İnfografik
← Ünite 5
Sosyolojiye Giriş

Ünite 5: Kültür ve Toplum

Kültür ve Toplum - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 150
Raymond Williams ve 164 Farklı Kültür Tanımı
Ünlü kültür kuramcısı Raymond Williams (1921-1988), İngiliz dilinde kültür terimine dair tam yüz altmış dört farklı tanım olduğunu belirterek, kavramın dilin en karmaşık kelimelerinden biri olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, kültür olgusunun sosyal bilimlerde ne denli geniş ve belirsiz bir kullanım alanına sahip olduğunun kanıtıdır.
Edward Burnett Tylor ve Antropolojik Kültür Tanımı
Sosyal antropolojinin kurucusu kabul edilen Edward Burnett Tylor (1832-1917), 1871 yılında yaptığı çalışmada kültürü; bilgi, inanç, sanat, ahlak, yasa, gelenek ve toplumun üyesi olarak insan tarafından kazanılan diğer yetenekleri içeren karmaşık bir bütün olarak tanımlamıştır.
Matthew Arnold ve Estetik Mükemmellik Anlayışı
Kültür eleştirmeni Matthew Arnold (1822-1888), kültürü dünyada söylenenlerin ve düşünülenlerin en iyisi şeklinde tanımlayarak estetik mükemmellikle özdeşleştirmiştir. Bu yaklaşım, yüksek kültür ile popüler kültür ikiliğini merkeze alarak kültürü sanat ve entelektüel etkinliklerle sınırlamıştır.
Durkheim ve Mauss'un 'İlkel Sınıflandırma' Çalışması
Emile Durkheim (1858-1917) ve yeğeni Marcel Mauss (1872-1950) tarafından 1903 yılında yayımlanan 'İlkel Sınıflandırma' adlı çalışmada, kültürün insan topluluklarının çevrelerindeki olguları zaman, mekan ve türlere göre sınıflandırmaya başlamasıyla mümkün hâle geldiği savunulmuştur.

Anahtar Kavramlar

KültürTarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemi, bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları inançlar ve âdetler sistemidir. Örneğin, Türk toplumundaki misafirperverlik anlayışı bu anlam ve önem sisteminin somut bir yansımasıdır.
Yüksek Kültürİnsan yaratıcılığının estetik mükemmellik ile özdeş olan, entelektüel ve sanatsal etkinlikleri içeren en üst düzey örnekleridir. Klasik müzik, opera, bale ve nitelikli edebiyat eserleri yüksek kültürün tipik örnekleridir.
Antropolojik Kültür TanımıBir halkın ya da toplumsal grubun günlük yaşamında anlamlar ve değerler üreten bütün bir yaşam tarzına işaret eden geniş tanımdır. Edward B. Tylor'a göre bilgi, inanç, sanat, ahlak ve gelenekleri içeren karmaşık bir bütündür.
Alt KültürBir toplumda azınlıkta olan grupların egemen kültürü büyük ölçüde paylaşmakla birlikte günlük yaşamda farklı inanç, pratik ve tarzlar geliştirdiği yaşam biçimidir. Punk veya rock müzik alt kültürleri buna örnek olarak gösterilebilir.
Karşı KültürEgemen kültürel değerlere topyekûn karşı gelen, alternatif yaşam biçimleri ve açık siyasal/ideolojik muhalefet sergileyen grupların kültürünü ifade eder. 1960'lardaki hippi hareketleri karşı kültürün en somut tarihsel örneğidir.
Kitle KültürüKültür endüstrisi tarafından ticari kaygılarla kitlesel düzeyde üretilen, eleştirel duyumdan yoksun kitleler tarafından tüketilen kültürdür. Popüler televizyon programları ve seri üretim eğlence sektörü kitle kültürüne dayanır.
Halk Kültürü (Folk Kültür)Endüstri öncesi toplumlarda türdeş bir topluluk içinde genellikle anonim olarak üretilen ve nesilden nesile sözlü olarak aktarılan yerel kültürdür. Anadolu halk türküleri ve halk hikâyeleri halk kültürünün en güzel örnekleridir.
Popüler KültürToplumda büyük çoğunluklar tarafından beğenilen, tercih edilen ve günümüzde büyük ölçüde kültür/medya endüstrisi tarafından üretilen yaygın kültürdür. Televizyon dizilerini milyonlarca insanın izlemesi popüler kültürün en belirgin tezahürüdür.
Kültür EndüstrisiKültürel yaşamın ticarileşmesi, kültürel ürünlerin standartlaşması ve dağıtım tekniklerinin rasyonelleşmesi süreçlerine işaret eden kavramdır. Frankfurt Okulu kuramcıları tarafından kitle kültürünün tepeden dayatıldığını vurgulamak için kullanılmaktadır.
Kültürel HegemonyaEgemen sınıfların bağımlı sınıflar üzerinde fiziksel şiddetin yanı sıra rıza ve ikna yöntemlerini kullanarak bütünlüklü bir otorite kurması sürecidir. Antonio Gramsci tarafından geliştirilen bu kavramda kültür, önemli bir mücadele alanı olarak görülür.
Kültürel SermayeBireylerin özellikle aileleri aracılığıyla sahip olduğu dilsel yeterlilik, sosyal tarz ve görgü gibi kültürel niteliklerdir. Pierre Bourdieu'ye göre birey ne kadar çok kültürel sermayeye sahipse, eğitim ve meslek sisteminde o oranda başarılı olacaktır.
Kültürel Yeniden ÜretimEgemen sınıfın kültürünün eğitim sistemi ve toplumsallaşma kurumları yoluyla nesilden nesle aktarılması, böylece sosyal eşitsizliklerin ve siyasal istikrarın devam ettirilmesi sürecidir.
Etnosantrizm (Etnokentrizm)Bireyin kendi kültürel değerlerini merkeze alarak başka kültürleri kendi değer sisteminden değerlendirmesi ve yargılamasıdır. Örneğin, yabancı geleneklerin ilk başta 'tuhaf' veya 'anormal' olarak nitelendirilmesi etnosantrik bir yaklaşımdır.
Kültürel Rölativizm (Görecilik)Kültürlerin kendi içinde değerlendirilmesi ve dışarıdan mutlak ölçütlerle yargılanamayacağı düşüncesidir. Her kültürün kendi koşulları içinde anlamlı ve değerli olduğunu savunur.
Kültürel DeterminizmKültürün değişmez, çok güçlü olduğu ve içinde yer alan bireylerin de onun adeta esiri ve bağımlı varlıkları olduğu düşüncesidir. Bireylerin kültürlerini eleştirme potansiyelini tamamen göz ardı eden aşırı bir yaklaşımdır.
Kültürel GecikmeWilliam Ogburn tarafından ortaya atılan, maddi kültürde (teknoloji vb.) meydana gelen hızlı değişimlerin manevi kültür (hukuk, töre, zihniyet) tarafından belli bir gecikmeyle takip edilmesi sonucu oluşan uyumsuzluktur.
Kültürel EmperyalizmYabancı bir kültürün, özellikle ABD merkezli kültür endüstrisi ürünlerinin ekonomik ve siyasal güç kullanılarak yerel kültürler üzerinde egemenlik kurması ve onları yok etmesi tezidir.
Küyerelleşme (Glocalization)Roland Robertson tarafından ortaya atılan, küreselleşme ile yerelleşmenin çelişkili beraberliğini ve iç içe geçmesini ifade eden kavramdır. Küresel olanın yerelleşirken, yerel olanın da evrenselleştiği melez bir süreci tanımlar.
DeğerBir toplumun ya da toplumsal grubun varlığını devam ettirebilmesi için üyelerinin çoğunluğu tarafından doğru ve gerekli olduğu düşünülen soyut ilke ve ölçütlerdir. Örneğin, Türk toplumunda misafirperverlik önemli bir değerdir.
NormToplumun bütünlüğü için gerekli olan ve bireylerin davranışlarını düzenleyen resmi/yazılı ya da gayriresmi kurallardır. Örneğin, cenaze merasiminde gülmek normlara aykırı olduğu için olumsuz yaptırımlarla karşılaşır.

Diğer Önemli Bilgiler

Karl Marx ve Alman İdeolojisi'ndeki Sınıf Vurgusu

Karl Marx ve Friedrich Engels'in 1846 kaleme aldığı 'Alman İdeolojisi' kitabında, toplumun egemen maddi gücü olan sınıfın aynı zamanda egemen manevi güç olduğu vurgulanmıştır. Maddi üretim araçlarını elinde bulunduran sınıf, zihinsel üretim araçlarını da kontrol ederek kendi düşüncelerini topluma egemen kılmaktadır.

Frankfurt Okulu ve Kültür Endüstrisi Dönüşümü

1920'lerde Frankfurt Sosyal Araştırmalar Enstitüsü'nde kurulan okulun üyeleri Adorno ve Horkheimer, 1947'den itibaren 'kitle kültürü' terimi yerine 'kültür endüstrisi' kavramını kullanmaya başlamıştır. Bu tercih, kültürün kitlelerden kendiliğinden çıkan bir olgu olmadığını, kapitalist piyasa tarafından ticari kaygılarla yukarıdan dayatıldığını vurgulamak amacıyla yapılmıştır.

Walter Benjamin ve Mekanik Yeniden Üretim

Frankfurt Okulu'nun özgün isimlerinden Walter Benjamin, 1936 tarihli 'Mekanik Yeniden Üretim Çağında Sanat Eseri' makalesinde, sanayi kapitalizmiyle birlikte sanat eserinin halesini (özgün parıltısını) yitirdiğini belirtmiştir. Ancak Benjamin, teknolojinin sunduğu bu yeniliklerin demokratik bir kültürün gelişimi için özgürleştirici bir potansiyele sahip olabileceği konusunda iyimser bir yaklaşım sergilemiştir.

Antonio Gramsci ve Kültürel Hegemonya Teorisi

İtalyan düşünür Antonio Gramsci (1891-1937), kapitalist toplumlarda egemenliğin sadece fiziksel şiddet ve baskıyla değil, üst yapı kurumları aracılığıyla rıza ve ikna edilerek sürdürüldüğünü öne sürmüştür. Kültürel hegemonya, egemen sınıfların halkı kültürel ve ahlasal olarak yönlendirdiği kritik bir mücadele alanıdır.

Birmingham Okulu (Çağdaş Kültürel Çalışmalar Merkezi)

1964 yılında Birmingham Üniversitesi'nde kurulan Çağdaş Kültürel Çalışmalar Merkezi, yüksek kültür-aşağı kültür ayrımını reddederek popüler kültürü meşru bir araştırma alanı haline getirmiştir. Okul, kültürü statik bir bütün olarak değil, iktidar ve direnç ilişkilerinin yaşandığı dinamik bir mücadele süreci olarak ele almıştır.

Pierre Bourdieu ve Kültürel Yeniden Üretim

20. yüzyılın önemli kuramcılarından Pierre Bourdieu (1930-2002), egemen sınıf kültürünün eğitim sistemi yoluyla nesilden nesile aktarılmasını 'kültürel yeniden üretim' kavramıyla açıklamıştır. Bu süreç, toplumsal eşitsizliklerin ve siyasal yapıların istikrar kazanmasını sağlamaktadır.

Mahatma Gandhi ve Kültürel Eleştiri Örneği

Hindistan bağımsızlık hareketinin lideri Mahatma Gandhi, kendi kültürünü çok sevmesine rağmen paryalık, çocuk evlilikleri ve kast baskıları tarafından çirkleştirilmesine göz yumamayacağını belirtmiştir. Bu örnek, bireylerin kendi kültürlerine dışarıdan bakıp eleştirel yaklaşabileceğini ve kültürel determinizmin aşılması gerektiğini göstermektedir.

William Ogburn ve Kültürel Gecikme Kavramı

Amerikalı toplumbilimci William Ogburn (1886-1959) tarafından ortaya atılan 'kültürel gecikme', maddi kültürde (teknoloji vb.) meydana gelen hızlı değişimlerin manevi kültür (töre, gelenek, hukuk) tarafından belli bir gecikmeyle takip edilmesi sonucu ortaya çıkan uyumsuzluk durumudur.

Herbert Schiller ve Kültürel Emperyalizm Tezi

Amerikalı medya kuramcısı Herbert Schiller, kapitalizmin sadece küresel ekonomiyi yapılandırmakla kalmayıp, ticarileşmiş medya ürünlerinin dağıtımı yoluyla tüketim kültürünün değerlerini tüm dünyaya dayattığını ve kültürel emperyalizme yol açtığını savunmuştur.

Roland Robertson ve Küyerelleşme (Glocalization) Kavramı

Roland Robertson, küreselleşmenin sadece tek yönlü bir homojenleşme veya kültürel emperyalizm olmadığını, evrensel olanın yerelleşmesi ile yerel olanın evrenselleşmesinin eş zamanlı gerçekleştiği melez bir süreç olduğunu savunarak 'küyerelleşme' kavramını literatüre kazandırmıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda Raymond Williams'ın kültür tanımı karmaşasına dikkat edin; kültürün 18. yüzyıla kadar tarım ve toprak ıslahı ile ilişkili olduğunu unutmayın.
  • Matthew Arnold'un estetik mükemmellik tanımının 'yüksek kültür' ile eş anlamlı olduğunu ve seçkinci bir bakış açısı barındırdığını karıştırmayın.
  • Kitle kültürü ile popüler kültür arasındaki farka dikkat edin; kitle kültürü yukarıdan dayatılan ticari bir ürünken, popüler kültür daha geniş tüketim alanına sahiptir.
  • Frankfurt Okulu'nun 'kültür endüstrisi' kavramını kitlelerin kendi kültürü olarak görülmesini engellemek için seçtiğini kesinlikle unutmayın.
  • Antonio Gramsci'nin 'hegemonya' kavramının şiddetten ziyade rıza ve ikna (üst yapı kurumları) yoluyla işlediğini sınavda soru olarak bekleyebilirsiniz.
  • William Ogburn'ün 'kültürel gecikme' kavramının maddi kültürdeki hızlı değişimin manevi kültür tarafından geriden takip edilmesi olduğunu iyi kavrayın.
  • Roland Robertson'un 'küyerelleşme' (glocalization) kavramının küreselleşme ile yerelleşmenin eş zamanlı birlikteliğini ifade ettiğini unutmayın.