Ontolojik ZamanEylemlerin gerçekleştiği, tecrübe ettiğimiz, algıladığımız ve dilsel ögelere bağlı olmaksızın yaşadığımız gerçek zamandır. Metne göre dilsel araçlardan bağımsız olarak deneyimlenir.
Gramatikal ZamanOlayların zaman sırasını ifade etmek amacıyla –DX, -(y)AcAk, -(X)yor gibi biçimbirimler kullanarak anlattığımız dilsel zamandır. Ontolojik zamanın dil birimleriyle ifade edilebilir hâle gelmesidir.
Kanıtsallık (Evidentsiyellik)Konuşurun cümlede ifade ettiği bilgiyi hangi kaynaklardan (doğrudan şahitlik, duyu organı, çıkarım, başkasından duyma) elde ettiğini gösteren dilbilimsel kategoridir. Örnek: 'Hande geldi' (doğrudan) ile 'Hande gelmiş' (dolaylı) arasındaki fark.
Anaforik ZamanBura ve şimdinin ölçü alındığı gösterime dayalı sistemin sınırlarını zorlayan, konuşma anına veya başka bir noktaya doğrudan konumlandırılamayan, bağlam veya zihinsel unsurlarla geçmiş yorumu kazanan zaman ifadeleridir. Örnek: '1888 yılında Boğaz vapurunda besteleniyor bu güfte.'
Görünüş (Aspect)Eylemin kılınışına ait veya kılınışıyla ilgili bir kesiti görünür hâede getiren dilbilimsel bir kategoridir. Zaman kavramıyla açıklanamayan eylem içi durumları (tamamlanma, sürerme vb.) belirler.
Kılınış (Aktionsart)Eylemin zamansal iç yapısını, evrelerini, ortaya çıkış ve son buluş biçimlerini konu alan anlamsal ve zamansal kategoridir. Eylemlerin doğal karakterini belirler. Örnek: 'öl-' son-dönüşümlü, 'yürü-' dönüşümsüzdür.
Dönüşümlü EylemDoğal bir dönüşüm evresine, kritik bir sınır veya durum değişikliği zirve noktasına sahip olan eylemlerdir. Başlangıçta veya bitişte sınır bulunmasına göre ön-dönüşümlü ve son-dönüşümlü olarak ayrılır. Örnek: 'ulaş-', 'öl-'.
Sınırlar Arası Bakış (Intraterminality)Eylemin başlangıç ve bitiş sınırları arasındaki bir kesiti gözlemleyen, eylemin bitip bitmediği hakkında bilgi vermeksizin devam ettiğini bildiren bakış açısıdır. Örnek: 'Ali kitap okuyor' cümlesindeki –(X)yor eki.
Sınır Sonrası Bakış (Postterminality)Eylemin kritik sınırının aşıldığı bir kesiti gözlemleyen, Türkçede –mXş biçimbirimiyle işaretlenen görünüşsel bakış açısıdır. Örnek: 'Kayıp eşyalar bulunmuş' cümlesinde bulma eyleminin sınırı aşılmıştır.
Öngörülü Bakış (Prospectivity)Belirgin bir sınır vurgusu yapmaksızın, eylemi gelecek projeksiyonuyla bir bütün olarak sunan, Türkçede –(y)AcAk biçimbirimiyle işaretlenen görünüşsel bakış açısıdır. Örnek: 'Tatılde İzmir’e gideceğiz.'
Kiplik (Modality)Konuşurun bilginin gerçekliğine dair tutumunu, inançlarını, yükümlülüklerini, isteklerini ve yeterliliklerini ifade eden anlamsal bir kategoridir. Örnek: Olasılık, zorunluluk veya dilek anlamları.
Kip (Mood)Kipliğin ifadesini sağlayan, biçimsel açıdan gramatikalleşmiş morfolojik işaretleyiciler yani eklerdir ve fiil çekim kategorisiyle ifade edilir. Örnek: Gereklilik kipi (-mAlI) veya şart kipi (-sA).
Bilgi Kipliği (Epistemik Modalite)Konuşurun, bilginin gerçekliğine dair tutum ve yargılarını, eylemin gerçekleşme ihtimaline yönelik tahmin, şüphe veya varsayımlarını yansıtan kiplik alt kategorisidir. Örnek: 'Ayşe ödevini bitirmiş olmalı.'
Eylem Kipliği (Event Modalite)Konuşuru veya eyleyiciyi harekete geçiren etkenlerin dış kaynaklı otoritelere (yükümlülük kipliği) veya iç dinamiklere (dinamik kiplik) bağlı olduğunu inceleyen kiplik dalıdır. Örnek: 'Ödevimi bitirmeliyim' (yükümlülük).
Sözdizimsel İsimleştiriciGeleneksel gramerde fiilimsi olarak bilinen eklerin, kalıcı sözlüksel isimler türetmek yerine sözdizim içinde fiillerin isim gibi kullanılmasını sağlayan işlevidir. Örnek: 'Her gün aynı yoldan geçeceğini biliyordu.'
Odaklılık (Focality)Görünüş biçimbirimleriyle işaretlenen görüntüleme alanının darlığı ve buna bağlı psikolojik yoğunluk, eylemsel hareketlilikle ilgili ölçüsel bir parametredir. Örnek: 'İşte Ali geliyor' yüksek odaklıdır.
Sözlüksel Kelime YapımıDilin isim, sıfat, zarf ve fiil türlerindeki kelimelerinden yapım ekleri (biçimbirimler) yardımıyla yeni kelimeler türetme sürecini inceleyen alanıdır.