Kavramlar
← Ünite 5

Ünite 5: 15. Yüzyıl Batı Türk Edebiyatı-I Amaçlarımız — Önemli Kavramlar

Çağatay Edebiyatı
XV. yüzyılda Horasan ve Maveraünnehir sahasında, Timur'un çocukları ve torunlarının himayesinde Doğu Türkçesiyle meydana getirilen çok parlak edebiyat koludur. Bu dönemde Herat ve Semerkand gibi şehirler ilim ve sanat merkezi olmuştur.
Hakîkî
Karakoyunlu hükümdarı Cihânşâh b. Karayusuf'un (öl. 1467) şiirlerinde kullandığı mahlastır. Hem Türkçe hem Farsça şiirler yazan hükümdarın Divan'ının 1487 tarihli bir nüshası British Museum'da bulunmaktadır.
Habîbî
XV. yüzyılda Azerî sahasındaki en önemli şairdir. Akkoyunlu ve Şah İsmail saraylarında yetişmiş, Şah İsmail tarafından 'melikü’ş-şu’arâ' unvanı verilmiş, tasavvufi ve aşkane şiirleriyle tanınmıştır.
Mecmû’atü’n-nezâ’ir
Ömer b. Mezîd tarafından 1436 yılında derlenerek II. Murâd'a sunulan, Anadolu'da yazılan ilk nazire mecmualarından biridir. Döneme kadar yazılmış yüzlerce şairin şiirlerini değerlendirmeyi sağlayan kritik bir kaynaktır.
Emir Süleyman
Yıldırım Bâyezîd'in büyük oğlu olup Osmanlı sarayında şairleri ilk defa etrafında toplayıp meclis kuran şehzadedir. Ahmedî, Ahmed-i Dâ’î ve Süleyman Çelebi gibi isimler onun döneminde himaye görmüştür.
Murâdî
Osmanlı'da şiir yazan ilk padişah olan II. Murâd'ın şiirlerinde kullandığı mahlastır. II. Murâd, Türkçenin gelişmesine ve eserlerin sade bir dille tercüme edilmesine büyük öncülük etmiştir.
Çeng-nâme
Ahmed-i Dâ’î'nin 1405 yılında Emir Süleyman adına aruzla yazdığı 1446 beyitlik mesnevidir. Çengin 24 teli ve Doğu musikisinin 24 makamından hareketle insanın ve âşığın birliğe (vahdet) ulaşmasını anlatan tasavvufi-sembolik bir eserdir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Ukûdü’l-cevâhir
Ahmed-i Dâ’î'nin II. Murâd'ın şehzadeliği sırasında onun eğitimi için yazdığı Farsça manzum sözlüktür.
Vasiyyet-i Nûşirevân
Ahmed-i Dâ’î'nin Farsçadan tercüme ettiği, adaletiyle meşhur Nûşirevân'ın oğlu Hürmüz'e öğütlerini içeren 115 beyitlik didaktik eserdir. Çocuklar muhatap alınarak yazılmış ilk nasîhat-nâme kabul edilir.
Vesîletü’n-necât (Mevlid)
Süleyman Çelebi'nin 1409 yılında Bursa'da yazdığı, Hz. Peygamber'in hayatını, doğumunu ve mucizelerini konu alan mesnevidir. Halk arasında Mevlid olarak bilinir ve her bahrin sonunda vasıta beyitleri yer alır.
Sehl-i Mümteni
Söylemesi kolay gibi görünen ancak aynısının başkaları tarafından söylenmesi son derece güç olan, sade, akıcı ama yüksek sanatsal değer taşıyan söz söyleme tarzıdır. Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i ve Har-nâme bu niteliğe sahiptir.
Halîl-nâme
Abdülvâsi Çelebi'nin 1414 yılında Bâyezîd Paşa aracılığıyla Çelebi Mehmed'e sunduğu, Hz. İbrahim'in hayatını ve iki şehzade mücadelesini anlatan 3693 beyitlik mesnevidir.
Mi’râc-nâme
Abdülvâsi Çelebi'nin Halîl-nâme'nin sonuna eklediği 548 beyitlik, Hz. Peygamber'in miracını ve Ebu Bekir'in bunu tasdik edişini anlatan mesnevidir.
Har-nâme
Şeyhî'nin başından geçen talihsiz bir soyulma olayını (veya saraydaki kıskançlıkları) bir eşek hikayesi üzerinden hicvettiği 126 beyitlik mesnevidir. Türk edebiyatının en önemli hiciv örneğidir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Hüsrev ü Şîrîn
Şeyhî'nin Genceli Nizâmî'den hareketle 1421-1439 yılları arasında II. Murâd adına yazdığı 6944 beyitlik tercüme ve telif özellikli ünlü mesnevidir.
Teressül
Ahmed-i Dâ’î'nin kaleme aldığı, Türk edebiyatında ilk Türkçe nâşirane yazı/inşa örneklerinden biri olan mensur eseridir.
Câmâsb-nâme
Ahmed-i Dâ’î'nin Nasîrüddîn-i Tûsî'nin yıldıznâme türündeki Farsça eserinden Türkçeye uyarladığı ilk yıldıznâme tercümesi mesnevidir.