Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı 1
← Ünite 6
Paylaş
←
Ünite 5 Eşleştirme
Ünite 6
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman (I. Kuşak)
Ünite 7 Eşleştirme
→
Ünite 6: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman (I. Kuşak) — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 5
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Seküler Hayat Tarzı
Ara Metin (Geçiş Metni)
Çerçeve Anlatı
Üst Kurmaca (Meta-Fiction)
Hâce-i Evvel
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Ana bir olay etrafında toplanan kişilerin kendi başlarından geçen veya başka kaynaklardan aktardıkları bağımsız hikâyeleri iç içe anlatma tekniğidir. Emin Nihat'ın Müsameretname adlı eserinde bu kurgu tekniği kullanılmıştır.
Bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılış sürecini ve yazarın kurmaca ile olan ilişkisini de konu edinen anlatım tekniğidir. Ahmet Midhat Efendi'nin Müşahedat romanı bu teknikte yazılmıştır.
Anlam olarak 'ilk öğretmen' demektir. Tanzimat Dönemi'nde halkı eğitmek, bilgilendirmek ve onlara okuma zevki aşılamak amacıyla eserler veren Ahmet Midhat Efendi bu unvanla anılmıştır.
Modern insanın mana âlemi yerine madde âlemine yönelmesi, gönül yerine aklı ön plana alarak dünyevi bir yaşama biçimine geçmesidir. Bu değişim, Türk edebiyatında roman ve hikâye gibi yeni türlerin doğmasına zemin hazırlamıştır.
Geleneksel halk hikâyeciliği veya divan edebiyatı ile Batı tarzı modern roman arasında köprü görevi gören, her iki geleneğin özelliklerini de taşıyan geçiş dönemi ürünleridir. Örnek olarak Ali Aziz Efendi'nin Muhayyelât-ı Aziz Efendi adlı eseri gösterilebilir.
Seküler Hayat Tarzı
— Modern insanın mana âlemi yerine madde âlemine yönelmesi, gönül yerine aklı ön plana alarak dünyevi bir yaşama biçimine geçmesidir. Bu değişim, Türk edebiyatında roman ve hikâye gibi yeni türlerin doğmasına zemin hazırlamıştır.
Ara Metin (Geçiş Metni)
— Geleneksel halk hikâyeciliği veya divan edebiyatı ile Batı tarzı modern roman arasında köprü görevi gören, her iki geleneğin özelliklerini de taşıyan geçiş dönemi ürünleridir. Örnek olarak Ali Aziz Efendi'nin Muhayyelât-ı Aziz Efendi adlı eseri gösterilebilir.
Çerçeve Anlatı
— Ana bir olay etrafında toplanan kişilerin kendi başlarından geçen veya başka kaynaklardan aktardıkları bağımsız hikâyeleri iç içe anlatma tekniğidir. Emin Nihat'ın Müsameretname adlı eserinde bu kurgu tekniği kullanılmıştır.
Üst Kurmaca (Meta-Fiction)
— Bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılış sürecini ve yazarın kurmaca ile olan ilişkisini de konu edinen anlatım tekniğidir. Ahmet Midhat Efendi'nin Müşahedat romanı bu teknikte yazılmıştır.
Hâce-i Evvel
— Anlam olarak 'ilk öğretmen' demektir. Tanzimat Dönemi'nde halkı eğitmek, bilgilendirmek ve onlara okuma zevki aşılamak amacıyla eserler veren Ahmet Midhat Efendi bu unvanla anılmıştır.
Meddah Tarzı Anlatım
— Geleneksel halk tiyatrosu olan meddahın karşısındaki seyirciyle sohbet etmesi, olayları dramatize etmesi ve araya girerek açıklamalar yapması özelliklerinin yazılı metne yansıtılmasıdır. Ahmet Midhat Efendi eserlerinde bu üslubu benimsemiştir.
Yanlış Batılılaşma
— Batı'nın yalnızca dış görünüşünü, lüks yaşamını, eğlence hayatını ve kıyafetlerini taklit edip bilimini, ahlakını ve çalışma disiplinini alamamak suretiyle toplumda yaşanan kültürel ve sosyal yozlaşmadır. Ahmet Midhat Efendi'nin Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanında bu tema işlenmiştir.
Görücü Usulüyle Evlilik
— Tarafların birbirini tanımadan, ailelerin kararıyla evlendirilmesi durumudur. Tanzimat romancıları, bu evlilik türünün gençlerin hayatında açtığı felaketlere ve trajedilere eserlerinde eleştirel bir bakışla yer vermişlerdir.
Esaret (Kölelik)
— İnsanların alınıp satılması veya cariye olarak evlerde çalıştırılması olgusudur. Tanzimat edebiyatında hem Ahmet Midhat Efendi'nin hikâyelerinde hem de Samipaşazade Sezaî'nin Sergüzeşt romanında sosyal bir yara olarak ele alınmıştır.
Hâkim (Tanrısal) Bakış Açısı
— Anlatıcının olayların akışına, kahramanların iç dünyalarına, gizli düşüncelerine ve geçmişine tamamen vakıf olduğu, her şeyi bilip görebildiği anlatım açısıdır. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanında bu bakış açısı kullanılmıştır.
İttihad-ı İslam
— 19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin çöküş sürecinde ortaya çıkan, tüm Müslümanların birliği ve beraberliği fikrini savunan düşünce akımıdır. Namık Kemal'in Cezmi romanında bu fikir güçlü bir şekilde yer alır.
Natüralizm
— Gözlem ve deneyi edebiyata uygulayan, insan karakterini fizyolojik özelliklere ve soyaçekime bağlayan, toplumun aksayan yönlerini kötümser bir bakış açısıyla yansıtan edebî akımdır. Ahmet Midhat Efendi Müşahedat romanında bu akıma karşı iyimser bir alternatif denemiştir.
Romantizm
— Duyguların, hayallerin, bireysel özgürlüğün ve tabiatın ön plana çıktığı, iyilerle kötüler arasındaki keskin çatışmaların ve genellikle trajik sonların görüldüğü edebî akımdır. Namık Kemal'in İntibah ve Cezmi romanları bu akımın etkisindedir.
Fenni Roman (Bilim Kurgu / Bilimsel Roman)
— Fen bilimlerindeki yeni buluşların, teknik gelişmelere dayanan olayların ve uzak coğrafyaların maceralarla birlikte işlendiği roman türüdür. Ahmet Midhat Efendi bu tarzda eserler kaleme almıştır.
Mahalli Söyleyiş
— Halkın günlük konuşma diline ait deyimlerin, yerel ağız özelliklerinin ve sokağın sesinin edebî eserlere yansıtılmasıdır. Şinasi'nin Şair Evlenmesi'nden sonra Şemsettin Sami'nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanında da görülmüştür.
Tip
— Eserlerde bireysel özelliklerinden çok içinde bulunduğu sosyal sınıfın, mesleğin veya zihniyetin ortak özelliklerini temsil eden, olaylar karşısında değişim göstermeyen karakterlerdir. Tanzimat ilk dönem romanlarında Felâtun Bey gibi tipler yaygındır.
Karakter Sentezi
— Kahramanların iç dünyalarını, psikolojik derinliklerini, zihinsel çelişkilerini ve zaman içindeki değişimlerini başarılı bir şekilde yansıtma becerisidir. Tanzimat'ın ilk dönem romanlarında bu yön zayıf kalmıştır.
Tanzir Etmek
— Bir sanatçının başka bir sanatçının eserine benzer veya karşılık olarak aynı türde bir eser kaleme almasıdır. Ahmet Midhat Efendi Monte Kristo'ya nazire olarak Hasan Mellah'ı yazmıştır.
Tarihî Roman
— Konusunu geçmişteki tarihî olaylardan ve gerçek kişiliklerden alan romandır. Türk edebiyatında ilk tarihî roman denemesi Ahmet Midhat Efendi'nin Yeniçeriler'i, tam anlamıyla ilk örneği ise Namık Kemal'in Cezmi'sidir.
Ebcet Usulü
— Harflere sayısal değerler verilerek tarih düşürme veya bölümleri numaralandırma yöntemidir. Şemsettin Sami, Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanını bu usulle işaretlenmiş otuz altı küçük bölüme ayırmıştır.
Adapte (Uyarlama)
— Yabancı bir dilde yazılmış eserin, telif bir eser gibi yerli kültür ve hayat tarzına uyarlanarak Türkçeye kazandırılması çalışmasıdır. Tanzimat döneminde bu yola sıkça başvurulmuştur.
Pend-nâme
— Divan edebiyatında insana ahlaki dersler veren, öğüt niteliği taşıyan manzum veya mensur eserlerin genel adıdır. Hayâlât-ı Dil gibi geçiş dönemi eserleri bu gelenekten izler taşır.
Zâbitân
— Osmanlı ordusunda subaylar anlamına gelen kelimedir. Emin Nihat'ın Müsameretname'sindeki ilk hikâyenin kahramanı bir Türk subayıdır.
Mektup Tekniği
— Roman kahramanlarının birbirlerine yazdıkları mektuplar aracılığıyla olay örgüsünün ilerletilmesi ve iç dünyalarının yansıtılmasıdır. Ahmet Midhat Efendi 'Felsefe-i Zenân'da bu tekniği kullanmıştır.
Sosyal Fayda İlkesi
— Sanatın estetik zevk vermesinden ziyade toplumu aydınlatması, eğitmesi ve ahlaki değerler kazandırması gerektiği anlayışıdır. Tanzimat birinci kuşak yazarlarının temel hareket noktasıdır.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 5 Eşleştirme
Ünite 6
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman (I. Kuşak)
Ünite 7 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım