Ana Sayfa » İstanbul Üniversitesi AUZEF » Tarih Lisans Programı » Osmanlı Teşkilat ve Kültür Tarihi
← Ünite 6
Osmanlı Teşkilat ve Kültür Tarihi

Ünite 6: Osmanlı Devlet Teşkilatının Bozulması ve Islah Çalışmaları

Celalzâde ve Nevbaharzade Protokol Krizi
XVI. asır ortalarında Nevbaharzade defterdar olduğunda, divan teşrifatına göre defterdar nişancının önüne geçmesi gerekmesine rağmen, nişancı olan hocası Celalzâde'nin önüne oturamayacağını belirtmiştir. Durumu öğrenen Kanunî Sultan Süleyman çıkardığı fermanla divan protokolünde kıdem esasını getirmiştir.
Selaniki'nin 1600 Yılı Enflasyon Gözlemi
Tarihçi Selaniki, 1600 (Hicri 1008) yılında İstanbul'daki aşırı enflasyonu ve kıtlığı görgü tanığı olarak kaydetmiştir. Arpanın kilesi 60 akçeye, etin okkası 20 akçeye, papuç 100 ve çizme 200 akçeye satılmış, halk yiyecek bulamaz hale gelmiştir.
Ayn Ali Efendi ve Kavanîn-i Al-i Osman
Sadrazam Kuyucu Murad Paşa'nın emriyle Hazine kethüdası Ayn Ali Efendi, 1607 yılında tımar ve zeamet sistemine dair kanunları derleyerek yedi bölüm halinde 'Kavanîn-i Al-i Osman der Hulasa-i Mezâmîn-i Defter-i Divan' adlı eseri yazmıştır.
Hasan Kafi el-Akhisarî ve Silah Teknolojisi Uyarısı
Medrese müderrisi Hasan Kafi, III. Mehmed'e sunduğu 'Usulü’l-hikem' adlı eserinde, Hırvat hududunda düşmanların yeni icat ettikleri topları ve tüfekleri çok iyi kullandıklarını, Osmanlı askerinin ise bu silahları kullanmada ihmalkâr davranıp savaşlardan kaçtığını yana yakıla anlatmıştır.

Anahtar Kavramlar

KanunnâmePadişahların İslam hukukuna (şeriata) ve Türk töresine aykırı olmamak şartıyla, ülkenin ihtiyaçlarına göre çıkardıkları idari, mali ve cezaî kanunların toplandığı mecmuadır. Örnek olarak Fatih Sultan Mehmed döneminden itibaren çıkarılan kanunnameler idari teşkilatın hukuki altyapısını oluşturmuştur.
IslahatDevlet kurumlarında zamanla ortaya çıkan bozulmaları, yozlaşmaları gidermek ve yeniden düzenlemek amacıyla yapılan iyileştirme ve yenilik faaliyetleridir. Osmanlı'da XVII. yüzyılda ıslahatlar genellikle 'kanun-ı kadim'e (eski kanunlara) dönüş anlayışıyla kendi bünyesi içinde aranmıştır.
Koçi BeyIV. Murad ve Sultan İbrahim’e sunduğu risaleleriyle tanınan, Osmanlı devlet teşkilatındaki bozulmaları (rüşvet, liyakatsizlik, tımar sistemi bozuklukları) cesaretle ve somut örneklerle rapor eden Osmanlı devlet adamı ve yazarıdır.
SelanikiXVI. yüzyılın sonlarında yaşadığı dönemi 'hasbıhal' ve 'havadis-i rûzgâr' başlıkları altında kaleme alan, maliye kâtipliği tecrübesiyle ekonomik krizleri, akçe tağşişini ve idari çöküşü gözlemleyip aktaran Osmanlı tarihçisidir.
Kâtip ÇelebiXVII. yüzyılda hem ilmi hem de çok yönlü ıslahatçı kişiliğiyle öne çıkan, medreselerden aklî ilimlerin kaldırılmasını eleştiren, 'Mizanü’l-hak' ve 'Dustûrü’l-amel' gibi eserlerin yazarı olan büyük Osmanlı âlimidir.
Hasan Kâfiİlmiye sınıfından gelen, 'Usulü’l-hikem fî Nizâmi’l-âlem' adlı eserin yazarı olan ve özellikle Hırvat hududundaki savaşlarda düşmanların ateşli silah üstünlüğünü ve Osmanlı askerinin ihmalini dile getiren müelliftir.
SafevîDoğuda Osmanlı Devleti ile uzun süreli ve yıpratıcı savaşlar yaparak Osmanlı maliyesini ve askerî dengelerini sarsan İran merkezli Türk-İslam devletidir.
HabsburgBatıda Osmanlı Devleti ile uzun süren savaşlar yapan, ateşli silah ve harp teknolojisinde kendisini yenileyerek XVI. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı karşısında üstünlük kurmaya başlayan Avusturya merkezli imparatorluktur.
PortekizOkyanuslarda ticareti geliştirerek geleneksel İpek ve Baharat yollarının yön değiştirmesine sebep olan ve Osmanlı iktisadî hayatını dolaylı yoldan olumsuz etkileyen Avrupa devletlerinden biridir.
HollandaOkyanus ticaretindeki faaliyetleriyle geleneksel ticaret yollarının önemini kaybetmesinde rol oynayan ve XVII. yüzyılda küresel ticaret yollarını domine eden Avrupalı denizci devletlerden biridir.
İngilizOkyanus aşırı ticareti geliştirerek Osmanlı'nın hâkim olduğu geleneksel ticaret yollarının ekonomik cazibesini yitirmesine katkı sağlayan Avrupalı devletlerden biridir.
Islahat RisalesiXVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı devlet adamları ve aydınları tarafından devletin bozulan yönlerini tespit etmek ve çözüm yolları önermek amacıyla kaleme alınan eser türüdür; Lütfi Paşa'nın Asafnâme'si buna ilk örneklerdendir.
SeyfiyeOsmanlı teşkilatında idari ve askeri bürokrasiyi temsil eden, veziriazam, vezirler, beylerbeyleri ve sancakbeyleri gibi savaş zamanında komutan barışta idareci olan yönetici zümredir.
İlmiyeOsmanlı Devleti'nde eğitim, yargı (kadılık) ve dinî hizmetleri yürüten, şeyhülislam, kazasker ve müderrislerden oluşan, aynı zamanda fetva vererek siyasi kararlara meşruiyet kazandıran yönetici zümredir.
KalemiyeOsmanlı bürokrasisinde yazışmaları, mali işleri ve defter tutma işlemlerini yürüten, nişancı ve defterdar gibi görevlilerin yer aldığı yönetici zümredir.
Tımar SistemiOsmanlı Devleti'nde dirlik sahiplerinin (sipahilerin) reayadan topladıkları vergi gelirleriyle hem geçimlerini sağladıkları hem de cebelü adı verilen atlı asker yetiştirerek orduya katıldıkları temel ziraî-askerî ekonomik sistemdir.
Mülazemetİlmiye mesleğinde medrese mezunlarının müderris veya kadı olabilmek için boş bir kadro (mülazım) bekledikleri ve belirli bir staj/sıra sürecini ifade eden sistemdir; zamanla bozulmuştur.

Diğer Önemli Bilgiler

IV. Murad ve Koçi Bey Risalesi

Koçi Bey, devlet düzenindeki bozuklukları ve çözüm önerilerini içeren risalelerini Sultan IV. Murad ve Sultan İbrahim’e sunmuş; IV. Murad bu tekliflerden hareketle 1623'te tımar sisteminde genel yoklamalar yaptırıp usulsüz beratları iptal etmiştir.

Lütfi Paşa ve Asafnâme

Veziriâzamlık görevine getirildiğinde divan kanunlarındaki düzensizlikleri fark eden Lütfi Paşa, bir giriş ve dört bölümden oluşan, veziriazamın yetkileri ile maliye meselelerini ele alan muhtasar ama gerçekçi 'Asafnâme' risalesini kaleme almıştır.

Gelibolulu Mustafa Âlî ve Nushatü’s-selâtîn

Siyasetnâme türünün XVI. yüzyıldaki en gerçekçi örneklerinden biri olan 'Nushatü’s-selâtîn', Gelibolulu Mustafa Âlî tarafından 1581 yılında kaleme alınmış; ilk üç bölümde padişahların sorumlulukları ve devlet zararları, son bölümde ise müellifin kendi gözlemleri işlenmiştir.

Kâtip Çelebi'nin Mizanü’l-hak Eseri

Kâtip Çelebi, XVII. yüzyılda toplumda çatışmalara sebep olan 21 sosyal ve ilmi konuyu ele aldığı 'Mizanü’l-hak fî ihtiyâri’l-ehakk' adlı eserini yazmış, Şeyhülislam Abdürrahim Efendi bu eserde irşad ve uzlaştırma olduğunu belirterek olumlu fetva vermiştir.

Mustafa Naima ve Tarih Sosyolojisi

Halep'ten İstanbul'a gelerek saray baltacıları arasına katılan, ardından divan kâtibi olan Mustafa Naima, tarihinin mukaddimesinde İbn Haldun’un tavırlar nazariyesini uygulayarak Osmanlı'nın çöplüş merhalesinde olduğunu tahlil etmiştir.

Süleymaniye Medresesi ve Mühendislik Eğitimi

Osmanlı gaza devletinde ilmiye sınıfı seferlere manevi destek için katılmış, ayrıca medreselerde özellikle Süleymaniye Medresesi'nde okutulan matematik ve hendese dersleri doğrudan ordunun mühendislik ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanmıştır.

Mevalizâde Kanunu ve İlmiye Yozlaşması

II. Murad'ın Molla Fenarî evladına tanıdığı ve daha sonra bütün ulema çocuklarına teşmil edilerek 'mevalizâde kanunu' adıyla bilinen ayrıcalık, ilmiye mesleğinde liyakat sistemini zedeleyen ve sürekli şikayet konusu olan bir yozlaşma sebebi olmuştur.

İbrahim Müteferrika ve Yeni Kurumlar

Macar asıllı mühtedî İbrahim Müteferrika, Osmanlı Devleti'ne matbaanın kazandırılması ve Batı'daki yeni kurumlar ile bilgilerin Osmanlı'ya aktarılmasında öncü hizmetlerde bulunmuş önemli bir uzman ve aydındır.

Sınavda Dikkat Et

  • XVII. yüzyılda ıslahatçıların çözüm arayışlarında Batı'yı örnek almadıklarını, daima kendi bünyelerine ve 'kanun-ı kadim'e (eski kanunlara) dönüşü savunduklarını unutmayın.
  • Lütfi Paşa'nın 'Asafnâme', Gelibolulu Mustafa Âlî'nin 'Nushatü’s-selâtîn' ve Hasan Kafi'nin 'Usulü’l-hikem' eserlerinin yazarlarını ve içeriklerini karıştırmayın.
  • Kâtip Çelebi'nin eserlerinden 'Mizanü’l-hak' sosyal içerikli ve medreselerdeki felsefe eksikliğini eleştirirken, 'Tuhfetü’l-kibâr' denizcilik ve derya ahvalini konu alır.
  • Ayn Ali Efendi'nin 'Kavanîn-i Al-i Osman' adlı eserinin doğrudan tımar ve zeamet sisteminin ıslahı amacıyla yazıldığını kesinlikle aklınızda tutun.
  • Ulemanın ıslahatlara karşı çıkmasındaki en temel iki sebebin kendi çocuklarına tanınan ayrıcalıkların (mevalizâde) kaldırılması ve vakıf gelirlerinin denetlenmesi olduğunu unutmayın.
  • Tımar sisteminin bozulmasında tımarların iltizama verilmesi ve rüşvetle ehil olmayanlara dağıtılmasının ana etken olduğunu iyi kavrayın.
  • Mustafa Naima ve Kâtip Çelebi gibi isimlerin eserlerinde İbn Haldun'un 'tavırlar nazariyesi' teorisinden faydalandıkları sınavda soru olarak gelebilir.