İnfografik
← Ünite 2
Makro İktisat

Ünite 2: Makro İktisadın Mikro İktisadi Temelleri: Tüketim, Tasarruf ve Yatırım

Makro İktisadın Mikro İktisadi Temelleri: Tüketim, Tasarruf ve Yatırım - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 70
Simon Kuznets ve Tüketim Bulmacası (1946)
Amerikalı iktisatçı Simon Kuznets, Keynes’in Mutlak Gelir Hipotezi’ni ampirik olarak test etmiş ve uzun dönemde harcanabilir gelir artarken Ortalama Tüketim Eğilimi’nin (APC) azalmadığını, aksine sabit kaldığını ve MPC’ye eşit olduğunu keşfetmiştir. 'Tüketim Bulmacası' olarak adlandırılan bu tespit, modern tüketim teorilerinin (Yaşam Boyu ve Sürekli Gelir) geliştirilmesine öncülük etmiştir.
John Maynard Keynes ve Genel Teori (1936)
John Maynard Keynes, 1936 yılında yayımladığı 'İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi' adlı çığır açıcı eserinde ekonomik faaliyetlerin temel belirleyicisinin tüketim ve yatırım harcamaları olduğunu savunmuştur. Büyük Depresyon sonrasında klasik iktisadın piyasa kendi kendine dengelenir görüşünü eleştirerek, devletin harcama politikalarıyla ekonomiye müdahale etmesi gerektiğini savunmuştur.
James Duesenberry ve Nispi Gelir Hipotezi (1949)
James Duesenberry, 1949 yılında yayımladığı çalışmada tüketimin sadece cari gelire değil, bireyin içinde bulunduğu toplumun tüketim düzeyine ve yakın geçmişteki en yüksek gelirine bağlı olduğunu öne sürmüştür. Tüketicilerin gelirleri azalsa bile yaşam standartlarını düşürmeme eğilimini 'Klike Etkisi' (Mandal Etkisi) olarak adlandırmıştır.
Irving Fisher ve Dönemler Arası Tercih Teorisi (1930)
Irving Fisher, 1930 tarihli 'Faiz Teorisi' kitabında tüketicilerin tüketim ve tasarruf kararlarının temel belirleyicisinin dönem tercihi ve sabırsızlık olduğunu açıklamıştır. Fisher, tüketicilerin bütçe kısıtı altında bugün ile gelecek arasında borçlanma ve tasarruf yoluyla nasıl denge kurduğunu matematiksel bütçe doğrusuyla ortaya koymuştur.

Anahtar Kavramlar

Harcanabilir Gelir (Yd)Hanehalkının toplam gelirinden vergilerin çıkarılması ve devlet transfer ödemelerinin eklenmesiyle elde edilen net gelir tutarıdır. Özdeşliği Yd = (Y - T) + TR şeklinde ifade edilir ve tüketim ile tasarrufun en temel belirleyicisidir.
Servet (W)Tüketicinin sahip olduğu menkul (banka mevduatı, döviz, hisse senedi, tahvil, altın) ve gayrimenkul varlıkların piyasa değerlerinin toplamıdır. Servet arttıkça tüketicinin harcama olanakları ve dolayısıyla tüketim talebi de doğru orantılı olarak artar.
Reel GelirTüketicinin parasal geliri ile satın alabileceği mal ve hizmetlerin fiziki miktarını gösteren alım gücüdür. Örneğin 3000 TL gelirle kilogramı 30 TL olan etten 100 kg alınabiliyorsa reel gelir 100 kg ettir.
Otonom Tüketim (C0)Hanehalkının geliri sıfır olsa dahi beslenme, barınma ve giyinme gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için gerçekleştirdiği gelirden bağımsız harcamalardır. Bu harcamalar geçmiş tasarruflardan ya da borçlanılarak finanse edilir.
Uyarılmış TüketimHanehalkının harcanabilir gelirindeki değişmelere bağlı olarak artan veya azalan tüketim harcaması kısmıdır. Tüketim fonksiyonunda c * Yd ifadesiyle gösterilir.
Marjinal Tüketim Eğilimi (MPC / c)Harcanabilir gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının tüketime ayrıldığını gösteren katsayıdır. Değeri 0 ile 1 arasında yer alır ve tüketim eğrisinin eğimini temsil eder.
Ortalama Tüketim Eğilimi (APC)Herhangi bir gelir düzeyinde toplam tüketim miktarının harcanabilir gelir miktarına oranını gösteren katsatıdır (APC = C / Yd). Gelir arttıkça APC azalma eğilimi gösterir.
Otonom Tasarruf (S0)Gelirin sıfır olduğu durumda otonom tüketimi karşılamak için kullanılan negatif tasarruf miktarının mutlak değeridir. Gelir sıfırken otonom tüketim, otonom tasarrufun mutlak değerine eşittir (Co = | - So |).
Marjinal Tasarruf Eğilimi (MPS / s)Harcanabilir gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının tasarrufa yönlendirildiğini gösteren katsayıdır. MPC ile MPS'nin toplamı her zaman 1'e eşittir (MPC + MPS = 1).
Ortalama Tasarruf Eğilimi (APS)Herhangi bir gelir düzeyinde toplam tasarruf miktarının harcanabilir gelir miktarına oranını ifade eder (APS = S / Yd). APC ile APS'nin toplamı her zaman 1'e eşittir (APC + APS = 1).
Mutlak Gelir HipoteziKeynes tarafından ortaya atılan, tüketimin cari harcanabilir gelirin artan bir fonksiyonu olduğunu ve gelir arttıkça ortalama tüketim eğiliminin (APC) azaldığını savunan tüketim hipotezidir.
Klike Etkisi (Mandal / Raket Etkisi)Duesenberry'nin Nispi Gelir Hipotezi'nde yer alan, tüketicilerin gelirleri azalsa bile yaşam standartlarını düşürmek istemeyerek yakın geçmişteki yüksek tüketim alışkanlıklarını korumaya çalışması durumudur.
Yaşam Boyu Gelir HipoteziModigliani, Ando ve Brumberg tarafından geliştirilen, kişilerin tüketimlerini cari gelirlerine değil, çalışma yaşamı boyunca elde edecekleri toplam gelir ve servet beklentisine göre planladıklarını savunan teoridir.
Sürekli Gelir HipoteziMilton Friedman tarafından geliştirilen, tüketicilerin tüketim kararlarını geçici gelirlerine göre değil, uzun vadede istikrarlı bir şekilde kazanmayı bekledikleri 'sürekli gelir'e göre ayarladıklarını belirten hipotezdir.
Brüt Yatırım (GI)Belli bir zaman dilimi içerisinde ekonomide ya da bir firmada gerçekleştirilen bina, makine, envanter gibi tüm yeni yatırımların toplam miktarını ifade eder.
Net Yatırım (NI)Brüt yatırımlardan sermaye mallarının yıpranma payı olan amortismanların (D) çıkarılmasıyla elde edilen net ilave sermaye stokudur (NI = GI - D).
AmortismanlarÜretim sürecinde kullanılan fabrika binası, makine ve teçhizat gibi fiziksel sermaye mallarının zamanla eskimesi, yıpranması ve verimliliğini kaybetmesi sonucu oluşan değer kaybıdır.
Otonom YatırımlarMilli gelirden ve ekonomik dalgalanmalardan bağımsız olarak gerçekleştirilen altyapı, AR-GE ve amortisman gibi yatırımlardır.
Uyarılmış YatırımlarEkonomide harcanabilir gelir seviyesi arttıkça buna paralel olarak artış gösteren yatırımlardır. Gelirdeki değişimin yatırıma yansımasını Marjinal Yatırım Eğilimi (MPI) belirler.
Sermayenin Marjinal Etkinliği (MEC)Sermaye miktarında meydana gelen bir birimlik artışın (yatırımın) firmanın toplam fiziki ürününde yarattığı artışın piyasa fiyatından değeridir, yani sermayenin marjinal ürün değeridir.
Hızlandıran İlkesiNet yatırımın mutlak çıktı düzeyine değil, nihai mal talebindeki veya çıktıdaki değişme oranına bağlı olduğunu açıklayan ilkedir (It = w * ΔY).
Tobin'in q TeorisiJames Tobin tarafından geliştirilen, kurulu sermayenin piyasa değerinin (hisse senedi fiyatları) yenileme maliyetine oranını baz alarak yatırım kararlarını açıklayan teoridir (q > 1 ise yatırım yapılır).
Deflasyonist AçıkDenge GSYH düzeyinin, ekonominin sürdürülebilir potansiyel GSYH düzeyinin altında kaldığı durumda ortaya çıkan ve ekonomide durgunluk ile işsizliğe neden olan talep açığıdır.
Enflasyonist AçıkDenge GSYH düzeyinin, ekonominin potansiyel GSYH düzeyini aşarak aşırı talep yarattığı ve fiyatlar genel düzeyinin yükselmesine yol açtığı durumdur.
Marjinal İthalat Eğilimi (MPI)Ulusal gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının ithal mal ve hizmet alımına harcandığını gösteren katsayıdır (ΔIM = MPI * ΔY).

Diğer Önemli Bilgiler

Milton Friedman ve Sürekli Gelir Hipotezi (1957)

Monetarist iktisadın öncüsü Milton Friedman, 1957 tarihli çalışmasında tüketicilerin kararlarını geçici dalgalanmalara göre değil, yaşam boyu istikrarlı kazanç beklentisi olan 'sürekli gelir'e göre ayarladıklarını kanıtlamıştır. Bu teori, geçici gelir artışlarının (piyango vb.) tüketimi çok az etkilediğini açıklamıştır.

James Tobin ve q Teorisi (1969)

Nobel ödüllü Keynesyen iktisatçı James Tobin, 1969 yılında hisse senedi piyasası fiyatları ile firmaların yatırım kararlarını ilişkilendiren 'Tobin q Teorisi'ni geliştirmiştir. Kurulu sermayenin piyasa değerinin yenileme maliyetine oranına (q) dayanarak firmaların yatırım yapma iştahını açıklamıştır.

John Maurice Clark ve Hızlandıran İlkesi (1917)

John Maurice Clark, 1917 yılında yayımladığı 'İş Hızlandıran ve Talep Yasası' makalesinde net yatırımın mutlak çıktı düzeyine değil, nihai mal talebindeki değişme oranına bağlı olduğunu gösteren Hızlandıran İlkesi'ni iktisat literatürüne kazandırmıştır.

2008 Küresel Finansal Krizi ve Keynesyen Politikalar

2008 yılında ABD'de başlayıp tüm dünyaya yayılan küresel finansal kriz, piyasaların kendiliğinden dengelenemeyeceğini bir kez daha göstermiştir. FED ve diğer büyük merkez bankaları, piyasaya devasa likidite sağlayarak ve tahvil alarak (gevşek para politikası) ekonomileri depresyondan kurtarmak için Keynesyen müdahale yöntemlerini uygulamıştır.

Türkiye Ekonomisi ve 2017 KGF Uygulaması

Türkiye ekonomisinde 2016 yılının üçüncü çeyreğinde yaşanan eksi büyüme sonrasında, hükümet 2017 yılında Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Hazine garantileriyle reel sektöre ucuz kredi imkânı sunmuş, bazı sektörlerde vergi indirimleri uygulamıştır. Bu Keynesyen genişletici maliye politikası sayesinde büyüme oranı %7 düzeyine yükselmiştir.

Türkiye'de Tüketici Kredilerinin Gelişimi (2002-2012)

Türkiye'de tüketici kredilerinin toplam krediler içindeki payı 2002-2007 döneminde hızla artarak %13,4'ten %33,3'e yükselmiş, 2012'de ise %33,5 ile zirve yapmıştır. Bu hızlı artış özel tüketimin GSYH içindeki payını ve hanehalkı borçlanma eğilimini doğrudan etkilemiştir.

Türkiye'de Makro İhtiyati Tedbirler ve Kredi Sınırlamaları

2000'li yılların sonlarından itibaren Türkiye'de cari açığı ve aşırı tüketimi sınırlamak amacıyla BDDK öncülüğünde kredi kartı taksit sürelerine sınır getirilmesi, asgari ödeme oranlarının artırılması ve taşıt/ihtiyaç kredisi vadelerinin daraltılması gibi sıkı makro ihtiyati tedbirler uygulanmıştır.

Robert Hall ve Rassal Yürüyüş Hipotezi

Robert Hall, sürekli gelir hipotezi ve rasyonel bekleyişler teorisini birleştirerek, tüketiciler ellerindeki tüm bilgiyi rasyonel kullandığı takdirde zaman içindeki tüketim değişikliklerinin öngörülemez olduğunu ve 'rassal yürüyüş' (random walk) izlediğini savunmuştur.

David Laibson ve Anlık Memnuniyetin Çekiciliği

Davranışsal iktisatçı David Laibson, tüketicilerin uzun dönemde sabırlı iken kısa dönemde sabırsız davrandıklarını, bu nedenle diyet yapma veya sigarayı bırakma gibi kararlarında zamana göre tutarsızlıklar yaşayarak anlık hazza yöneldiklerini açıklamıştır.

David Ricardo ve Robert Barro Denklik Hipotezi

David Ricardo ve daha sonra Robert Barro tarafından geliştirilen denklik hipotezine göre, devletin vergi indirimleri hanehalkı tarafından gelecekte vergi artışı olarak finanse edileceği öngörüldüğü için harcanmayıp tasarruf edilir; bu nedenle tüketimde bir değişiklik olmaz.

Arthur Smithies ve Sürüklenen Tüketim Hipotezi

Arthur Smithies, kısa dönemde harcanabilir gelir artarken APC'nin azaldığını ancak uzun dönemde şehirleşme, yaşam standardı ve servet artışı gibi faktörlerin tüketimi sürüklemesi sayesinde APC'nin sabit kaldığını savunmuştur.

Sınavda Dikkat Et

  • MPC ve MPS toplamının her zaman 1'e eşit olduğunu unutmayın; sorularda biri verilirse diğeri hemen 1'den çıkarılarak bulunmalıdır.
  • Harcama çoğaltanı formülünün [1 / (1 - MPC)] veya [1 / MPS] olduğunu ve bu katsayının pozitif olduğunu kesinlikle aklınızda tutun.
  • Vergi çoğaltanının harcama çoğaltanından farklı olarak negatif katsayılı olduğuna ( -MPC / MPS ) dikkat edin, çünkü vergi artışı çıktıyı düşürür.
  • Tobin'in q teorisinde q > 1 ise yatırım yapılacağını, q < 1 ise yatırım yapılmayacağını karıştırmayın; piyasa değeri yenileme maliyetini aşmalıdır.
  • Net yatırımın brüt yatırımdan amortismanların çıkarılmasıyla elde edildiğini (NI = GI - D) formül sorularında gözden kaçırmayın.
  • Deflasyonist açıkta denge GSYH'nin potansiyel GSYH'nin altında, enflasyonist açıkta ise potansiyel GSYH'nin üzerinde olduğunu unutmayın.
  • Dış ticaretin varlığının (Marjinal İthalat Eğilimi, MPI) otonom harcamaların bir kısmını yurtdışına akıttığı için çoğaltan etkisini azalttığını hatırlayın.
  • Mutlak Gelir Hipotezi'nin Keynes'e ait olduğunu, Sürekli Gelir Hipotezi'nin Milton Friedman'a ve Yaşam Boyu Gelir Hipotezi'nin Modigliani'ye ait olduğunu eşleştirme soruları için ezberleyin.