İnfografik
← Ünite 8
İdari Yargı

Ünite 8: Kararların Uygulanması

İYUK Madde 28/1 ve Otuz Günlük Azami Süre
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasına göre; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına göre idare gecikmeksizin işlem veya eylem tesis etmek zorundadır. Bu süre kararın tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez. Bu 30 günlük süre idareye tanınan azami süredir.
6526 Sayılı Kanun Değişikliği ve Kamu Görevlisi Tazminat Davası
21.02.2014 tarihli 6526 sayılı Kanun ile İYUK m. 28/4'te yapılan değişiklik öncesinde mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen kamu görevlilerine karşı doğrudan tazminat davası açılabiliyordu. Yapılan değişiklik sonrasında ise mahkeme kararlarının süresi içinde yerine getirilmemesi halinde tazminat davasının ancak ilgili idare aleyhine açılabileceği hükme bağlanmıştır.
AYM'nin Atama Kararlarına İlişkin İptal Kararı (E. 2014/86)
Anayasa Mahkemesi, 25.11.2015 tarihli kararı (E. 2014/86, K. 2015/109) ile memurların atama, görevden alma ve yer değiştirme iptal kararlarında kadro boş ise aynı kadroya, dolu ise başka kadroya atanmasını öngören İYUK 28/1 fıkrasındaki düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir.
AYM'nin 2 Yıllık Süre ve Ceza Koruması İptal Kararı (E. 2014/149)
Anayasa Mahkemesi, 02.10.2014 tarihli kararı (E. 2014/149, K. 2014/151) ile üst kademe kamu görevlilerinin yargı kararlarının 2 yıl içinde uygulanmasını öngören kuralı ve kararı uygulamayan görevliler hakkında ceza soruşturması yapılamayacağını öngören İYUK düzenlemelerini Anayasa'nın 2., 36., 125. ve 138. maddelerine aykırılıktan iptal etmiştir.

Anahtar Kavramlar

İptal Kararıİdari yargı mercileri tarafından hukuka aykırı bulunan idari işlemleri tesis edildikleri tarihten itibaren geçmişe etkili olarak hükümsüz kılan karardır. Bu karar işlemin tesisinden önceki hukuki durumu aynen geri getirir. Örneğin memuriyetten çıkarma işleminin iptali ile memur hiç ayrılmamış sayılır.
Tam Yargı Davasıİdari işlem veya eylemler nedeniyle kişisel hakları doğrudan ihlal edilenlerin uğradıkları maddi ve manevi zararların gürültülerek tazmin edilmesi amacıyla açtıkları idari dava türüdür. Kararın infazı parasal bir borcun idarece ödenmesini gerektirir.
Yürütmenin Durdurulması Kararıİdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, dava sonuna kadar işlemin icrailik niteliğini askıya alan teminatlı veya teminatsız karardır. İdare bu kararı da en geç 30 gün içinde uygulamak zorundadır.
Tecil Faiz OranıTazminat ve vergi davalarında mahkeme kararının tebliğ tarihi ile idarece ödemenin yapıldığı tarih arasında kalan süre için 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesine göre hesaplanan faiz türüdür. Davacının banka hesap numarasını idareye bildirdiği tarihe kadar geçen sürede faiz işlemez.
Hukuki İmkânsızlıkİdari yargı merciince verilen bir iptal kararının, yürürlükteki mevzuat hükümleri veya hukuki engeller nedeniyle aynen uygulanmasının imkânsız olması durumudur. Örneğin yaş haddini dolduran bir memurun göreve iade kararının mevzuat gereği uygulanamaması buna örnektir.
Maddi İmkânsızlıkBir idari yargı kararının, fiili durumun geri döndürülemeyecek şekilde ortadan kalkmış olması nedeniyle fiziken uygulanmasının imkânsız hale gelmesidir. Örneğin yıkılan bir binanın iptal kararı sonrası eski haliyle fiilen aynen oluşturulamaması maddi imkânsızlıktır.
Kazanılmış HakHukuki düzenlemelerin ilgili kişi hakkında uygulanması suretiyle tüm şartları tamamlanarak kesinleşmiş ve kişinin lehine doğmuş bulunan hukuki durumdur. Düzenleyici işlemler iptal edilse dahi bu işlemlere dayanarak geçmişte tesis edilen bireysel işlemlerle kazanılan haklar korunur.
Düzenleyici İşlemİdarenin genel, soyut, nesnel ve kural koyucu nitelikte tesis ettiği tüzük, yönetmelik, imar planı gibi idari işlemlerdir. Yargı kararıyla iptal edildiklerinde eski düzenleme kendiliğinden yürürlüğe girmez; idarenin yeni bir düzenleme yapması gerekir.
Devlet Mallarının Haczedilmezliğiİcra ve İflas Kanunu'nun 82/1. maddesi uyarınca Devlet mülkiyetinde bulunan veya özel kanunlarında haczedilemeyeceği belirtilen kamusal malların haciz işlemine tabi tutulamaması kuralıdır. Bu kural kamu hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi amacına hizmet eder.
Muhasebei Umumiye Kanunu m. 59Mahkeme ilamlarına dayanan borçların ödenmesinde idari bütçede karşılık bulunmadığı takdirde sırasıyla ihtiyat faslından veya beklenmeyen giderler (maarifi gayrı melhuze) faslından ödenek aktarılarak borcun ödenmesini zorunlu kılan yasal düzenlemedir.
Kişisel SorumlulukKamu görevlilerinin idari hizmetle ilgisi olmayan, açıkça hukuka aykırı ve kasıtlı tutum ve davranışları nedeniyle kişisel kusurları çerçevesinde haksız fiil esaslarına göre sorumlu tutulmalarıdır.
Hizmet Kusuruİdarenin yürüttüğü kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi şeklinde ortaya çıkan ve idarenin hukuki tazminat sorumluluğunu doğuran anonim kusurdur. Yargı kararının uygulanmaması ağır bir hizmet kusurudur.
Rücuİdarenin, kamu görevlisinin kişisel kusuru nedeniyle üçüncü kişilere ödemek zorunda kaldığı maddi veya manevi tazminat miktarını, kusuru oranında ilgili kamu görevlisinden talep ederek tahsil etmesi işlemidir.
Hak Arama Hürriyeti ve Mahkemeye Erişim HakkıAnayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan, kişilerin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak adil yargılanma ve mahkemeden verilen kararların etkili ve gecikmeksizin uygulanmasını talep etme hakkıdır.
Hukuk Devleti İlkesiAnayasa'nın 2. maddesinde yer alan, devlete ait tüm organların, işlem ve eylemlerinde hukuka bağlı olduğu, kişilere hukuki güvenlik sağladığı ve mahkeme kararlarına kayıtsız şartsız uyulduğu devlet düzenidir.
Kesin Hükme Saygı İlkesiYargı mercileri tarafından verilen ve kesinleşen kararların, taraflar ve idare bakımından bağlayıcı olması, idarece hiçbir suretle değiştirilememesi veya sonuçsuz bırakılamaması yönündeki uluslararası ve anayasal hukuk ilkesidir.
Bağlı Yetkiİdarenin bir yargı kararı veya yasal düzenleme karşısında herhangi bir takdir hakkı bulunmaksızın, mevzuatın veya mahkeme ilamının emrettiği işlemi aynen ve derhal tesis etmek zorunda olması durumudur.
Özel MalKamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunup doğrudan kamu yararına veya bir kamu hizmetine tahsis edilmemiş olan, özel hukuk hükümlerine tabi ve kural olarak haczedilebilen mallardır.
Tahsis (Kamu Hizmetine Özgüleme)Kamu tüzel kişilerinin mülkiyetindeki bir malı doğrudan kamu yararına veya spesifik bir kamu hizmetinin yürütülmesine özgülemesi işlemidir. Belediyeler haczi önlemek için bu yola başvurabilmektedir.
Kanuna Karşı Hile / Fiili Yolİdarenin bir yargı kararının sonuçlarını etkisiz kılmak veya arkasından dolanmak amacıyla hukuken geçerli olmayan gerekçeler üretmesi veya muvazaalı işlemler tesis etmesi durumudur.

Diğer Önemli Bilgiler

AYM'nin Haciz Kararlarına İlişkin İptal Kararı (E. 2012/107)

Anayasa Mahkemesi, 10.07.2013 tarihli kararı (E. 2012/107, K. 2013/90) ile İYUK 28. maddede yer alan 'haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir' biçimindeki cümleyi geciktirmeksizin uygulama ilkesine aykırı görerek iptal etmiştir.

Danıştay İDDK'nın Geçmişe Etkililik Kararı (E. 1993/247)

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 1993/247 sayılı kararında; iptal kararlarının sakat idari işlemi yapıldığı tarihten itibaren geriye yürür bir biçimde ortadan kaldırdığı ve hukuka aykırı işlem yapılmadan önceki duruma dönülmesini sağladığı ilkesini yerleşik içtihat olarak kararlaştırmıştır.

Danıştay 1. Dairesi'nin İmar Planı İptal Kararı (E. 1995/203)

Danıştay 1. Dairesi 06.10.1995 tarihli kararında (E. 1995/203); turizm amaçlı imar planlarının iptali halinde önceki planların kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceğini, idarenin yargı kararı direktifleri doğrultusunda yeni bir plan yapmasının zorunlu olduğunu oybirliğiyle karara bağlamıştır.

Danıştay 6. Dairesi'nin Düzenleyici İşlem İçtihadı (E. 1999/539)

Danıştay 6. Dairesi E. 1999/539 sayılı kararında; imar planı veya plan değişikliklerinin yargı yerlerince iptal edilmesinin, önceki imar planlarına kendiliğinden yürürlük kazandırmayacağını ve idarenin yeni bir işlem tesis etmesi gerektiğini belirtmiştir.

AYM'nin DSİ Bedel Artırımı ve Haczedilmezlik Kararı (E. 1992/13)

Anayasa Mahkemesi E. 1992/13 sayılı kararında; DSİ aleyhine açılan bedel artırımı davasında 3 yıl boyunca tahsilat yapılamamasına rağmen, Devlet mallarının haczedilemezliği kuralını kamu hizmetinin aksamaması gerekçesiyle Anayasa'ya uygun bulmuş ve borcun 1050 sayılı Kanun m. 59 uyarınca ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Danıştay DDK'nın İmkânsızlık ve Güvence Kararı (E. 1975/383)

Danıştay Dava Daireleri Kurulu E. 1975/383 sayılı kararında; İYUK m. 28/3 fıkrasının idareye kararları uygulamama serbestisi vermediğini, aksine maddi veya hukuki imkânsızlık halinde dahi vatandaşın hakkını korumak için tazminat güvencesi getirdiğini kararlaştırmıştır.

Danıştay 5. Dairesi'nin Hukuki İmkânsızlık Kararı (E. 1996/503)

Danıştay 5. Dairesi E. 1996/503 sayılı kararında; görevden uzakştırılan bir öğretmenin açtığı davada iptal kararı verilmesine rağmen yüksekokulun Üniversite bünyesinde fakülteye dönüşmesi nedeniyle kararın uygulanmasında hukuki imkânsızlık doğduğunu, ancak idarenin tazminat ödemekle yükümlü olduğunu belirtmiştir.

Danıştay 10. Dairesi'nin Kızılay Başkanı Manevi Tazminat Kararı (E. 2004/1390)

Danıştay 10. Dairesi E. 2004/1390 sayılı kararında; yargı kararının idarece uygulanmaması nedeniyle Kızılay Derneği Genel Başkanı'nın duyduğu acı ve üzüntünün giderilmesi amacıyla davalı idarenin ağır hizmet kusuru dikkate alınarak 30.000 TL manevi tazminat ödemesine karar vermiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Kişisel Kusur İçtihadı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararlarında; idari yargı kararlarını yerine getirmenin anayasal bir zorunluluk olduğunu, yargı kararını uygulamamanın kamu görevlisi açısından salt kişisel kusur teşkil ettiğini ve yetki kullanımı sayılamayacağını kabul etmiştir.

4483 Sayılı Yasa Kapsamı ve İdari İzin Engeli

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun m. 2 uyarınca görev sebebiyle işlenen suçlarda soruşturma izni verilmesi gerekmektedir. Ancak yargı kararını uygulamamak kamusal bir yetki kullanımı olmadığından bu korumanın kaldırılması önerilmektedir.

Fransa ve İtalya Danıştay Karar İnfaz Denetim Sistemleri

İtalya Danıştay'ında bir 'Komisyon', Fransa Danıştay'ında ise özel bir 'Daire', idari yargı kararlarının idarece uygulanıp uygulanmadığını denetlemekte, idareye yol göstermekte ve uyulmaması halinde doğrudan yaptırım uygulayabilmektedir.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda İYUK m. 28/1'de öngörülen 30 günlük sürenin azami süre olduğunu, acil durumlar gerektiriyorsa idarenin bu süreyi beklemeden kararı 'derhal' uygulamak zorunda olduğunu unutmayın.
  • Anayasa Mahkemesi'nin 2013, 2014 ve 2015 yıllarında verdiği iptal kararlarını iyi öğrenin; idareye kararı uygulamada 2 yıl süre tanıyan ve kamu görevlilerine ceza koruması getiren kuralların Anayasa m. 2, 36 ve 138/4 gereği iptal edildiğini aklınızda tutun.
  • İptal kararlarının geçmişe etkili (ex tunc) olduğunu ancak bir düzenleyici işlem (örneğin imar planı) iptal edildiğinde önceki kuralın kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceğini, idarenin yeni bir işlem yapması gerektiğini karıştırmayın.
  • Tam yargı davalarında tazminat ödemelerinde 6183 sayılı Kanun m. 48 uyarınca tecil faizi uygulandığını; kararın tebliği ile banka hesabının idareye bildirildiği tarih arasında faiz işlemeyeceğini sınav sorusu olarak görebilirsiniz.
  • Maddi veya hukuki imkânsızlık hallerinde idarenin mahkeme kararını aynen tesis etmesi imkânsızlaşsa bile tazminat ödeme sorumluluğunun ortadan kalkmadığını unutmayın.
  • 2014 değişikliği sonrasında mahkeme kararını uygulamayan kamu görevlisine karşı doğrudan tazminat davası açılamayacağını, davanın ancak ilgili idareye açılabileceğini ve idarenin rücu mekanizmasını işletebileceğini dikkate alın.