İnfografik
← Ünite 7
Turizm Sosyolojisi

Ünite 7: Turizm ve Kültür İlişkisi

British Airways ve Uganda Havayolları Karşılaştırması
Turizm sektöründeki küresel hegemonya ilişkilerini açıklamak için havayolu şirketlerinin uçuş ağları örnek gösterilir. British Airways'in uçuş noktaları dünya genelinde hangi destinasyonların turizmde öne çıkacağını belirleme gücüne sahipken, Uganda Havayolları'nın uçuş noktaları küresel turist hareketlerini yönlendirmede hiçbir etkiye sahip değildir.
West Edmonton Alışveriş Merkezi
Kanada'da bulunan ve 110 dönümlük alanı kaplayan bu devasa kompleks, bünyesinde 628 mağaza, 110 restoran, 19 tiyatro ve 5 dönümlük su parkı barındırır. Fantasyland Hotel'in Roma ve 1001 Gece temalı odalarıyla birlikte Disneyland ve Malibu Beach simülasyonlarını tek çatı altında sunarak post-Fordist tüketimin en somut örneğidir.
1950-1970 Çevre Kriz Dönemi
Modern endüstrileşme, hızlı kentleşme ve nüfus artışının doğa üzerindeki tahribatı ve çevre kirliliği bu yirmi yıllık dönemde en üst seviyeye ulaşmıştır. İnsanlığı tehdit eden bu küresel kriz, toplumların doğaya yabancılaşmasını zirveye taşımış ve sonrasında 'doğaya geri dönüş' düşünsel akımlarının doğmasına yol açmıştır.
OECD 1980 Çevre Raporu
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 1980 yılında hazırlanan raporda, turizm açısından özel dikkat ve koruma gerektiren kritik çevresel kaynaklar dört ana grupta sınıflandırılmıştır: Sulak alanlar (nehirler, denizler), doğal alanlar (toprak, orman, hava), mimari alanlar ve insani alanlar.

Anahtar Kavramlar

HegemonyaGüçlü grupların güçsüz gruplar üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelen, hem ulusal politik yapılanmada hem de uluslararası sistem içinde kullanılan güç ilişkisi biçimidir. Turizmde merkez ülkelerin çok uluslu şirketlerinin seyahat yönlerini belirlemesi buna örnektir.
İdeolojiGüç ilişkileri çerçevesinde belli bir çıkar grubunun düşüncelerinin ve çıkarlarının sistemli bir şekilde temsil edilmesidir. Turizmde sürdürülebilirlik ilkesinin çevre ülkelere dayatılan bir standart haline gelmesi ideolojik bir araç olarak değerlendirilebilir.
SöylemBelli bir amaca yönelik olarak, belli bir grubun düşüncelerinin dil ve anlatım yoluyla temsil edilmesidir. Turizmde istihdam ve modernleşme yaratan kalkınma söylemi ile çevrenin korunmasını öncelikleyen sürdürülebilirlik söylemi karşıt örneklere dayanır.
Örgütsüzleşmiş KapitalizmMaddi olmayan üretimin, özellikle imajların, kültürün, tüketimin, küresel ve yerel akışlar ile çevre kaygısının egemen olduğu kapitalizm aşamasıdır. Bu aşamada turizm toplumsal yaşamın tüm alanlarını ele geçirerek sınırlarını eritmiştir.
Turizmin SonuLash ve Urry tarafından örgütsüzleşmiş kapitalizm dönemi için kullanılan, turizmin özgüllüğünün dağılarak tüm toplumsal ve kültürel yaşantıyı ele geçirdiği ve insanların sürekli simüle edilmiş imajlar tükettiği aşamayı ifade eden kavramdır.
Kaçış Sorunu (Leakage)Çevre ülkelerdeki turizm destinasyonlarının elde ettiği turizm gelirlerinin büyük bir kısmını, merkez ülkelerdeki çok uluslu turizm şirketlerine, ithal girdilere ve yabancı yatırımlara geri aktarmak zorunda kalması durumudur.
Alternatif TurizmDeniz-kum-güneş üçlüsüne dayalı kitle turizminin dışında kalan, kütlesel olmayan, çevreye duyarlı ve turistlerin bireysel, ideolojik veya kültürel taleplerine göre şekillenen turizm türlerinin genel adıdır.
MetalaşmaToplumsal yapı içinde manevi, kültürel veya doğal değer taşıyan bir takım mal ve hizmetlerin pazar için seri şekilde üretilerek para karşılığı satılan ticari birer nesneye dönüştürülmesi sürecidir.
Sürdürülebilir KalkınmaBugünün ihtiyaçları karşılanırken, gelecek kuşakların da kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ve refahından ödün vermemeyi esas alan, çevreyi kıt bir girdi olarak kabul eden ekonomik büyüme yaklaşımıdır.
Eko-turizmTurizm planlaması ve gelişimi sürecinde ekolojik faktörlerin dikkate alınmasını, doğal ve kültürel mirasın korunmasını ve turizm faaliyetlerinin ekolojik ilkeler doğrultusunda yürütülmesini ifade eden sürdürülebilir turizm modelidir.
Taşıma KapasitesiBir turizm bölgesinin, yörenin doğal, sosyo-kültürel ve kentsel çevresine zarar vermeden ve ziyaretçilerin tatmin düzeyini düşürmeden ağırlayabileceği maksimum turist ve yatırım düzeyidir.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)Planlanan bir yatırım veya projenin fiziksel, biyolojik, sosyal ve ekonomik çevre üzerindeki olası olumlu ve olumsuz etkilerini henüz proje başlamadan önce belirleyip önlem almayı amaçlayan pro-aktif ve engelleyici süreçtir.
Çevre Yönetim Sistemi (ÇYS)Bir ekonomik faaliyetin veya işletmenin tüm üretim süreçlerindeki çevresel etkilerini tespit ederek kontrol altına alan, kirliliği azaltmayı ve kaynak tasarrufu sağlamayı hedefleyen yönetim mekanizmasıdır.
Doğaya Geri DönüşEndüstriyel toplumun yarattığı çevre kirliliği, gürültü ve yabancılaşmadan kaçarak insanların doğal ortamlara, sakinliğe ve bozulmamış ekosistemlere yönelmesini ifade eden toplumsal ve turistik eğilimdir.
İkincil Doğaİlkel ve tarımcı toplumların sınırlı müdahalesine tezat olarak, modern endüstri çağında insan emeği, teknolojisi ve üretimi aracılığıyla doğanın yeniden inşa edilmesiyle ortaya çıkan yapay çevre ortamıdır.
Geri DönüşümKullanım dışı kalan atık malzemelerin çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemlerden geçirilerek tekrar üretim sürecine dahil edilmesi ve ham maddeye dönüştürülmesi yöntemidir.
Yeniden KullanımAtık yönetiminde atıkların orijinal biçimlerini koruyarak aynı veya farklı bir amaçla, dönüştürülmeden tekrar kullanılması esasına dayanan, ekonomik ve çevresel maliyeti en düşük yöntemlerden biridir.
Su YönetimiKonaklama işletmelerinde suyun temini, tasarruflu tüketimi, kalitesinin kimyasal ve bakteriyolojik olarak artırılması ve atık suların arıtılarak yeniden ekonomiye kazandırılması süreçlerinin planlanmasıdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi Floransa Toplantısı

Komite, 21 Kasım 2001 tarihinde İtalya'nın Floransa (Florence) kentinde yaptığı toplantıda eko-turizm konusunu tartışmıştır. Bu toplantıda, Avrupa Birliği genelinde turizme ilişkin tüm yasal düzenlemelerin sürdürülebilirlik ve eko-turizm ilkeleri doğrultusunda değiştirilmesi yönünde güçlü bir eğilim ve karar ortaya konmuştur.

III. Turizm Şurası Ankara Kararları

Nisan 2002'de Ankara'da toplanan III. Turizm Şurası'nda eko-turizm konusu ana başlık olarak ele alınmıştır. Şurada sunulan bilimsel bildirilerde Türkiye'nin eko-turizm, biyolojik çeşitlilik ve jeolojik yapı açısından olağanüstü zengin bir potansiyele sahip olduğu vurgulanmış ve planlama kararları tartışılmıştır.

ING Bank 2009 Türkiye Raporu

ING Bank Türkiye Ekonomik Araştırmalar Grubu'nun 14 Ağustos 2009 tarihli raporuna göre, küresel ekonomik kriz nedeniyle tatil harcamalarını kısan Avrupalı turistler için Türkiye ucuz ve kaliteli bir alternatif haline gelmiştir. Kriz döneminde İngiltere, İtalya, Fransa ve İsveç gibi yüksek gelirli ülkelerden gelen turist sayısında artış yaşanmıştır.

British Standart BS 7750

Turizm ve diğer endüstriyel sektörlerde çevre yönetim sistemlerinin (ÇYS) kurulması, işletilmesi ve denetlenmesi için geliştirilen ilk resmi çevre yönetim standardıdır. ISO 9000 kalite yönetim standartlarıyla uyumlu olarak yapılandırılmış olup otellerde su, enerji ve atık yönetiminin sistematik çerçevesini çizer.

Turizmde 1972 Eşiği ve Talep Patlaması

Dünya genelinde 1972 yılından itibaren turizm taleplerinde ve turist hareketliliğinde çok büyük ve hızlı bir artış kaydedilmiştir. Bu kontrolsüz kütlesel artış, az gelişmiş bölgelerin ekosistemlerini tehdit etmeye başlamış ve geleneksel turizm yörelerinin çevresel kalitesinin hızla bozulmasına yol açmıştır.

Londra'nın 19. Yüzyıl Sonu Büyük Otelleri

Liberal kapitalizm döneminde demiryolu ağlarının gelişmesiyle birlikte Londra'da inşa edilen devasa oteller, sadece konaklama yeri değil, parası olan herkesin katılabildiği kamusal alanlar olmuştur. Bu oteller, yemeklerin hızlı üretimi için mutfakta rasyonel işbölümü getiren Escoffier yeniliklerini uygulamıştır.

Sürdürülebilirliğin Yedi Temel İlkesi

Kirk (1996) tarafından tanımlanan bu ilkeler; gelecek kaygısı, kuşaklar arası eşitlik, katılım, ekonomik ve çevresel faktörlerin dengesi, çevresel kapasiteler, niteliksel unsurlara dikkat edilmesi ve yerel ekosistemlerin korunması başlıklarından oluşarak sürdürülebilir kalkınmanın anayasasını oluşturur.

Türkiye'nin Turizm Pazarı ve AB Adaylığı

Türkiye'nin en büyük turizm pazarını Avrupa Birliği ülkeleri oluşturmaktadır. AB'nin tüm sektörlerde sürdürülebilirliği zorunlu kılması ve Türkiye'nin adaylık süreci, ülkemizdeki turizm alt ve üst yapısının çevreye duyarlı ve sürdürülebilir standartlara dönüştürülmesini vazgeçilmez bir zorunluluk kılmaktadır.

Kuzey Kore, Küba ve İran Örneği

Yönetim sistemleri daha otoriter olan bu ülkeler, küreselleşme sürecinin yarattığı sosyo-ekonomik dönüşümlerden ve küresel sistemden daha az etkilenmektedir. Ancak bu kapalı ülkelerde dahi ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler toplumsal ilişkilerde ve bilgiye erişimde etkin olarak kullanılmaktadır.

Sınavda Dikkat Et

  • Turizm yaşam döngüsünde 'C Kategorisi'nin canlanma ile gerileme arasındaki dönüm noktası olduğunu unutma; sınavlarda bu kritik eşik sıkça sorulur.
  • Lash ve Urry'nin 'turizmin sonu' kavramını 'örgütsüzleşmiş kapitalizm' aşamasıyla eşleştir; liberal veya örgütlü kapitalizmle karıştırma.
  • Kaçış sorununun (leakage), yerel turizm gelirlerinin çok uluslu şirketler ve ithalat nedeniyle merkez ülkelere geri sızması olduğunu bil; bu ekonomik bir etkidir.
  • Atık yönetimi hiyerarşisinde en verimli yöntemin 'atıkların kaynağında azaltılması' olduğunu, 'depolama'nın ise en son tercih edilen yöntem olduğunu aklında tut.
  • Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) pro-aktiftir, yani yatırımlardan önce yapılır; Çevre Yönetim Sistemi (ÇYS) ise işletme sürecini kapsar, ikisini karıştırma.
  • Türkiye'nin en büyük turizm pazarının Avrupa Birliği olduğunu ve AB standartlarının Türkiye'yi sürdürülebilir turizme zorunlu kıldığını gerekçe-sonuç ilişkisi olarak çalış.