Türkmen Edebiyatı. Türkmen Türkçesi, diğer Oğuz diyalektlerinden farklı olarak Doğu Türkçesini karakterize eden unsurları da bünyesinde barındırır. Bu bağlamda Türkmen edebiyatı, tarihsel gelişim süreçleri göz önüne alınarak üç ana başlık altında incelenmektedir: Türkmen Halk Edebiyatı, Klâsik Türkmen Edebiyatı ve Çağdaş Türkmen Edebiyatı. Türkmenlerin 20. yüzyılın başlarına kadar yazdıkları edebî eserler genellikle halk edebiyatı ürünlerinden ve klâsik şiirden oluşmaktadır. 20. yüzyılın başlarından itibaren ise çağdaş edebî türlerde eserler verilmeye başlanmıştır. Tarihin derinliklerinden gelen şarkılar, türküler, masallar, atalar sözü ve destanlar Türkmen halk edebiyatının temelini oluşturur. Divânü Lugâti’t-Türk'teki (DLT) bazı atalar sözü örneklerinin Türkmen edebiyatında bazı değişikliklerle yaşaması, bu örneklerin halk edebiyatının ilk ürünleri olarak değerlendirilmesine yol açmıştır. Ayrıca Türkmen halk edebiyatında 'aydım' adı verilen şarkı ve türküler; erkeklere, kız/kadınlara ve çocuklara mahsus olmak üzere çok zengin bir alt sınıflandırmaya sahiptir. 18. ve 19. yüzyıllara ait Türkmen edebiyatı, kaynağını halk kültüründen alan mensur eserler dışarıda tutulursa, ağırlıklı olarak şiir türünde gelişmiştir. Bu dönemin şairleri daha çok aşk ve sevgi temalı şiirler yazmış, sosyal meselelere sınırlı oranda temas etmişlerdir. Şiirler hem şekil hem de muhteva bakımından çağdaş şiirlerden farklıdır. Türkmen diyalektiğinin eserlere yansımaya başladığı 18. yüzyıl, Türkmen edebiyatının gerçek anlamda başlangıcı kabul edilir. Bu dönemin en önemli mihenk taşı ve ilk temsilcisi Magtımgulı (1733-1783) olup, şiirlerinde millet ve vatana bağlılığı işlemiştir. Yüzyılın diğer önemli isimleri arasında Nurmuhammet Andalıp, Dövletmemmet Azadî, Şeydayı, Şabende ve Magrubî yer alır. 19. yüzyıl Türkmen edebiyatında ise sevgilinin hasretini ele alan, dış güzelliğini tasvir eden bir anlayışla lirizm yerleşmiştir. İran ve Rus işgalleri (Garrıgala, Saragt, Göktepe savaşları), dönemin edebiyatına vatan sevgisi ve kahramanlık temaları olarak yansımış; Abdısetdar Kazı, Seyitnazar Seydî, Memmetveli Kemine, Gurbandurdı Zelilî ve Mollanepes gibi şairler eserlerinde bu olayları işlemiştir. 20. yüzyıl Türkmen edebiyatı, Sovyet rejiminin getirdiği baskılar, alfabe değişimleri (1928'de Lâtin, 1940'ta Kiril alfabesine geçiş) ve İkinci Dünya Savaşı gibi büyük siyasî ve sosyal olaylar neticesinde karmaşık bir evre yaşamıştır. 1920'li yıllara kadar eski anlayış devam ederken, sonrasında rejim propagandası ve eski-yeni toplum çatışması ön plana çıkmıştır. 1920-1945 yılları arası, baskılar ve takibatlar (Sibirya'ya sürgünler, 'halk düşmanı' suçlamaları) nedeniyle Türkmen edebiyatının durgunluk yılları olarak kabul edilir. Bu dönemde Berdi Kerbabayev, Garaca Burunov, Amandurdı Alamışov, Hocanepes Çarıyev ve Oraz Täçnazarov gibi şair ve yazarlar öne çıkmış; kadın hakları, zengin-fakir karşıtlığı ve köy hayatı gibi konular işlenmiştir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında (1941-1945) edebiyat cephede yaşananlar, vatanın bağımsızlığı ve acılar etrafında çeşitlenmiştir. Şalı Kekilov, Ata Nıyazov, Rehmet Seyidov ve Pomma Nurberdiyev gibi isimler savaş şiirleri ve mensur eserler kaleme almıştır. Bazı yazarlar savaşta hayatını kaybetmiştir. 1950'li yılların ikinci yarısından itibaren Sovyet baskılarının azalmasıyla Türkmen şiiri kendi yatağında ilerlemeye başlamış; poema denilen uzun şiirler, güncel meseleler (Karakum Kanalı, aya ayak basılması) ve derin bir lirizm kazanmıştır. Ata Atacanov, Gurbannazar Ezizov, Kerim Gurbannepesov ve Berdinazar Hudaynazarov bu dönemin önde gelen şairleridir. 1970'li ve 1980'li yıllarda nesir, roman ve tiyatro türlerinde büyük bir zenginleşme görülmüştür. Tarihî romanlar, İkinci Dünya Savaşı'nın acılarını işleyen eserler ve toplumsal meseleleri ele alan romanlar yazılmıştır. G. Muhtarov tiyatro alanında önemli eserler vermiştir. 1990'lı yıllarda Türkmenistan'ın bağımsızlığını kazanmasıyla Türkmen edebiyatı evrenselleşmiş ve millî bir karaktere bürünmüştür. Berdinazar Hudaynazarov, Atamırat Atabayev, Sapar Öräyev gibi şairler çağdaş Türkmen şiirini temsil etmişlerdir.