Ders kitabının açık uçlu alıştırmaları. Bunlar çoktan seçmeli sınav sorusu değil — düşünmeni, araştırmanı, kendi cümlelerinle anlatmanı isteyen etkinlikler. Kitabın verdiği örnek yanıtlar kapalı duruyor; önce kendin dene.
Sıra Sizde 1
Bazı eşik altı algı deneylerinde kişilere, takitoskop adı verilen alet yardımıyla bilinç eşiğinin altında kalacak şekilde, farkına varamayacakları kadar kısa bir sürede, üzgün ve mutlu insan resimleri gösterilir. Sonra bu kişilere doğa resimleri gösterilerek resimleri sevip sevmedikleri sorulur. Önceden üzgün insan resmi görenler mutlu insan resmi görenlere nazaran daha az sevdiklerini söylemektedirler. Bu olguyu nasıl açıklarsınız?
Sıra Sizde 2
Bir zombinin, yani dışarıdan bakınca normal bir insan gibi görünen ve davranan, ama nitel zihin durumlarının bilincinden yoksun olan bir varlığın, kişi olabilmesi mümkün olabilir mi?
Alıştırma 1myders hazırladı
Kör görü (blindsight) olgusunu ve bu hastaların deneyimlerini, bilinçli zihin ile bilinçdışı zihinsel süreçler arasındaki ayrımı temel alarak açıklayan kısa bir paragraf yazınız.
Yanıt / ipucu
Kör görü hastaları, görsel veriyi işleyebilmelerine rağmen bunun farkında değildirler; bu durum, duyusal bilginin işlenmesi ile bilinçli farkındalığın birbirinden ayrı süreçler olduğunu kanıtlar.
Alıştırma 2myders hazırladı
Thomas Nagel'in 'Yarasa Olmak Nasıl Bir Şeydir?' makalesinden yola çıkarak, zihinsel durumların öznelliği ile fiziksel durumların nesnelliği arasındaki temel farkı bir örnekle karşılaştırınız.
Yanıt / ipucu
Fiziksel durumlar (örneğin bir beynin elektriksel aktivitesi) herkes tarafından gözlemlenebilirken, zihinsel durumlar (örneğin bir acı hissi) sadece o deneyimi yaşayan özne tarafından birinci şahıs perspektifiyle erişilebilirdir.
Alıştırma 3myders hazırladı
Kant'ın 'aşkın tam algı' (apperception) kavramını, Hume'un kendilik algısına yönelik eleştirisiyle ilişkilendirerek, bilincin deneyimleri birleştirici rolünü tartışınız.
Yanıt / ipucu
Hume kendiliğin sabit olmadığını savunurken, Kant kendilik bilincini tüm deneyimleri bir arada tutan ve sentezleyen zorunlu bir 'aşkınsal ilke' olarak tanımlar.