Borçlunun uyarlama talep edebilmesi için olağanüstü durumun borçludan kaynaklanmaması, ifanın dürüstlük kuralına aykırı derecede zorlaşması ve borcun henüz ifa edilmemiş veya haklar saklı tutularak (ihtirazi kayıtla) ifa edilmiş olması gerekir.
Temsilcinin temsil edilen adına dava açabilmesi, sulh olabilmesi, hakeme başvurabilmesi, kefil olabilmesi, taşınmazı devredebilmesi veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tesis edebilmesi için kendisine mutlaka özel yetki verilmiş olması şarttır.
Temsilci hukuki işlemi yaparken temsilci sıfatını bildirmezse, işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak karşı taraf temsil ilişkisini durumun gereğinden çıkarabiliyorsa veya kiminle işlem yaptığının önemi yoksa, işlem doğrudan temsil edileni bağlar.
Yetkisiz temsilcinin işlem yaptığı üçüncü kişi, temsil olunana uygun bir süre vererek işlemi onaylayıp onaylamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, üçüncü kişi işlemle bağlı olmaktan kurtulur.
Temsil olunan, temsil yetkisi verdiğini üçüncü kişilere bildirmiş ancak bu yetkiyi geri aldığını onlara bildirmemişse, yetkinin geri alındığını iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez ve yapılan işlemle bağlı kalır.
Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında kendiliğinden sona erer.
Temsil yetkisi sona eren temsilci, kendisine verilmiş olan yetki belgesini temsil olunana geri vermekle veya hâkimin belirleyeceği yere bırakmakla yükümlüdür. Aksi halde doğacak zararlardan temsil olunan sorumludur.
Temsilci, yetkisinin sona ermiş olduğunu bilmediği sürece, temsil olunan veya halefleri, temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemlerin sonuçlarıyla bağlı kalmaya devam ederler.