Locke ve Descartes gibi klasik düşünürlerin bilinci 'zihindekilerin farkında olmak' (iç duyum) olarak tanımladığını, Freud'un ise bilinçdışı zihin hallerini öne sürdüğünü karıştırmayın.
Kör görü (blindsight) hastalarının samimi olarak görmediklerini söylemelerine rağmen doğru tahminler yapabilmesi, bilinçdışı zihinsel durumların en somut kanıtıdır.
Thomas Nagel'in yarasa argümanının zihinsel olguların öznelliğini (birinci şahıs bakış açısı) ve fiziksel kuramların yetersizliğini kanıtlamak için kullanıldığını unutmayın.
Kant'a göre kendiliğin birliğini sağlayan ilkenin deneysel iç duyum değil, a priori 'aşkın tam algı' (apperception) olduğunu sınavda dikkate alın.
Husserl'in 'noema' kavramının nesnenin kendisi değil, bilinçle nesne arasındaki ilişkiyi kuran yapı olduğunu, dışdaki ağaç yanarken noema'nın yanmayacağını hatırlayın.
Daniel Dennett'in kartezyen tiyatro modelini ve ayrıcalıklı erişim fikrini reddederek 'heterofenomenoloji' yöntemiyle üçüncü şahıs perspektifini savunduğunu unutmayın.
Panpsişizmin evrendeki her şeyin (termistatlar dahil) bilinçli olduğunu savunduğunu, Yeni Gizemcilerin ise beyin-bilinç bağının bilişsel sınırşar nedeniyle çözülemez olduğunu öne sürdüğünü karıştırmayın.