Sesli Özet
← Ünite 9

Ünite 9: Cumhuriyet Dönemi, 1970-1980 Dönemi Tiyatromuz — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Premium'u İncele
Metni oku

Cumhuriyet Dönemi, 1970-1980 Dönemi Tiyatromuz. 1970-1980 dönemi oyun yazarlığını ve tiyatro yaşantısını etkileyen en temel faktörler, dönemin çalkantılı sosyo-ekonomik ve politik koşulları ile 1960'lardan devralınan dram sanatı geleneğidir. 12 Mart Muhtırası ve 12 Eylül Darbesi arasında sıkışan bu on yıllık süreç, ödenekli tiyatrolar dahil olmak üzere toplumcu dünya görüşü ekseninde gelişen hareketli bir pratikle geçmiştir. Ancak siyasal baskılar, yasaklamalar ve ekonomik krizler tiyatro sanatını derinden sarsmıştır. Dönem boyunca Devlet Tiyatroları ve İstanbul Şehir Tiyatroları önemli yönetim tartışmaları ve atılımlar yaşamıştır. Muhsin Ertuğrul’un 1974’te Şehir Tiyatroları’nın başına gelmesiyle halkçı bir tiyatro modeli benimsenmiş; halka açık provalar, ucuz biletler, semt tiyatroları ve stadyumda tiyatro gibi 17 maddelik yenilikçi bir eylem planı uygulamaya konulmuştur. Ancak bu idealist girişimler kurum içi çatışmalar ve baskılar nedeniyle kısa sürmüş, Ertuğrul istifa etmiştir. Özel tiyatrolar da bu dönemde büyük ekonomik sıkıntılarla ve yasaklamalarla karşılaşmıştır. Başbakan Ecevit’in önerisiyle kurulan Türk Özel Tiyatrolar Derneği içinde ayrışmalar yaşanmış, Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) ve Dostlar Tiyatrosu gibi öncü topluluklar bu birlikten ayrılarak Devrimci Özel Tiyatrolar Derneği’ni kurmuşlardır. Bu gruplar toplumcu tiyatro anlayışını savunurken, 1970'lerin sonuna doğru artan ekonomik zorluklar ve televizyonun yaygınlaşması seyircinin tiyatrodan uzaklaşmasına yol açmıştır. 1970-1980 dönemi oyun yazarlığı biçimsel olarak Bertolt Brecht’in 'epik tiyatro' anlayışından ve geleneksel Türk gösteri sanatlarının estetiğinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Haldun Taner, Sermet Çağan, Vasıf Öngören ve Oktay Arayıcı gibi isimler bu sentezin öncülüğünü yapmışlardır. Belgeci ve politik oyunlarda epik ögeler egemen olmuş, toplumsal olaylar sahneye taşınmıştır. İçeriksel açıdan dönem oyunları dört ana öbekte incelenebilir: İşçi sınıfı ve emek-sermaye çelişkilerini işleyen oyunlar (Başar Sabuncu'nun Çark'ı, Ahmet Oktay'ın Kurt Dili gibi); köy yaşamındaki dönüşümü, feodalizmi ve köyden kente göç ile gecekondu olgusunu ele alan oyunlar (Recep Bilginer'in Sarı Naciye'si, Ömer Polat'ın Aladağlı Mıho'su gibi); tarih ve mitolojiyi günümüzle bağdaştırarak ele alan tarihsel oyunlar (Turan Oflazoğlu'nun Kösem Sultan'ı, Haldun Taner'in Sersem Kocanın Kurnaz Karısı gibi); ve modern kentleşmenin bireyde yarattığı yabancılaşma ve aile içi çatışmaları yansıtan oyunlar. Bu dönemde yazarlar güncel politika ile iç içe geçmiş, toplumsal olana bireysel olandan daha çok önem vermiştir. Ayrıca Ankara Sanat Tiyatrosu ve Dostlar Tiyatrosu gibi merkezlerde 'grup yazarlığı' ve 'ortak metin oluşturma' gibi yenilikçi yazarlık yöntemleri Türk tiyatrosuna kazandırılmıştır. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonucunda Türkiye'de demokratik yaşam askıya alınmış, siyasi partiler kapatılmış ve aydınlar, yazarlar ile sanatçılar ağır baskılara maruz kalmıştır. 1402 sayılı yasa ile üniversite öğretim üyelerinin ve sanatçıların görevine son verilmiş, İstanbul Şehir Tiyatroları başta olmak üzere ödenekli kurumlar büyük darbe almıştır. Sanatçılar oto-sansür uygulamaya zorlanmış, suya sabuna dokunmayan oyunlar öne çıkmıştır. Özal dönemiyle birlikte hayatımıza giren liberal ekonomi ve 'köşe dönmecilik' anlayışı, toplumu bireysel çıkarlara odaklanan ve siyasetten uzaklaşan bir yapıya büründürmüştür. Üniversite gençliği 'sıçan yarışı' olarak nitelendirilen kariyer koşturmacasına yönlendirilmiş, toplum içe kapanmıştır. Bu süreçte yaşanan yoksullaşma ve işsizlik artışı, toplumsal duyarsızlaşmayı ve değerler sistemindeki erozyonu hızlandırmıştır. Dünya genelinde ise Doğu Bloku'nun çözülmesi, Berlin Duvarı'nın yıkılması, Yugoslavya'nın kanlı bir şekilde parçalanması ve Ortadoğu'daki Körfez Savaşları gibi dramatik olaylar yaşanmıştır. Bu küresel dönüşümler Türkiye'deki toplumsal ruh halini ve siyasi denklemi doğrudan etkilemiştir.