Özet
← Ünite 6

Ünite 6: Fosfosfingozidler, Glikolipidler ve Sınıflandırması, Ganglizoidler, Mumlar, Steroidler — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Sifingolipitler ve Sifingomyelinler

Sifingolipitlerin kimyasal yapısında gliserol molekülü bulunmaz; bunun yerine sifingozin veya onun benzeri bir amino alkol baz yapısı yer alır. Genellikle beyin ve sinir dokularında oldukça bol miktarda bulunurken, bitki hücre zarlarında ise daha az miktarlarda gözlenir.

Sifingolipitler temel olarak iki ana gruba ayrılır: Sifingomyelinler ve glikosifingolipitler. Sifingomyelinler; sifingozin, bir yağ asidi, fosforik asit ve kolin ya da benzeri azotlu polar bir baş grubundan meydana gelir.

Yağ asidi molekülü, sifingozinin ikinci karbon atomunda yer alan amin grubu ile amit bağı kurarak bağlanır. Sifingozin ve yağ asidinin birleşmesiyle oluşan bu temel yapıya 'seramit' adı verilir. Seramitler doğada hayvan ve bitki dokularında az miktarda bulunur.

Seramit molekülüne fosforik asit ve kolin eklenmesiyle sifingomyelinler meydana gelir. Bu bileşikler özellikle sinir sisteminin miyelin kılıfında ve beyin dokusunda yüksek oranda bulunarak yapısal ve yalıtkanlık görevleri üstlenir.

2Glikosifingolipitler ve Sınıflandırması

Glikosifingolipitler, yapılarında seramite kovalent veya benzer bağlarla bağlı şeker molekülleri barındıran bileşiklerdir. Temelde seramitin karbonhidrat türevleri olarak sınıflandırılırlar.

Bu lipidler hücre zarlarının dış yüzeyinde yer aldıkları için kan grupları ve diğer dokulara spesifik kimyasal özellikler ile hücresel tanıma özellikleri kazandırırlar. Yapıdaki karbonhidrat zincirine bağlı olarak serebrozitler ve gangliozitler olmak üzere iki alt gruba ayrılırlar.

Serebrozitler, seramit ile bir heksoz molekülünün birleşmesinden oluşur. Heksoz olarak genellikle galaktoz içerirler; ancak sinir dokusu dışındaki bazı dokularda galaktozun yerini glikoz alabilir.

Seramite bağlı olan yağ asidi genellikle uzun zincirli doymuş bir yağ asididir. 24 karbonlu doymuş bir yağ asidi olan lignoserik asit içeren serebrozitlere kerazin, serebronik asit içerenlere ise serebron adı verilir.

3Gangliozitler ve Sabunlaşmayan Lipitler

Gangliozitler, özellikle merkezi sinir sistemindeki ganglion hücrelerinde, dalak dokusunda ve eritrositlerde yüksek konsantrasyonlarda bulunan karmaşık glikosifingolipitlerdir.

Yapılarında seramite bağlı olarak dallanmış oligosakkarit grupları yer alır. Bu oligosakkaritlerin yapısında glikoz, galaktoz, N-asetilgalaktozamin ve siyalik asit gibi şeker türevleri bulunur.

Yapıda siyalik asit bulunması, molekülün fizyolojik pH olan 7 değerinde net bir negatif yük taşımasına neden olur. Özellikle beynin gri maddesi gangliozitler bakımından oldukça zengindir.

Sabunlaşmayan lipitler ise yapılarına yağ asidi içermeyen ve klasik anlamda hidroliz olamayan bileşiklerdir. Prostaglandinler, yağda çözünen vitaminler, steroit hormonlar, safra asitleri ve terpenler bu gruba dahil edilir.

4Prostaglandinler ve Terpenler

Prostaglandinler ilk kez 1930'lu yıllarda fark edilmiş, ancak bu kompleks bileşiklerin saf olarak izole edilmesi ancak 30 yıl sonra mümkün olabilmiştir. En yoğun olarak seminal sıvıda, prostat bezinde ve böbrek üstü bezlerinde bulunurlar.

Biyolojik olarak kan basıncını düşürme ve düz kasların kasılmasını sağlama gibi kritik etkilere sahiptirler. Bunun yanı sıra her bir prostaglandin türünün kendine has fizyolojik rolleri bulunmaktadır.

Terpenler tamamen bitkisel kaynaklı bileşikler olup, yapısal olarak izopren birimlerinin polimerleşmesinden türemiştir. Doğal halde serbest izopren molekülü bulunmaz; ancak izopren birimleri zincir ya da halkalı yapılar oluşturmak üzere birleşir.

İçerdikleri izopren birimi sayısına göre sınıflandırılırlar: 2 izoprenden oluşanlara monoterpen, 3 izoprenden oluşanlara seskiterpen, 4 izoprenden oluşanlara diterpen ve 6 izoprenden oluşanlara triterpen denir.

5Steroller, Kolesterol ve Safra Asitleri

Steroller, karakteristik steroit halka sistemi üzerinde bir hidroksil (OH) grubu bulunduran lipit türevleridir. Hidroksil grubu genellikle halkadaki 3. karbon atomuna bağlıdır.

Molekülün 17. karbonunda bir yan zincir yer alır ve çoğunlukla steroit halkanın 5. ve 6. karbonları arasında bir çift bağ bulunur. Seks hormonlarında yan zincir bulunmazken, adrenal kortikosteroitlerde 2, safra asitlerinde 5, kolesterolde 8 ve diğer sterollerde 8-10 karbonlu yan zincirler vardır.

Safra asitleri steroit yapısında olup, kolesterole kıyasla çok daha kısa yan zincirlere sahiptir ve doğrudan karaciğerde kolesterolden sentezlenir.

Sağlıklı bir yetişkin insanda her gün metabolize olan yaklaşık 800 mg kolesterolün yarısından fazlası safra asitlerinin sentezi için harcanır ve feçesle günde ortalama 0,5 gram safra asidi atılır.

6Plazma Lipitleri ve Lipoproteinler

Plazma lipitleri; triaçilgliseroller, fosfolipitler, kolesterol, kolesterol esterleri ve çok düşük miktarlarda serbest yağ asitlerinden oluşur. Bu bileşenlerin plazmadaki konsantrasyonları yaşa, cinsiyete ve beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak değişir.

Lipitler esasen hidrofobik karakterli olduğundan, kan plazması gibi sulu bir ortamda tek başlarına çözünemezler. Kan içerisinde taşınabilmek için proteinlerle birleşerek hidrofilik nitelikteki lipoproteinleri oluştururlar.

Bağırsaklardan veya karaciğerden emilen triaçilgliseroller kana şilomikronlar ve lipoproteinler halinde verilir. Lipoproteinlerdeki protein kısımlarının büyük kısmı karaciğerde, bir kısmı ise ince bağırsaklarda sentezlenir.

İmmünelektroforetik analizlerle fizyolojik ve klinik teşhis açısından önem taşıyan 5 ana lipoprotein sınıfı tanımlanmıştır: Şilomikronlar, VLDL, IDL, LDL ve HDL.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250