Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Sosyoloji Lisans Programı
» Sosyolojiye Giriş
← Ünite 1
Paylaş
Ünite 1
Toplum, Bilim ve Yöntem
Ünite 2 Eşleştirme
→
Ünite 1: Toplum, Bilim ve Yöntem — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 5
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Sosyoloji
Sosyolojik İmgelem
Sağduyu
Toplum
Toplumsal Davranış
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Hayatımızdaki günlük işleri yürütmek için yararlandığımız, sistematik olmayan, zengin ama dağınık ve bağlantıları belirsiz olan ham bilgidir. Örneğin, geleneksel deneyimlerle ev halkının sağlık sorunlarına yaklaşması sağduyusal bilgidir.
Belirli bir kültürü, ortak toplumsal kurumları paylaşan ve aralarında düzenli, karşılıklı ilişkiler bulunan insanlar topluluğudur. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan insanların oluşturduğu yapı bir toplumdur.
Diğer insanların geçmişte meydana gelmiş, şu anda gelen veya gelecekte meydana gelmesi muhtemel davranışlarına yönelik olan hareketlerdir. Örneğin, iki bisikletlinin çarpışmamak için yönlerini değiştirmesi toplumsal davranıştır.
İnsan toplumlarının, grupların, toplumsal etkileşimin ve toplumsal kurumların yapı ile değişim süreçlerini inceleyen bilim dalıdır. Örneğin, modernleşme süreçlerinin aile yapısı üzerindeki etkilerini sistematik olarak inceler.
C. Wright Mills tarafından geliştirilen; bireysel deneyimler ile toplumsal kurumlar ve tarihteki yerimiz arasında ilişki kurma yeteneğidir. Örneğin, tek bir kişinin işsiz kalmasını kişisel bir sorun, kitlesel işsizliği ise toplumsal bir sorun olarak görmemizi sağlar.
Sosyoloji
— İnsan toplumlarının, grupların, toplumsal etkileşimin ve toplumsal kurumların yapı ile değişim süreçlerini inceleyen bilim dalıdır. Örneğin, modernleşme süreçlerinin aile yapısı üzerindeki etkilerini sistematik olarak inceler.
Sosyolojik İmgelem
— C. Wright Mills tarafından geliştirilen; bireysel deneyimler ile toplumsal kurumlar ve tarihteki yerimiz arasında ilişki kurma yeteneğidir. Örneğin, tek bir kişinin işsiz kalmasını kişisel bir sorun, kitlesel işsizliği ise toplumsal bir sorun olarak görmemizi sağlar.
Sağduyu
— Hayatımızdaki günlük işleri yürütmek için yararlandığımız, sistematik olmayan, zengin ama dağınık ve bağlantıları belirsiz olan ham bilgidir. Örneğin, geleneksel deneyimlerle ev halkının sağlık sorunlarına yaklaşması sağduyusal bilgidir.
Toplum
— Belirli bir kültürü, ortak toplumsal kurumları paylaşan ve aralarında düzenli, karşılıklı ilişkiler bulunan insanlar topluluğudur. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan insanların oluşturduğu yapı bir toplumdur.
Toplumsal Davranış
— Diğer insanların geçmişte meydana gelmiş, şu anda gelen veya gelecekte meydana gelmesi muhtemel davranışlarına yönelik olan hareketlerdir. Örneğin, iki bisikletlinin çarpışmamak için yönlerini değiştirmesi toplumsal davranıştır.
Toplumsal Yapı
— Toplumu oluşturan temel gruplardan ve toplumsal kurumlardan meydana gelen kalıcı, sürekli ve örgütlü ilişkiler ağıdır. Örneğin, bir toplumdaki aile, eğitim ve ekonomi kurumlarının birbirine bağlı düzeni toplumsal yapıyı oluşturur.
Toplumsal Kurum
— Toplumun yapısı ve temel değerlerinin korunması bakımından zorunlu sayılan, nispeten sürekli kurallar ve davranış kalıpları topluluğudur. Örneğin, eğitim kurumu veya din kurumu birer toplumsal kurumdur.
Kurumsallaşma
— Sosyal uygulamaların ve ilişkilerin kurum hâline gelmeye yetecek kadar düzenli ve sürekli hâle gelmesi sürecidir. Örneğin, çevre bilincinin zamanla resmi yasalar ve kurumsal yapılarla güvence altına alınması kurumsallaşmadır.
Toplumsal Olgu
— Bireyin dışında bulunan, zorlama gücü sayesinde kendini kabul ettiren, kolektif biçimde geliştirilmiş düşünme ve hareket biçimleridir. Örneğin, toplumda servetin eşitsiz bir şekilde dağılması bir toplumsal olgudur.
Toplumsal Grup
— Üyelerinin birbirlerinin davranışlarını dikkate alarak karşılıklı etkileşim içinde olduğu, ortak amaç ve beklentileri paylaştığı insan topluluğudur. Örneğin, bir sınıftaki öğrenciler veya bir iş yerindeki mesai arkadaşlarım gruptur.
Benlik
— Bireylerin kendi kimliklerine, özelliklerine ve varlıklarına ilişkin algı ve düşüncelerinin bütünüdür. Örneğin, çocuğun çevresindekilerin kendisine yaklaşımına bakarak kendi kimlik algısını geliştirmesi benliktir.
Statü
— Diğer insanların bireylerin toplum içindeki yerine verdikleri addır ve doğuştan gelen (edinilmiş) ya da sonradan çabayla elde edilen (kazanılmış) olarak ikiye ayrılır. Örneğin, kadın olmak edinilmiş statü, doktor olmak kazanılmış statüdür.
Toplumsal Rol
— Belirli statülere atfedilen ve toplum tarafından bireylerden beklenilen davranış kalıplarıdır. Örneğin, öğretmen statüsüne sahip bir bireyin ders anlatması ve öğrencilere rehberlik etmesi bir roldür.
Rol Çatışması
— Bireyin sahip olduğu rollerden bir ya da birkaçının diğer rollerle uyuşmaması durumunda yaşadığı gerilimdir. Örneğin, polis olan bir babanın operasyonda suçlular arasında kendi çocuğunu bulması rol çatışması yaratır.
Değer
— Toplum ya da sosyal bir grup tarafından önemli görülen, davranışlarımızı yargılarken başvurduğumuz ideal inanç ve standartlardır. Örneğin, Türk toplumunda misafirperverlik önemli bir toplumsal değerdir.
Norm
— Belirli durumlarda insanların nasıl davranmaları gerektiği konusunda ödül ve cezalarla güvence altına alınmış yaptırımı olan kurallardır. Örneğin, kamu alanlarında kıyafet giyme zorunluluğu bir normdur.
Yaptırım
— Toplum üyelerinin normlara uymasını sağlamak için kullanılan, kurala aykırı davranış hâlinde öngörülen olumlu ya da olumsuz sonuçlardır. Örneğin, kırmızı ışıkta geçen bir sürücüye para cezası kesilmesi olumsuz yaptırımdır.
Toplumsallaşma
— Bireylerin üyesi oldukları toplumun kültürünü, değerlerini ve rollerini öğrendikleri etkileşim sürecidir. Örneğin, bir çocuğun aile içinde büyüklere saygı göstermeyi öğrenmesi toplumsallaşmadır.
Teori (Kuram)
— Gözlemlenebilir bir olgunun nedenlerini açıklamaya yöneltilmiş, birbiriyle ilişkili kavramlar ve önermeler sistemidir. Örneğin, Karl Marx'ın toplumsal sınıflar arasındaki çatışmayı açıklayan teorisi.
Hipotez
— Araştırmada incelenen değişkenler arasında olduğunu varsaydığımız, ampirik olarak sınanabilir ya da yanlışlanabilir önermedir. Örneğin, 'Eğitim düzeyi arttıkça gelir düzeyi de artar' bir hipotezdir.
Bağımsız Değişken
— Nedensel ilişkilerde etki eden, değişimin sebebi olan değişkendir. Örneğin, 'çalışma saati' başarısızlık üzerindeki bağımsız değişkendir.
Bağımlı Değişken
— Bağımsız değişkenin etkisine bağlı olarak değişen, sonuç durumundaki değişkendir. Örneğin, bağımsız değişken olan ders çalışmama süresine bağlı olarak düşen 'sınav notu' bağımlı değişkendir.
Güvenirlik
— Bir ölçümün tekrar tekrar yapılması sonucunda yine aynı sonuçların elde edilmesini, yani ölçümün kendi içinde tutarlı olmasını ifade eder. Örneğin, tartının her çıkışta aynı kiloyu göstermesi güvenirliktir.
Geçerlilik
— Ölçüm aracının ölçülmek istenen şeyi hatasız ve doğrudan ölçebilme derecesidir. Örneğin, bir baskülün uzunluğu ölçmek için geçerli bir araç olmaması gibi.
Yöntemsel Çoğulculuk
— Nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birbirinin zayıf yönlerini kapatmak üzere bir arada, iş birliği içinde kullanılabileceğini savunan görüştür. Örneğin, anket bulgularının derinlemesine görüşmelerle desteklenmesi.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
Ünite 1
Toplum, Bilim ve Yöntem
Ünite 2 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım