Bu derste genel olarak XIX. asır öncesindeki yeni düzenlemeler ıslahat tedbirlerine
yönelik kaleme alınmış eserler üzerinde durulmuştur. Osmanlı Devleti’nin yükselme ve
olgunluk dönemlerinde oluşan aksaklıkların tespiti, bunların sebepleri ve çareleri konusu o
dönemlerin yazarları kadar bugünün aydınlarının da çok farklı görüş ve fikirler ileri sürdüğü
sosyal ve entelektüel tarihin önemli bir konusudur.
Risâle sahiplerinin realist tespitleri yanında birçok defa geleneksel ifadelerin dışına
çıkmadıkları, hâricî gelişmeleri yeteri kadar değerlendiremedikleri, yaşadıkları olayların tesiri
altında fazlaca kaldıkları anlaşılmaktadır. Lutfî Paşa ve Koçi Bey’in İstanbul’a geldiklerinde
her şeyin daha iyi olduğunu, aradan geçen birkaç yıl zarfında ise değişip bozulduğunu
söylemeleri bu yanlış algının tipik iki örneğidir.
Yönetimin ağır sorumluluğunu üstlenmiş devlet adamı ve idareci kadronun ise daha
realist ve pragmatik bir yaklaşım içinde olduğu, Batı ve Doğu’daki gelişmelerin bütünüyle
değilse de önemli ölçüde farkına vardıkları, gerek bu ülkelere gerekse stratejik konuma sahip
sınır eyaletlerine gönderilen fermanlardaki tespitlerden ortaya çıkmaktadır.
