: Tele/sanal Çalışma ve İşgücünün EğitimiNe Öğrendik?

Ders kitabının ünite sonundaki kendi özeti — yazarın “bu bölümde şunları anlattık” dediği metin. Bizim hazırladığımız kapsamlı Özet’ten farklı olarak kitabın kendi cümleleridir.

Modern dünya “iş”i ve “iş yeri”ni yaşamın merkezi hâline getirdi. Geleneksel toplumda “evde çalışan” insanlar, artık “fabrikalarda çalışma”ya başladılar. İş, aileden ayrıldı. Modern dünyanın adeta merkezi hâline gelen endüstriyel üretim düzeni, eğitimden aile düzenine kadar tüm kurumların yeniden örgütlenmesine yol açtı. “Büyük aile” parçalanarak, endüstri toplumunda “çekirdek aile”ye dönüşürken, eğitimde endüstrinin gereksinimlerine uygun tarzda kitleselleşti. “Kendi işini yapan” ya da “ücretsiz aile efradı” olarak çalışan insanların yerini, “ücretli” iş gücü aldı. Ekonomi ve toplum kabuk değiştirdi. Dağınık yerleşim birimlerinde yaşayan insanlar, modern dünyada, büyük kitleler hâlinde, endüstri merkezlerine akın ettiler. Her alanda gözle görülür bir merkezileşme ortaya çıktı. Ancak içinde yaşadığımız bu post endüstriyel çağda, tekrar tersine bir eğilim ortaya çıktı: İş, yeniden eve dönme eğilimine girdi. Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere çok sayıda ülkede “evde çalışma, “tele çalışma” “uzaktan çalışma” ya da “tele işe gidip gelme/telekomute” dedikleri çalışma türleri olağan üstü bir hızla artmaya başladı. Sanal/Tele işçiler, esnek iş yeri uygulamasının bir parçası olan, “telekomute/tele işe gidip gelme” uygulamasında olduğu gibi, haftanın belli günlerine iş yerinde, kalan günlerinde de evlerinde çalışabilirler veya hiç iş yeri ve işvereni ile direkt yüz yüze temasa geçmeksizin, tümüyle sanal ortamda, daha çok proje bazında, faaliyette bulunabilirler. Tele çalışma düzenin yaygınlaşması, iş gününün sosyal, kültürel ve psikolojik özelliklerinde çok köklü değişimleri de beraberinde getirecektir. Buna bağlı olarak, eğitim şekillerinde de yeni durumun yarattığı ihtiyaçlara göre çok köklü değişikliklerin ortaya çıkması beklenilebilir. İş, bazı klasik sosyologların ifade ettiği anlamda, bir sosyal entegrasyon işlevini kaybetmektedir. Tele çalışma şeklinin ilk basamağı diyebileceğimiz “telekomute” uygulamasında çok kısmi firma aidiyetinden bahsedile bile, tümüyle tele/sanal çalışmada, bu imkânsız hâle gelmektedir. Tele/sanal çalışma bazı avantaj ve dezavantajları da bir arada getiriyor. Sanal iş gücü, süreyi tümüyle kendi isteklerine göre ayarlayabiliyor. Geleneksel çalışma şekilleriyle karşılaştırılamayacak kadar esnek. Endüstriyel toplumdan post-endüstriyel topluma geçiş sürecinde, işin yapısı büyük ölçüde değişmektedir. Bir kez öğrendikten sonra, yaşam boyu sürdürülen endüstri toplumunun işlerinin yerini, enformasyon/bilgi toplumunda, part-time ya da geçici/sözleşmeli işler almaya başlamıştır. İşin sürekliliğini yitirmesine paralel olarak, çalışanlar, yaşamları boyunca yeni işlere uygun yeni hünerler kazanma ihtiyacı duymaktadırlar. Nitekim geçmiş Amerika Devlet Başkanlarından Clinton, ortalama bir Amerikalının yaşamı boyunca yedi defa eğitilmek zorundadır diyordu. Bu oran günümüzde artarak devam etmektdir. Kısaca belirtmek gerekirse, endüstriyel toplumdan post-endüstriyel dönüşüm sürecinde, eğitim de büyük ölçüde değişmektedir. Enformasyon çağı, eğitim açısında yeni imkânları da beraberinde getirmektedir. Yeni teknolojiler, aynı zamanda eğitim maliyetlerinde de düşüşe yol açmaktadır.