İnfografik
← Ünite 6
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı 1

Ünite 6: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman (I. Kuşak)

Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman (I. Kuşak) - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 185
Muhayyelât-ı Aziz Efendi'nin Basım Tarihi
Ali Aziz Efendi tarafından 1211 (1796-1797) yıllarında tamamlanan Muhayyelât, 1852 yılında Takvim-i Vekâyi Matbaası'nda basılmış ve yoğun ilgi görerek kısa sürede tükenmiştir.
Akabi Hikyayesi'nin Keşfi
Vartan Paşa tarafından Ermeni harfleriyle 1851 yılında Türkçe olarak yazılan Akabi Hikyayesi, A. Tietze'nin uzun çabaları ve çalışmaları neticesinde ancak 1991 yılında gün ışığına çıkarılabilmiştir.
Hayâlât-ı Dil'in Yazılış Tarihi
Bahriye Mektubi Odası hulefasından Hasan Tevfik Efendi tarafından 1285 (1868) yılında kaleme alınan Hayâlât-ı Dil, halk hikâyesi kurgusu ile alegorik yapıyı birleştirmiştir.
Temaşa-i Dünya ve Cefakâr u Cefakeş'in Yazarı
Kulalı bir Osmanlı-Rum gazeteci ve yayıncı olan Evangelinos Misailidis tarafından Rum alfabesiyle Türkçe olarak 1872 yılında yazılmış olan eser, Favini'nin maceralarını anlatır.

Anahtar Kavramlar

Seküler Hayat TarzıModern insanın mana âlemi yerine madde âlemine yönelmesi, gönül yerine aklı ön plana alarak dünyevi bir yaşama biçimine geçmesidir. Bu değişim, Türk edebiyatında roman ve hikâye gibi yeni türlerin doğmasına zemin hazırlamıştır.
Ara Metin (Geçiş Metni)Geleneksel halk hikâyeciliği veya divan edebiyatı ile Batı tarzı modern roman arasında köprü görevi gören, her iki geleneğin özelliklerini de taşıyan geçiş dönemi ürünleridir. Örnek olarak Ali Aziz Efendi'nin Muhayyelât-ı Aziz Efendi adlı eseri gösterilebilir.
Çerçeve AnlatıAna bir olay etrafında toplanan kişilerin kendi başlarından geçen veya başka kaynaklardan aktardıkları bağımsız hikâyeleri iç içe anlatma tekniğidir. Emin Nihat'ın Müsameretname adlı eserinde bu kurgu tekniği kullanılmıştır.
Üst Kurmaca (Meta-Fiction)Bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılış sürecini ve yazarın kurmaca ile olan ilişkisini de konu edinen anlatım tekniğidir. Ahmet Midhat Efendi'nin Müşahedat romanı bu teknikte yazılmıştır.
Hâce-i EvvelAnlam olarak 'ilk öğretmen' demektir. Tanzimat Dönemi'nde halkı eğitmek, bilgilendirmek ve onlara okuma zevki aşılamak amacıyla eserler veren Ahmet Midhat Efendi bu unvanla anılmıştır.
Meddah Tarzı AnlatımGeleneksel halk tiyatrosu olan meddahın karşısındaki seyirciyle sohbet etmesi, olayları dramatize etmesi ve araya girerek açıklamalar yapması özelliklerinin yazılı metne yansıtılmasıdır. Ahmet Midhat Efendi eserlerinde bu üslubu benimsemiştir.
Yanlış BatılılaşmaBatı'nın yalnızca dış görünüşünü, lüks yaşamını, eğlence hayatını ve kıyafetlerini taklit edip bilimini, ahlakını ve çalışma disiplinini alamamak suretiyle toplumda yaşanan kültürel ve sosyal yozlaşmadır. Ahmet Midhat Efendi'nin Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanında bu tema işlenmiştir.
Görücü Usulüyle EvlilikTarafların birbirini tanımadan, ailelerin kararıyla evlendirilmesi durumudur. Tanzimat romancıları, bu evlilik türünün gençlerin hayatında açtığı felaketlere ve trajedilere eserlerinde eleştirel bir bakışla yer vermişlerdir.
Esaret (Kölelik)İnsanların alınıp satılması veya cariye olarak evlerde çalıştırılması olgusudur. Tanzimat edebiyatında hem Ahmet Midhat Efendi'nin hikâyelerinde hem de Samipaşazade Sezaî'nin Sergüzeşt romanında sosyal bir yara olarak ele alınmıştır.
Hâkim (Tanrısal) Bakış AçısıAnlatıcının olayların akışına, kahramanların iç dünyalarına, gizli düşüncelerine ve geçmişine tamamen vakıf olduğu, her şeyi bilip görebildiği anlatım açısıdır. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanında bu bakış açısı kullanılmıştır.
İttihad-ı İslam19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin çöküş sürecinde ortaya çıkan, tüm Müslümanların birliği ve beraberliği fikrini savunan düşünce akımıdır. Namık Kemal'in Cezmi romanında bu fikir güçlü bir şekilde yer alır.
NatüralizmGözlem ve deneyi edebiyata uygulayan, insan karakterini fizyolojik özelliklere ve soyaçekime bağlayan, toplumun aksayan yönlerini kötümser bir bakış açısıyla yansıtan edebî akımdır. Ahmet Midhat Efendi Müşahedat romanında bu akıma karşı iyimser bir alternatif denemiştir.
RomantizmDuyguların, hayallerin, bireysel özgürlüğün ve tabiatın ön plana çıktığı, iyilerle kötüler arasındaki keskin çatışmaların ve genellikle trajik sonların görüldüğü edebî akımdır. Namık Kemal'in İntibah ve Cezmi romanları bu akımın etkisindedir.
Fenni Roman (Bilim Kurgu / Bilimsel Roman)Fen bilimlerindeki yeni buluşların, teknik gelişmelere dayanan olayların ve uzak coğrafyaların maceralarla birlikte işlendiği roman türüdür. Ahmet Midhat Efendi bu tarzda eserler kaleme almıştır.
Mahalli SöyleyişHalkın günlük konuşma diline ait deyimlerin, yerel ağız özelliklerinin ve sokağın sesinin edebî eserlere yansıtılmasıdır. Şinasi'nin Şair Evlenmesi'nden sonra Şemsettin Sami'nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanında da görülmüştür.
TipEserlerde bireysel özelliklerinden çok içinde bulunduğu sosyal sınıfın, mesleğin veya zihniyetin ortak özelliklerini temsil eden, olaylar karşısında değişim göstermeyen karakterlerdir. Tanzimat ilk dönem romanlarında Felâtun Bey gibi tipler yaygındır.
Karakter SenteziKahramanların iç dünyalarını, psikolojik derinliklerini, zihinsel çelişkilerini ve zaman içindeki değişimlerini başarılı bir şekilde yansıtma becerisidir. Tanzimat'ın ilk dönem romanlarında bu yön zayıf kalmıştır.
Tanzir EtmekBir sanatçının başka bir sanatçının eserine benzer veya karşılık olarak aynı türde bir eser kaleme almasıdır. Ahmet Midhat Efendi Monte Kristo'ya nazire olarak Hasan Mellah'ı yazmıştır.
Tarihî RomanKonusunu geçmişteki tarihî olaylardan ve gerçek kişiliklerden alan romandır. Türk edebiyatında ilk tarihî roman denemesi Ahmet Midhat Efendi'nin Yeniçeriler'i, tam anlamıyla ilk örneği ise Namık Kemal'in Cezmi'sidir.
Ebcet UsulüHarflere sayısal değerler verilerek tarih düşürme veya bölümleri numaralandırma yöntemidir. Şemsettin Sami, Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanını bu usulle işaretlenmiş otuz altı küçük bölüme ayırmıştır.
Adapte (Uyarlama)Yabancı bir dilde yazılmış eserin, telif bir eser gibi yerli kültür ve hayat tarzına uyarlanarak Türkçeye kazandırılması çalışmasıdır. Tanzimat döneminde bu yola sıkça başvurulmuştur.
Pend-nâmeDivan edebiyatında insana ahlaki dersler veren, öğüt niteliği taşıyan manzum veya mensur eserlerin genel adıdır. Hayâlât-ı Dil gibi geçiş dönemi eserleri bu gelenekten izler taşır.
ZâbitânOsmanlı ordusunda subaylar anlamına gelen kelimedir. Emin Nihat'ın Müsameretname'sindeki ilk hikâyenin kahramanı bir Türk subayıdır.
Mektup TekniğiRoman kahramanlarının birbirlerine yazdıkları mektuplar aracılığıyla olay örgüsünün ilerletilmesi ve iç dünyalarının yansıtılmasıdır. Ahmet Midhat Efendi 'Felsefe-i Zenân'da bu tekniği kullanmıştır.
Sosyal Fayda İlkesiSanatın estetik zevk vermesinden ziyade toplumu aydınlatması, eğitmesi ve ahlaki değerler kazandırması gerektiği anlayışıdır. Tanzimat birinci kuşak yazarlarının temel hareket noktasıdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Müsameretname'nin Yayımlanma Yılları

Emin Nihat tarafından kaleme alınan ve gece sohbetleri anlamına gelen Müsameretname, 1872 ile 1875 yılları arasında cüzler halinde yayımlanmıştır.

Kıssadan Hisse'nin Basıldığı Yer

Ahmet Midhat Efendi tarafından Bağdat'ta Sanayi Mektebi öğrencileri için hazırlanan Kıssadan Hisse adlı kitapçık, 1870 yılında yazarın kendi yönettiği matbaada basılmıştır.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'ın Yayım Tarihi

Şemsettin Sami'nin Türk edebiyatındaki ilk Batı tarzı roman denemesi olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, 1872 sonu ile 1873 başında üç cüz olarak yayımlanmıştır.

Letâif-i Rivâyât'ın Kapsamı

Ahmet Midhat Efendi'nin yirmi beş yıl içinde yayımladığı Letâif-i Rivâyât serisi, yirmi beş kitap içerisinde otuz ayrı hikâye ve kısa romandan oluşan zengin bir külliyattır.

Hasan Mellah'ın Esin Kaynağı

Ahmet Midhat Efendi'nin 1874 yılında yayımladığı Hasan Mellah yahut Sır İçinde Esrar romanı, Alexandre Dumas'nın ünlü Monte Kristo adlı eserine 'tanzir' (benzerlik/karşılık) olarak yazılmıştır.

Felâtun Bey ile Râkım Efendi'nin Basım Yılı

Türk edebiyatında yanlış Batılılaşma temasını işleyen en tanınmış eser olan Felâtun Bey ile Râkım Efendi, Ahmet Midhat Efendi tarafından 1875 yılında yayımlanmıştır.

Müşahedat Romanının Yazılış Özelliği

Ahmet Midhat Efendi'nin 1891 yılında yayımladığı Müşahedat, kendi yazılış sürecini ve yazarın vapurda tanıştığı kişilerin hikâyelerini konu alması bakımından özgün bir üst kurmaca örneğidir.

İntibah Romanının Sansür Serüveni

Namık Kemal'in ilk edebî romanı olan eserin asıl adı 'Son Pişmanlık' iken, sansür kurulu tarafından değiştirilerek 1876 yılında 'İntibah' adıyla yayımlanmasına izin verilmiştir.

Cezmi Romanının Konu Aldığı Dönem

Namık Kemal'in kaleme aldığı ilk tarihî roman olan Cezmi, 16. yüzyılda II. Selim döneminde başlayıp aralıklarla devam eden Osmanlı-İran savaşlarını konu edinmektedir.

93 Harbi ve Etkisi

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi), Osmanlı Devleti'nin büyük toprak kaybetmesine yol açmış, Namık Kemal'in Cezmi romanında İttihad-ı İslam düşüncesine ağırlık vermesinde etkili olmuştur.

Letâif-i Rivâyât'taki Yeniçeriler Hikâyesi

Ahmet Midhat Efendi'nin 1871 yılında Letâif-i Rivâyât serisinde yayımladığı Yeniçeriler, III. Selim dönemini ve Yeniçeri Ocağının bozuluşunu anlatan erken dönem tarihî anlatılarındandır.

Sınavda Dikkat Et

  • Geçiş dönemi eserleri (Muhayyelât, Akabi Hikyayesi, Müsameretname) ve yazarları karıştırılmamalıdır; Vartan Paşa'nın Akabi Hikyayesi'nin Ermeni harfli Türkçe ilk roman olduğu unutulmamalıdır.
  • Şemsettin Sami'nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanının ilk Batı tarzı roman denemesi, Namık Kemal'in İntibah'ının ilk edebî roman, Cezmi'nin ise ilk tarihî roman olduğu sınavda sık sorulan temel bilgilerdir.
  • Ahmet Midhat Efendi'nin sanat kaygısı gütmeyip 'hâce-i evvel' sıfatıyla halkı eğitmeyi amaçladığı, meddah geleneğini sürdürerek eserlerinde okuyucuyla konuştuğu unutulmamalıdır.
  • Namık Kemal ile Ahmet Midhat Efendi'nin roman anlayışları zıttır: Ahmet Midhat gelenekle Batı'yı sentezlerken, Namık Kemal geleneksel anlatıları reddedip doğrudan Batı tekniğini uygulamaya çalışmıştır.
  • Müşahedat romanının Ahmet Midhat Efendi'ye ait olduğu, kendi yazılış sürecini konu alması bakımından üst kurmaca özelliği taşıdığı ve natüralizme karşı iyimserliği savunduğu mutlaka bilinmelidir.
  • Tanzimat 1. kuşak romanlarında psikolojik tahlillerin yetersiz olduğu, kişilerin tek boyutlu (tipler şeklinde) işlendiği ve tesadüflere çokça yer verildiği eleştirel bir detay olarak akılda tutulmalıdır.