Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» 14-15. Yüzyıllar Türk Edebiyatı
← Ünite 1
Paylaş
Ünite 1
, 2, 5, 6, 8 Editörler
Ünite 2 Eşleştirme
→
Ünite 1: , 2, 5, 6, 8 Editörler — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 5
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Oğuzca
Hurûfîlik
Tuyuğ
Elif-nâme
Akis
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Divan edebiyatına Türklerin kazandırdığı, aruzun fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan, tek dörtlükten oluşan ve genellikle cinaslı kafiye barındıran milli nazım şeklidir.
Mısra başlarında Arap alfabesindeki harflerin sırasıyla (Elif'ten Ye'ye veya tersi) yer aldığı ve bu harflere tasavvufi anlamlar yüklenen şiir türüdür.
Bir mısra veya beyit içindeki kelimelerin yerlerini simetrik olarak değiştirerek yeni ve anlamlı bir mısra oluşturma sanatıdır; ilk örneğini Nesîmî vermiştir.
XII-XIII. yüzyıllardan itibaren Anadolu, Azerbaycan ve Irak sahalarında gelişen, XIV. yüzyılda Doğu ve Batı Oğuzcası olarak ayrışmaya başlayan Batı Türkçesinin temel lehçesidir.
Fazlullah-ı Hurûfî tarafından kurulan, varlığı, yaratılışı ve Kur'an ayetlerini Arapça ve Farsçadaki harflerin sayısal değerleriyle (ebced) açıklayan bâtınî bir akımdır.
Oğuzca
— XII-XIII. yüzyıllardan itibaren Anadolu, Azerbaycan ve Irak sahalarında gelişen, XIV. yüzyılda Doğu ve Batı Oğuzcası olarak ayrışmaya başlayan Batı Türkçesinin temel lehçesidir.
Hurûfîlik
— Fazlullah-ı Hurûfî tarafından kurulan, varlığı, yaratılışı ve Kur'an ayetlerini Arapça ve Farsçadaki harflerin sayısal değerleriyle (ebced) açıklayan bâtınî bir akımdır.
Tuyuğ
— Divan edebiyatına Türklerin kazandırdığı, aruzun fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan, tek dörtlükten oluşan ve genellikle cinaslı kafiye barındıran milli nazım şeklidir.
Elif-nâme
— Mısra başlarında Arap alfabesindeki harflerin sırasıyla (Elif'ten Ye'ye veya tersi) yer aldığı ve bu harflere tasavvufi anlamlar yüklenen şiir türüdür.
Akis
— Bir mısra veya beyit içindeki kelimelerin yerlerini simetrik olarak değiştirerek yeni ve anlamlı bir mısra oluşturma sanatıdır; ilk örneğini Nesîmî vermiştir.
Şathiye
— Dış görünüşü itibariyle saçma, alaycı veya şeriata aykırı gibi görünen ancak tasavvufi açıdan şerh edildiğinde derin hakikatler barındıran manzumelerdir.
Mürettep Divan
— Şiirlerin kasideler, tarihler, gazeller, rubailer ve tuyuğlar şeklinde belirli bir klasik alfabetik ve biçimsel sıraya göre düzenlendiği divan tertibidir.
Fabl
— Kahramanları genellikle hayvanlar arasından seçilen, ders verme amacı güden alegorik hikayelerdir; Anadolu sahasındaki ilk temsilcisi Gülşehrî'dir.
Sîmurg
— Klasik Doğu edebiyatında Kaf Dağı'nda yaşadığına inanılan, tasavvufta Allah'ı veya vahdet-i vücut makamını sembolize eden efsanevi kuştur.
Hüdhüd
— Mantıku't-tayr'da kuşlara rehberlik eden, tasavvuf yolculuğunda mürşid-i kâmili (yol gösterici rehberi) temsil eden bilge kuştur.
Sehl-i Mümteni
— İlk bakışta çok kolayca söylenebilecekmiş gibi görünen ancak taklit edilmeye çalışıldığında benzerinin söylenmesi son derece zor olan sade ve derin üsluptar.
Fütüvvet
— Ahilik teşkilatının temelini oluşturan, cömertlik, fedakarlık, yiğitlik ve iş ahlakına dayanan dini-tasavvufi esnaflık ve ahlak sistemidir.
İktibas
— Şiirlerin içine anlamı güçlendirmek amacıyla Kur'an ayetlerini veya hadis-i şerifleri lafzen ya da kısmen dahil etme sanatıdır.
Mersiye
— Önemli bir şahsiyetin ölümünden duyulan acıyı dile getirmek ve onun erdemlerini övmek amacıyla yazılan lirik şiir türüdür.
Teşbîh-i Belîğ
— Sadece benzeyen ve kendisine benzetilen ögeleriyle yapılan, benzetme yönü ve edatı bulunmayan en nitelikli ve güzel benzetme sanatıdır.
Açık İstiâre
— Benzetme ögelerinden sadece kendisine benzetilenin kullanılmasıyla yapılan, şiirsel imgeyi en çok güçlendiren mecaz sanatıdır.
Kapalı İstiâre
— Benzetme ögelerinden sadece benzeyenin ve benzetme yönünün (ipucunun) kullanılmasıyla yapılan edebi sanattır.
Tevriye
— Birden çok anlamı olan bir kelimenin, şiirde yakın anlamını değil de uzak anlamını kastederek kullanılması sanatıdır.
Cinas
— Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları tamamen farklı olan kelimelerin bir arada kullanılmasıyla yapılan ses ve kafiye sanatıdır.
Mübalağa
— Bir durumun, olayın veya özelliğin derecesini mantık sınırlarını zorlayacak derecede büyüterek ya da küçülterek anlatma sanatıdır.
Telmih
— Herkesçe bilinen tarihi bir olaya, efsaneye, ayete, hadise veya ünlü bir şahsiyete şiir içinde işaret etme, hatırlatma sanatıdır.
Dîbâce
— Özellikle divan ve mesnevi gibi büyük hacimli eserlerin başına konulan, eserin yazılış amacını açıklayan mensur veya manzum önsözdür.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
Ünite 1
, 2, 5, 6, 8 Editörler
Ünite 2 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım