İnfografik
← Ünite 7
Türkçe Cümle Bilgisi 1

Ünite 7: Birleşik İsim Grubu ve Unvan Grubu

Birleşik İsim Grubu ve Unvan Grubu - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 131
Wilhelm von Humboldt ve Dilin İç Bünyesi
1767-1835 yılları arasında yaşamış olan Alman bilgin Humboldt, her dilin kendine özgü bir anlama ve düşünme yolu olduğunu savunmuştur. 'Innere Sprachform' (iç biçim) terimiyle dillerin dünyayı farklı algıladığını öne sürerek dilbilime yön vermiştir.
Leo Weisgerber ve Dil Ara Dünyası
Humboldt’un görüşlerini geliştirerek içerik merkezli bir inceleme yöntemi getiren Weisgerber, dili 'dünyayı söze dönüştürme olayı' olarak tanımlar. İnsanların dış dünyayı doğrudan değil, dil ara dünyası üzerinden algıladığını savunmuştur.
Hopi Dilinde İlginç Adlandırma
Kuzey Amerika'da Arizona'da konuşulan Hopi dilinde dille gerçeklik ilişkisine örnek olarak; böcek, uçak ve pilot kavramları tamamen aynı sözcükle, yani 'masa’ytaka' kelimesiyle ifade edilmektedir.
Aztek Dilinde Kar ve Buz Ayrımı
Whorf’un incelediği Aztek dilinde soğuk, buz ve kar kavramları aynı köke getirilen farklı soneklerle türetilmiştir. Örneğin 'buz' ad görevindeyken, 'kar' sözcüğü etimolojik olarak 'buz sisi' anlamına gelmektedir.

Anahtar Kavramlar

Kelime Grubuİki veya daha fazla kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu, tek kelimeye denk olan ve yargı bildirmeyen gramer birimidir. Sözlük unsurunun tek başına yetersiz kaldığı durumlarda anlam netliğini sağlamak için kurulur.
Birleşik İsim Grubuİki veya daha fazla ismin yan yana gelerek bir varlığa ya da nesneye özel ad olması durumudur. Tamlama özelliği taşımaz ve ad-soyadından oluşan kişi isimlerinin tamamı bu gruba girer; örneğin 'Mehmet Akif Ersoy'.
Unvan GrubuBir kişi ismiyle birlikte kullanılan akrabalık, meslek, rütbe veya yakınlık belirten kelimelerin oluşturduğu özel ad öbeğidir. Unvan sonda yer alır ve vurgu birinci unsur üzerindedir; örneğin 'Süleyman Efendi'.
Anlamın Resim KuramıWittgenstein’ın düşünmeyi olanaklı kılan resimlerin olgusal ilişkileri yansıtan kelimelerin bir araya gelmesiyle oluştuğunu savunan yaklaşımıdır. Dil ile temsil ettiği şey arasındaki aynılığa dayanır.
Yanaşmalık ÖbekJean Deny’nin tamamlama ilişkisi bulunmayan, kelimelerin sadece yan yana gelmesi esasına dayanan birleşik isim grupları için kullandığı nitelendirmedir.
Dilin İç Biçimi (Innere Sprachform)Wilhelm von Humboldt’un dilbilime kazandırdığı, her dilin kendine özgü bir anlama ve düşünme yolu bulunduğunu, dolayısıyla dillerin sözcüklerinin tam eşanlamlı olmadığını savunan kavramdır.
Dil Ara DünyasıLeo Weisgerber okulunun benimsediği, insanların dış dünyayı doğrudan değil, zihinlerinden ve dilin süzgecinden geçirerek algıladıkları alanı ifade eden kavramdır.
Sapir-Whorf Varsayımıİnsanoğlunun herhangi bir şeyi kendi dilinin yapısının yerleşik olduğu temel şemaya göre anladığını ve anlattığını savunan, dille gerçeklik arasındaki ilişkiyi inceleyen dilbilim varsayımıdır.
Dil Kavramaları (Sprachzugriffe)Weisgerber okuluna göre zihnin dış dünyadan kavrayıp aldığı ve birbiriyle sınırlanmış ögelerden oluşan dilsel birimlerdir.
Genel Anlambilim Akımı1930'larda Korzybski ile başlayan, dillerin yapısının insanoğlunun bilgi dünyasını etkilediğini ve insanın gerçeği ancak dil aracıyla tanıyabileceğini savunan akımdır.
Özel Ad ÖbeğiKaraağaç'ın sınıflandırmasında hem birleşik isim grubunu hem de unvan grubunu kapsayan, özel adları oluşturan üst çatı terimidir.

Diğer Önemli Bilgiler

1930'lar Korzybski ve Genel Anlambilim

1930'larda Amerika'da Korzybski ile başlayan genel anlambilim akımı, dillerin yapısının insanın bilgi dünyasını doğrudan etkilediğini ve insanın gerçeği ancak dil aracıyla tanıyabileceğini savunmuştur.

Jean Deny'nin 'Yanaşmalık Öbekler' Tanımı

Ünlü Türkolog Jean Deny, Türk Dil Bilgisi eserinde birleşik isim gruplarını tamlama ilişkisi olmayan, kelimelerin ek almadan yan yana gelmesiyle oluşan yapılar için 'yanaşmalık öbekler' olarak adlandırmıştır.

Fransızca ve Almancada Baş Dönmesi Farkı

Anlatım yolu sorununa somut bir örnek olarak; Fransızcada baş dönmesi 'j’ai le vertige' (baş dönmem var) şeklinde sahip olunan nesne gibi düşünülürken, Almancada 'güçsüz, bilinçsiz kalmak' anlamındaki eylemlerden türetilmiştir.

Türkçede Renk Adlandırmaları

Hint-Avrupa dillerinde yeşil, mavi, sarı gibi renkler 'parlamak/ışık vermek' kökünden türetilirken; Türkçede 'yeşil' kelimesi 'yaş'tan, 'mavi' (eski kök gök) ise gök (sema) kavramına dayalı olarak bambaşka köklerle ilişkilendirilmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Birleşik isim gruplarının tamlama özelliği taşımadığını ve çekim eki almadığını unutmayın; sınavda tamlama olarak veren çeldiricilere dikkat edin.
  • Birleşik isim grupları ile unvan gruplarındaki vurgu yerlerini karıştırmayın: Birleşik isim grubunda vurgu *son* isimde, unvan grubunda ise *birinci* isimde (isim unsuru) yer alır.
  • Unvan unsurunun atılması durumunda anlamın durumunu test edin: Unvan grubundan unvan çıkarıldığında kişi isminin anlamı bozulmaz, ancak birleşik isim grubunda eksilme olur.
  • Kalıplaşarak yer ismi olmuş unvan gruplarına (Örn: Haydarpaşa, Kemalpaşa) dikkat edin; bunlar yapısal olarak unvan grubundan çıkıp birleşik isim olmuştur.
  • Wilhelm von Humboldt’un 'dilin iç biçimi' (innere Sprachform) ve Leo Weisgerber’in 'dil ara dünyası' kavramlarını karıştırmayın, sorular sıkça bu teorisyenler üzerinden gelmektedir.
  • Birleşik isim gruplarının genel sözlükte cins isim olarak yer almadığını, ansiklopedilerde açıklama maddesi olabileceğini unutmayın.