Sesli Özet
← Ünite 2

Ünite 2: Yargı Yetkisi ve Yargı Düzenleri — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Metni oku

İdari yargı düzeni, idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların özel hukuk kurallarından ayrı, kendine özgü kurallara tabi tutulması ve bu uyuşmazlıkların bağımsız idari mahkemelerce çözümlenmesi esasına dayanır. Bu sistem literatürde 'idari rejim' olarak adlandırılmakta olup, kökeni Fransa'ya dayanmaktadır. İdari rejimde idareye, kamu yararını gerçekleştirebilmesi amacıyla bireyler karşısında üstün yetki ve ayrıcalıklar (kamu kudreti) tanınmıştır. Buna karşılık, idarenin özel hukuk kurallarına tabi olduğu ve denetiminin genel adliye mahkemelerince yapıldığı sistem ise 'adli idare' (veya adli yargı sistemi) olarak adlandırılır. Fransa'da idari rejimin ve idari yargının doğuşu hukuki zorunluluklardan ziyade siyasal ve tarihi nedenlere dayanır. Krallık döneminde yargı yetkisini kullanan yerel mahkemelerin (Parlement'lar) idareciler üzerindeki baskıcı tutumu, Fransız İhtilali sonrasında yargının idari işlere müdahalesini engelleme arayışını doğurmuştur. Napoléon döneminde kurulan Conseil d'Etat (Devlet Şurası) ve il idare kurulları başlangıçta idari yapıya sahip danışma organları iken, zamanla bağımsız birer yargı mercii haline gelmişlerdir. Conseil d'Etat 1872, il idare kurulları ise 1953 yılından itibaren bağımsız mahkemeler olarak görev yapmaya başlamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu'nda klasik dönemde adli ve idari yargı ayrımı bulunmamaktaydı; idari uyuşmazlıklar kadılar veya Divan-ı Hümayun tarafından çözümlenmekteydi. Tanzimat sonrasında Fransa örneği benimsenerek idari uyuşmazlıkların mülkiye memurlarınca çözülmesi yöntemi getirilmiştir. 1838'de kurulan Meclis-i Vala-yı Ahkâm-ı Adliye, memurların yargılandığı ve idare aleyhine davaların açıldığı ilk idari yargı benzeri merci olmuştur. 1868 yılında ise Meclis-i Vala; Şura-yı Devlet (Danıştay) ve Divan-ı Ahkâm-ı Adliye olarak ikiye ayrılarak adli ve idari yargı ayrımı resmen tesis edilmiştir. Ancak bu dönemde Şura-yı Devlet kararları nihai yargısal hüküm niteliğinde olmayıp, idareye sunulan istişari (görüş bildirici) nitelikte kalmıştır. Cumhuriyet döneminde 1924 Anayasası ile idari davalara bakmak üzere Danıştay'ın kurulması öngörülmüş, bu yapı 1961 ve 1982 Anayasaları ile korunmuştur. Türkiye'de idari yargı teşkilatının modern yapısına kavuşması 1982 yılında idare, vergi ve bölge idare mahkemelerinin kurulmasıyla gerçekleşmiştir. Bu düzenlemeyle iki dereceli (ilk derece mahkemeleri ve temyiz mercii olarak Danıştay) sistem tamamlanmış, daha sonra bölge idare mahkemelerinin istinaf mercii olarak yapılandırılmasıyla idari yargıda üç dereceli (ilk derece, istinaf ve temyiz) yargılama sistemine geçilmiştir. Anayasa'nın 155. maddesine göre Danıştay; idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme (temyiz) merciidir. Aynı zamanda kanunla gösterilen belirli davalara da ilk ve son derece mahkemesi sıfatıyla bakar. Danıştay, yargısal görevlerinin yanı sıra yürütme organına yardımcı olmak üzere idari görevlere de sahiptir. Bu kapsamda, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek ve kanunla gösterilen diğer idari işleri yapmakla yükümlüdür. Danıştay'ın meslek mensupları; Danıştay Başkanı, Danıştay Başsavcısı, Danıştay başkanvekilleri, daire başkanları ve üyelerden oluşmaktadır. Danıştay üyelerinin görev süresi on iki yıl olarak belirlenmiştir ve bir kimse iki defa Danıştay üyesi seçilemez. Üyelerin dörtte üçü idari yargı hâkim ve savcıları arasından Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından; kalan dörtte biri ise Cumhurbaşkanı tarafından kanunda belirtilen idari görevlerde bulunanlar arasından seçilir. Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek üyelerin bakanlık, müsteşarlık, valilik, generallik/amirallik, profesörlük veya kamu kurumlarında genel müdürlük/başhukuk müşavirliği gibi üst düzey görevlerde bulunmuş olmaları gerekir. İdari görevlerden seçilecek kişilerin yükseköğrenimlerini tamamladıktan sonra en az on beş yıl devlet hizmetinde çalışmış olmaları ve birinci derece aylığını kazanılmış hak olarak almaları şarttır. İdari yargı kökenli hâkim ve savcıların Danıştay üyesi seçilebilmesi için ise birinci sınıfa ayrıldıktan sonra en az üç yıl başarıyla çalışmış olmaları ve meslekte toplamda on yedi yılı tamamlamış olmaları zorunludur. Danıştay'ın yönetim ve temsil yetkisi Danıştay Başkanına aittir. Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, Danıştay Genel Kurulu tarafından kendi üyeleri arasından üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla seçilirler. Bu unvanlara seçilebilmek için Danıştay üyeliğinde belirli bir kıdeme sahip olmak gerekir; başkan ve başsavcı için en az altı yıl, başkanvekili ve daire başkanları için ise en az üç yıl üyelik yapmış olma şartı aranır. Bu görevlerin süresi dört yıldır ve süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Danıştay, görevlerini daireler ve kurallar vasıtasıyla yerine getirir. Toplam on daireden oluşan Danıştay'da, dokuz dava dairesi ve bir idari daire (Birinci Daire) bulunmaktadır. Birinci Daire, kamu hizmeti imtiyaz sözleşmelerini incelemek, idari makamlar arasındaki yetki uyuşmazlıklarını çözmek ve memurların yargılanmasına ilişkin mevzuat uyarınca işleri yürütmek gibi idari görevleri yerine getirir. Dava daireleri ise genel olarak bölge idare mahkemelerinin kararlarını temyiz mercii olarak inceler ve kanunla belirlenen davalara ilk derece mahkemesi olarak bakar. Daireler bir başkan ve dört üyenin katılımıyla toplanarak salt çoğunlukla karar verir. Danıştay bünyesinde farklı nitelikte kurullar görev yapmaktadır. Danıştay Genel Kurulu; başkan, başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları, üyeler ve genel sekreterden oluşur ve seçim, içtüzük kabulü gibi genel işleri yürütür. İdari İşler Kurulu ise idari daireden çıkan ve Danıştay Başkanı tarafından havale edilen işleri, imtiyaz sözleşmelerini ve memur yargılamalarına ilişkin itirazları inceler. İdari Dava Daireleri Kurulu ve Vergi Dava Daireleri Kurulu ise ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyiz incelemelerini ve bölge idare mahkemelerinin ısrar kararlarını karara bağlar. İçtihatları Birleştirme Kurulu, Danıştay dairelerinin veya dava daireleri kurullarının kendi aralarında ya da birbirleriyle verdikleri kararlar arasındaki aykırılıkları ve uyuşmazlıkları gidermekle görevlidir. Kurulun kararları Resmi Gazete'de yayımlanır ve bu kararlara Danıştay daireleri, idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır. Başkanlık Kurulu ise üyelerin görev yerlerini belirlemek, daireler arasındaki iş bölümünü düzenlemek ve tetkik hâkimlerinin çalışacağı daireleri tayin etmek gibi idari ve organizasyonel yetkilere sahiptir. Başkanlık Kurulu kararlarına karşı Başkanlar Kurulu'na itiraz edilebilir ve bu itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.