
Çin esaretinden sonra İlteriş Kağan ve İlbilge Hatun'un göğün desteğiyle baş kaldırdığı, ilk başta yalnızca 17 kişi ile yola çıkıp dağdan inenlerle birlikte 70 kişiye ulaşarak devleti yeniden dirilttikleri kaydedilir.
Bilge Kağan'ın ölümünde doğuda Bükli Çölü halkından Çin, Tibet, Avar, Bizans (Rum), Kırgız, Kurıkan, Tatar, Kıtay ve Tatabı gibi pek çok uzak kavmin gelerek yuğ (yas) törenine katıldığı ifade edilir.
Bilge Kağan, dağınık ve yayan olarak geri gelen halkını doyurmak ve korumak amacıyla kuzeyde Oğuzlara, doğuda Kıtay ve Tatabılara, güneyde Çin'e doğru on iki kez büyük askeri sefer düzenlemiştir.
Bilge Kağan'ın 17 yaşında Tangutlar üzerine sefer düzenleyip bozguna uğrattığı, 18 yaşında ise Altı Bölge Sogdaklarına karşı ordu sevk ederek Çinli Ong Totok'un 50 bin kişilik ordusunu Iduk Baş'ta yok ettiği belirtilir.
Yirmili yaşlarda akraba kavim olan Basmıl Iduk Kut üzerine, kervan göndermedikleri (arkış ıdmaz) gerekçesiyle sefer düzenlendiği ve bu bölgenin vergiye bağlandığı anlatılır.
Bilge Tonyukuk, kendi yazıtının batı yüzünde Çin memleketinde doğduğunu, o dönemde Türk milletinin Çin'e tabi olduğunu ve hükümdarını arayarak bağımsızlık mücadelesine katıldığını ifade eder.
Türk Sir halkının tamamen yok olduğu ve ormanda bayırda kalıp toplananların sayısının yalnızca 700 kişi olduğu, bunlardan 200'ünün atlı, 500'ünün ise yaya olduğu Tonyukuk yazıtında detaylıca verilir.
Tonyukuk ve İlteriş Kağan liderliğindeki küçük Türk grubunun, Çogay dağları kuzeyinde ve Karakum'da yaban hayvanı ve tavşan yiyerek zor şartlar altında hayatta kaldıkları belirtilir.
Tokuz Oğuz halkının başına yeni bir kağan geçtiği, bu kağanın Çin ve Kıtay ile ittifak kurarak Türk Sir halkını kökünden yok etmek için üç koldan saldırı planladığı bir kaçak tarafından haber verilmiştir.
Tonyukuk, kalabalık düşman ittifakına karşı 'yufka (ince) iken delmek kolay, yoğun olunca kırmak zor' diyerek erken ve stratejik bir baskın yapılması gerektiğini kağıda ve taşa aktarmıştır.
Tonyukuk'un ordusunu gönlünce sevk ederek Kök Öng ırmağını geçtiği, Ötüken dağlarına doğru ilerleyerek İngek gölcüğü ve Tola ırmağı civarında Oğuz kuvvetleriyle savaştığı anlatılır.