← Ünite 5 ← Ünite 4 Doğru/Yanlış Ünite 5 Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Şiir: I (I. Kuşak) Ünite 6 Doğru/Yanlış → Ünite 5: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Şiir: I (I. Kuşak) — Doğru/Yanlış Gösterilen tanım o kavrama ait mi? 24 soru var.
1 / 24 0 doğru
Bütün Güzelliği
Divan şiirindeki her beytin kendi içinde bağımsız olması (parça •••) anlayışının terk edilerek, şiirin tamamının tek bir duygu veya düşünce etrafında örülmesi ilkesidir. Tanzimat şiirinin temel özelliklerinden biridir.
Doğru Yanlış
Bütün Güzelliği — Divan şiirindeki her beytin kendi içinde bağımsız olması (parça güzelliği) anlayışının terk edilerek, şiirin tamamının tek bir duygu veya düşünce etrafında örülmesi ilkesidir. Tanzimat şiirinin temel özelliklerinden biridir.Terci-i Bent — Vasıta beytinin her bendin sonunda aynen tekrarlandığı, genellikle felsefi ve kâinatla ilgili derin düşüncelerin işlendiği nazım biçimidir. Ziya Paşa’nın bu adı taşıyan eseri aklın yetersizliğini ve hayreti işler.Osmanlıcılık — Din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin Osmanlı sınırları içinde yaşayan tüm unsurları ortak bir üst kimlik altında birleştirmeyi amaçlayan siyasi ve ideolojik görüştür. Namık Kemal'in şiirlerinde bu ideolojinin derin izleri görülür.Mahallîleşme — Divan şiirinde İstanbul’un günlük yaşamını, mahalli deyişlerini ve yerli hayatı şiire yansıtma akımıdır. Şinasi’nin sade Türkçe yazma gayretleri bu akımla benzerlik gösterir.Cemiyet Mistiği — Mehmet Kaplan'ın Namık Kemal için kullandığı bir kavramdır; şairin bireysel çıkarlarını bir kenara bırakarak kendisini tamamen milletin, vatanın ve halkın kurtuluşuna adamış modern aydın tipini ifade eder.Bezm-i Elest (Elest Meclisi) — Tasavvufi edebiyatta ruhların yaratıldığı ve Tanrı'nın "Elestü birabbiküm" (Ben sizin Rabbiniz değilimiyim?) sorusuna ruhların "Belâ" (Evet) diye cevap verdiği meclistir. Âkif Paşa ve Ziya Paşa gibi şairler bu kavramı şiirlerinde metafizik sorgulamalar bağlamında kullanmışlardır.Mazmun — Divan şiirinde kalıplaşmış, yüzyıllar boyunca benzer hayalleri ifade etmek için kullanılan ortak söz ve imaj hazinesidir. Tanzimat şairleri, özellikle Şinasi ve Namık Kemal, divan şiirinin bu mazmunlarını çözerek şiiri yaşanan hayatın gerçekliğine yaklaştırmıştır.Encümen-i Şuarâ — 19. yüzyılda divan şiiri geleneğini sürdürmek ve yaşatmak amacıyla bir araya gelen gelenekçi şairlerin oluşturduğu edebî topluluktur. Namık Kemal ve Ziya Paşa gençlik yıllarında bu toplulukta yer almıştır.Ottova-Rima — Batı edebiyatından (özellikle İtalyan ve Fransız edebiyatından) Türk şiirine giren, sekizer mısralık bendlerden oluşan ve belirli bir kafiye örgüsüne sahip nazım şeklidir. Tanzimat döneminde Şinasi ve Edhem Pertev Paşa tarafından denenmiştir.Akk-ı Faâl — Felsefi bir kavram olarak faal akıl, düşünen ve yaratan dinamik akıl gücüdür. Şinasi, kasidelerinde bu tamlamaya yer vererek akılcılığı ön plana çıkarıştır.Dualite (İkilik) — İki zıt unsurun veya düşüncenin bir arada bulunması durumudur. Ziya Paşa, gönlüyle divan edebiyatına bağlı kalıp aklıyla Batı medeniyetine yönelmesi sebebiyle Tanzimat edebiyatındaki dualitenin en somut örneğidir.Terkib-i Bent — Vasıta beytinin her bendin sonunda değiştiği, toplumsal aksaklıkların, feleğin sillesinin ve insan kaderinin ele alındığı nazım biçimidir. Ziya Paşa, Bağdatlı Rûhî’ye nazire olarak bu türde önemli bir eser vermiştir.Pozitivizm — Gözlenebilir, deneye dayanan olguların dışındaki bilgileri reddeden ve bilimi rehber edinen felsefi akımdır. Sadullah Paşa ve Beşir Fuat gibi isimler bu akımın Tanzimat'taki öncülerindendir.Tevhit — Allah'ın birliğini, ululuğunu ve sıfatlarını konu edinen klasik divan şiiri nazım türüdür. Şinasi'nin yazdığı "Münacat", geleneksel tevhitlerden ayrılarak yeryüzü ayrıntılarını dışlayan modern bir yapı ortaya koymuştur.Hikemî Şiir — Düşünceye ağırlık veren, öğüt vermeyi, felsefi ve ahlaki gerçekleri hikmetli sözlerle (atar sözü tadında beyitlerle) aktarmayı amaçlayan şiir koludur. Ziya Paşa, 19. yüzyılda bu tarzın en önemli temsilcileri arasında yer alır.Kaside-i Adem — Âkif Paşa’nın varlığa karşı yokluğu (adem) yücelttiği, metafizik bunalımlarını ve kötümser ruh hâlini yansıttığı çığır açıcı manzum eseridir. Tasavvufi fenâ kavramından farklı olarak yokluk fikrini mutlak bir övgüyle ele alır.Romantizm — 18. yüzyıl sonlarında akılcılığa tepki olarak doğan, duygu, hayal, bireysellik ve tabiatı ön planda tutan edebî akımdır. Namık Kemal, Victor Hugo’nun etkisiyle bu akımı Türk şiirine taşımıştır.Tasvirci (Resimci) Anlayış — Şiirde tabiatın ve çevrenin adeta bir ressam titizliğiyle betimlenmesi, görsel unsurların ön plana çıkarılmasıdır. Abdülhak Hâmit’in Sahra kitabıyla başlayan bu akım Namık Kemal’in "Vaveylâ" şiirinde de görülür.Safi Türkçe — Arapça ve Farsça kural ve kelimelerden arındırılmış, halkın konuştuğu saf ve anlaşılır Türkçedir. İbrahim Şinasi, “Karakuş Yavrusu ile Karga Hikâyesi” gibi eserlerinde bu anlayışı denemiştir.Meşrutiyet — Hükümdarın başbakanlık ettiği ve parlamenter sistemin bulunduğu yönetim biçimidir. Tanzimat aydınları, özellikle Yeni Osmanlılar, devletin kurtuluşu için meşrutiyetin ilan edilmesini savunmuşlardır.İktibas — Ayet veya hadisleri ya da ünlü bir sözü şiir veya düz yazı içinde telmih yoluyla veya doğrudan alıntılayarak kullanma sanatıdır. Tanzimat şairleri geleneksel birikimlerinden bu yolla yararlanmışlardır.Yeni Osmanlılar (Genç Osmanlılar) — 1865 yılında kurulan, Osmanlı Devleti’ni kurtarmak için meşrutiyet rejiminin getirilmesini ve kanun üstünlüğünü savunan gizli siyasi cemiyettir. Namık Kemal ve Ziya Paşa bu cemiyetin önde gelen üyelerindendir.Mersiye — Ölen bir kişinin arkasından duyulan üzüntüyü, övgüleri ve acıyı dile getiren şiir türüdür. Âkif Paşa’nın torunu için yazdığı mersiye, mezarlık âlemini ve bedensel çürümeyi gerçekçi bir dille işlemesiyle klasik mersiyelerden ayrılır.Eklektizm — Farklı felsefi veya sanat akımlarını ya da eski ile yeni unsurları tek bir bünyede birleştirme eğilimidir. Ziya Paşa, eski zevki sürdürürken yeni fikirleri de almasıyla eklektik bir şairdir.⚑ Bu kavramlarda hata var ← Ünite 4 Doğru/Yanlış Ünite 5 Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Şiir: I (I. Kuşak) Ünite 6 Doğru/Yanlış →