Sesli Özet
Ana Sayfa » Atatürk Üniversitesi ATA AÖF » Sağlık Yönetimi Lisans Programı » Sağlık Kurumlarında Maliyet Yönetimi
← Ünite 2

Ünite 2: Sağlık Kurumlarında Maliyet Türleri — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Metni oku

Genel anlamıyla maliyet, belirli bir sonuca ulaşmak için katlanılan tüm fedakârlıkların parasal ifadesidir. Bu fedakârlıklar; hizmet üretimi için yapılan tüketim, harcama veya diğer çıkarların feda edilmesi şeklinde ortaya çıkabilir. Sağlık kurumlarında maliyet kavramının doğru anlaşılması, yöneticilerin kaynak tahsisi ve karar verme süreçlerinde etkinlik sağlaması açısından kritik öneme sahiptir. Karar verme süreçlerinde özellikle üç önemli maliyet kavramı öne çıkar: ek maliyet (incremental cost), batmış maliyet (sunk cost) ve fırsat maliyeti (opportunity cost). Ek maliyet, alınan bir karar sonucunda ortaya çıkan ek harcamaları ifade ederken; batmış maliyet, geçmişte yapılmış ve geri kazanılamayan maliyetlerdir. Fırsat maliyeti ise seçilmeyen en iyi alternatifin kaybedilen getirisi olarak tanımlanır. Güncel sağlık yönetimi literatüründe sık vurgulanan ekonomik maliyet ile muhasebe maliyeti ayrımı, maliyet analizlerinde kritik öneme sahiptir. Muhasebe maliyeti, ilgili sonuca ulaşmak için fiilen yapılan harcamaların toplamıdır. Buna karşın ekonomik maliyet, hem fiili harcamaları hem de vazgeçilen fırsatların değerini kapsar. Örneğin, hastane kendi mülkü olan binada hizmet veriyorsa, muhasebe maliyetinde kira gideri görünmez; ancak ekonomik maliyet analizinde binanın alternatif kira getirisi dikkate alınır. Gider, işletmeye ekonomik yarar sağlamak amacıyla yapılan harcama veya tüketimdir. Hasılattan düşülen ve faydası tükenmiş maliyetler gider kabul edilir. Maliyetin gidere dönüşmesi için yararının belirli bir dönemde tükenmiş olması gerekir. Harcama ise bir varlığın edinilmesi, hizmetin sağlanması veya zararın karşılanması için yapılan ödeme, mal veya hizmet sunma ya da borçlanma şeklindeki fedakârlıkları kapsar. Normal faaliyetler dışında, işletmenin varlıklarının yarar sağlama potansiyelini azaltan ve ölçülebilir kayıplar ise 'zarar' olarak adlandırılır. Örneğin, bir hastanede doğal afet nedeniyle kullanılamaz hale gelen cihazların değer kaybı zarar olarak kaydedilir. Muhasebede maliyeti ölçülen unsura ise 'maliyet objesi' denir ve sağlık kurumlarında bu obje çoğunlukla bir hizmet birimidir. İş hacmi, belirli bir dönemde üretim veya hizmet sunum düzeyini ifade eder ve 'faaliyet hacmi', 'etkinlik hacmi' veya 'çalışma hacmi' olarak da adlandırılır. Bu kritere göre maliyetler; sabit maliyetler, değişken maliyetler ve karma (yarı sabit veya yarı değişken) maliyetler olarak üçe ayrılır. Sabit maliyetler, hizmet üretim hacmi artsa da azalsa da toplam tutar olarak değişmeyen maliyetlerdir. Örneğin bina kirası, amortisman, yöneticilerin sabit maaşları sabit maliyettir. Sabit maliyetler kısa dönemde sabit kalırken uzun dönemde kapasite artışı veya azalışına bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle sabit maliyetler aynı zamanda 'kapasite maliyetleri' olarak da adlandırılır. Sabit maliyetler kendi içinde ikiye ayrılır: Yapısal maliyet ve programlanmış maliyet. Yapısal maliyet, işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için zorunlu olarak katlanılan ve kısa dönemde yönetici kararlarından etkilenmeyen maliyetlerdir (ör. bina amortismanı). Programlanmış maliyet ise üst yönetimin kararlarıyla bütçelendirilen ve belirli dönemde harcanmasına izin verilen maliyetlerdir (ör. yıllık bakım-onarım ödenekleri, reklam giderleri). Toplam sabit maliyet grafiğinde üretim hacmi artsa bile toplam maliyet yatay seyir izlerken, birim başına sabit maliyet grafiğinde üretim hacmi arttıkça birim maliyet düşüş gösterir. Belirli bir faaliyet hacminde ve belli bir dönemde toplam olarak sabit maliyetler sabit kalırken, birim başına değişken olup faaliyet hacmi arttıkça birim sabit maliyet azalış gösterir. Değişken maliyet, hizmet üretim hacmiyle aynı yönde ve aynı oranda değişen maliyet türüdür. Sağlık kurumlarında üretim yapılmadığında bu maliyetler ortaya çıkmaz. Örneğin, laboratuvar testlerinde kullanılan reaktifler ve enjektörler üretim miktarıyla doğru orantılı olarak artar ya da azalır. Toplam değişken maliyet, faaliyet hacmi arttıkça aynı oranda artar, düştüğünde azalır. Bu nedenle toplam değişken maliyet eğrisi üretim hacmine göre doğrusal bir şekilde yükselir. Birim değişken maliyet ise üretim miktarına bağlı olmaksızın sabit kalır; yani bir birim hizmet için kullanılan reaktifin maliyeti üretim hacmi artsa da aynı kalır. Karma maliyet, hem sabit hem değişken unsurları birlikte içeren maliyetlerdir ve iki alt gruba ayrılır. Yarı değişken maliyet, hizmet üretimi olmasa bile ortaya çıkabilen ancak üretim hacmi arttıkça değişkenlik gösteren maliyetlerdir. Örneğin, bakım ekibine ödenen sabit maaş (sabit kısım) ve arıza oldukça artan tamir maliyetleri (değişken kısım). Yarı sabit (basamaklı) maliyet ise belirli bir kapasiteye kadar sabit kalan, ancak kapasite aşıldığında basamaklı artış gösteren maliyetlerdir. Örneğin, hemşire sayısının belirli hasta kapasitesini aşınca artırılmasıyla oluşan ek personel gideri karma maliyetlerin basamaklı yapısına örnektir. Maliyetler hizmete yüklenme biçimlerine göre ikiye ayrılır: direkt (doğrudan) ve endirekt (dolaylı) maliyetler. Bu sınıflandırmadaki temel kriter, maliyetin belirli bir hizmet üretim birimine doğrudan yüklenip yüklenemediğidir. Direkt maliyetler, üretilen hizmetlerle doğrudan ilişkilendirilebilen ve ne kadar tüketildiği kolayca izlenebilen maliyetlerdir. Örneğin ameliyat sırasında kullanılan cerrahi setler, laboratuvar testlerinde kullanılan reaktifler ve bu hizmetlerde görev alan sağlık personelinin işçilik giderleri direkt maliyettir. Endirekt maliyetler ise belirli bir hizmet üretim birimine doğrudan yüklenemeyen ancak çeşitli dağıtım anahtarlarıyla hizmetlere paylaştırılabilen maliyetlerdir (ör. hastane genel yönetim giderleri, enerji, temizlik). Kapsam açısından maliyetler tam maliyet ve değişken maliyet olarak ikiye ayrılır. Tam maliyet, dönem içinde ortaya çıkan tüm hizmet üretim maliyetlerini kapsar. Sabit, değişken, direkt ve endirekt maliyetlerin tamamı bu kapsamda değerlendirilir. Değişken maliyet ise sadece değişken unsurları dikkate alır; direkt olanların tamamı ile endirekt olanların sadece değişken kısmını içerir. Zamanlama açısından maliyetler fiili, tahmini (bütçelenmiş) ve fırsat maliyeti olarak incelenir. Fiili maliyet gerçekleşmiş ve tahakkuk etmiş giderleri (ör. ay sonu elektrik faturası) ifade ederken, tahmini maliyet hizmet sunulmadan önce bütçe planlamasında öngörülen maliyetlerdir. Kontrol edilebilirlik açısından maliyetler, kontrol edilebilen ve kontrol edilemeyen maliyetler olarak ikiye ayrılır. Kontrol edilebilen maliyetler, yöneticilerin karar ve faaliyetlerinden doğrudan etkilenen giderlerdir (ör. fazla mesai düzenlemeleri, malzeme kullanımında tasarruf). Kontrol edilemeyen maliyetler ise yöneticilerin kontrolü dışında gelişen ve kararlarla kısa vadede değiştirilemeyen maliyetlerdir (ör. döviz kuru dalgalanmaları, enflasyon, pandemi harcamaları). Bu sınıflandırma, yönetim muhasebesinde sorumluluk muhasebesi sisteminin kurulmasında kritik rol oynar; böylece her yönetici yalnızca kendi kontrol alanına giren maliyetlerden sorumlu tutulur. Sağlık kurumlarında hizmet maliyetini oluşturan üç temel unsur bulunmaktadır: direkt ilk madde ve malzeme maliyeti, direkt işçilik maliyeti ve genel hizmet maliyeti. Direkt ilk madde ve malzeme maliyeti, üretilen hizmetlerle doğrudan ilişkilendirilebilen ve tüketim miktarı izlenebilen hammadde ve malzeme maliyetlerinden oluşur (ör. ameliyat setleri, ilaçlar, serumlar). Direkt işçilik maliyeti, hizmetin üretilmesine doğrudan katkı sağlayan ve miktarı izlenebilen hekim, hemşire ve teknisyen ücretlerini kapsar. Sağlık kurumlarında toplam hizmet maliyetinin en büyük payını genellikle işçilik maliyetleri oluşturur. Genel hizmet maliyeti, direkt ilk madde ve malzeme maliyeti ile direkt işçilik maliyeti dışında kalan tüm hizmet üretim giderlerini kapsar. Bu maliyetler endirekt nitelikte olup çeşitli dağıtım anahtarları ile hizmetlere paylaştırılır (ör. enerji, temizlik, güvenlik, amortisman). Maliyetler işletme fonksiyonlarına göre sınıflandırıldığında ise tedarik, üretim, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge), pazarlama-satış-dağıtım, genel yönetim ve finansman giderleri olarak gruplandırılır. Bu sınıflama, kurum içi faaliyetlerin hangi aşamada ne kadar maliyet yarattığının izlenmesini ve bütçe planlamasını kolaylaştırır. Maliyet merkezleri (gider yerleri), maliyetlerin biriktiği, izlendiği ve kontrol edildiği iş istasyonlarıdır. Esas maliyet merkezleri sağlık hizmetinin doğrudan üretildiği birimlerdir (ör. acil servis, poliklinikler). Destek maliyet merkezleri ise esas birimlere dolaylı katkı sağlayan birimlerdir (ör. başhekimlik, bilgi işlem, sterilizasyon). Muhasebe sisteminde maliyet merkezleri desimal sistem esas alınarak 10 ile 80 arasında kodlanır. Gider çeşitleri de desimal sistemde 0 ile 7 arasında (ilk madde malzeme, işçi, memur, dışarıdan sağlanan fayda, çeşitli giderler, vergi-harç, amortisman, finansman) sınıflandırılarak raporlanır.