İnfografik
← Ünite 1
Sosyolojiye Giriş

Ünite 1: Toplum, Bilim ve Yöntem

Toplum, Bilim ve Yöntem - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 27
Auguste Comte ve Sosyolojinin Doğuşu
19. yüzyılda Fransız İhtilali ve Endüstri Devrimi sonrası yaşanan toplumsal kaos ortamında, toplumun bilimsel olarak incelenmesi gerektiğini ilk kez öne süren Auguste Comte, sosyolojinin isim babası olarak kabul edilir.
Charles Wright Mills ve Sosyolojik İmgelem
1916-1962 yılları arasında yaşayan Amerikalı sosyolog C. Wright Mills, bireysel deneyimler ile tarihsel ve toplumsal bağlam arasındaki ilişkiyi açıklamak için 'sosyolojik imgelem' kavramını literatüre kazandırmıştır.
Kingsley Davis ve İzole Çocuk Vakası (Anna)
Kingsley Davis'in 1940'larda tavan arasında tecrit edilmiş olarak bulunan Anna adlı çocuk üzerinde yaptığı inceleme, insan ilişkilerinden mahrum kalan çocukların fiziksel, zihinsel ve dil gelişimlerinin ciddi şekilde zarar gördüğünü kanıtlamıştır.
Türkiye'de Çay Tüketiminin Tarihsel Dönüşümü
Türkiye'de 20. yüzyıla kadar kahve yaygın tüketilirken, II. Dünya Savaşı ve 1970'lerdeki döviz krizleri nedeniyle kahve ithal edilememiş, bu ekonomik ve toplumsal değişim sonucunda günümüzdeki yaygın çay içme alışkanlığı ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kavramlar

Sosyolojiİnsan toplumlarının, grupların, toplumsal etkileşimin ve toplumsal kurumların yapı ile değişim süreçlerini inceleyen bilim dalıdır. Örneğin, modernleşme süreçlerinin aile yapısı üzerindeki etkilerini sistematik olarak inceler.
Sosyolojik İmgelemC. Wright Mills tarafından geliştirilen; bireysel deneyimler ile toplumsal kurumlar ve tarihteki yerimiz arasında ilişki kurma yeteneğidir. Örneğin, tek bir kişinin işsiz kalmasını kişisel bir sorun, kitlesel işsizliği ise toplumsal bir sorun olarak görmemizi sağlar.
SağduyuHayatımızdaki günlük işleri yürütmek için yararlandığımız, sistematik olmayan, zengin ama dağınık ve bağlantıları belirsiz olan ham bilgidir. Örneğin, geleneksel deneyimlerle ev halkının sağlık sorunlarına yaklaşması sağduyusal bilgidir.
ToplumBelirli bir kültürü, ortak toplumsal kurumları paylaşan ve aralarında düzenli, karşılıklı ilişkiler bulunan insanlar topluluğudur. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan insanların oluşturduğu yapı bir toplumdur.
Toplumsal DavranışDiğer insanların geçmişte meydana gelmiş, şu anda gelen veya gelecekte meydana gelmesi muhtemel davranışlarına yönelik olan hareketlerdir. Örneğin, iki bisikletlinin çarpışmamak için yönlerini değiştirmesi toplumsal davranıştır.
Toplumsal YapıToplumu oluşturan temel gruplardan ve toplumsal kurumlardan meydana gelen kalıcı, sürekli ve örgütlü ilişkiler ağıdır. Örneğin, bir toplumdaki aile, eğitim ve ekonomi kurumlarının birbirine bağlı düzeni toplumsal yapıyı oluşturur.
Toplumsal KurumToplumun yapısı ve temel değerlerinin korunması bakımından zorunlu sayılan, nispeten sürekli kurallar ve davranış kalıpları topluluğudur. Örneğin, eğitim kurumu veya din kurumu birer toplumsal kurumdur.
KurumsallaşmaSosyal uygulamaların ve ilişkilerin kurum hâline gelmeye yetecek kadar düzenli ve sürekli hâle gelmesi sürecidir. Örneğin, çevre bilincinin zamanla resmi yasalar ve kurumsal yapılarla güvence altına alınması kurumsallaşmadır.
Toplumsal OlguBireyin dışında bulunan, zorlama gücü sayesinde kendini kabul ettiren, kolektif biçimde geliştirilmiş düşünme ve hareket biçimleridir. Örneğin, toplumda servetin eşitsiz bir şekilde dağılması bir toplumsal olgudur.
Toplumsal GrupÜyelerinin birbirlerinin davranışlarını dikkate alarak karşılıklı etkileşim içinde olduğu, ortak amaç ve beklentileri paylaştığı insan topluluğudur. Örneğin, bir sınıftaki öğrenciler veya bir iş yerindeki mesai arkadaşlarım gruptur.
BenlikBireylerin kendi kimliklerine, özelliklerine ve varlıklarına ilişkin algı ve düşüncelerinin bütünüdür. Örneğin, çocuğun çevresindekilerin kendisine yaklaşımına bakarak kendi kimlik algısını geliştirmesi benliktir.
StatüDiğer insanların bireylerin toplum içindeki yerine verdikleri addır ve doğuştan gelen (edinilmiş) ya da sonradan çabayla elde edilen (kazanılmış) olarak ikiye ayrılır. Örneğin, kadın olmak edinilmiş statü, doktor olmak kazanılmış statüdür.
Toplumsal RolBelirli statülere atfedilen ve toplum tarafından bireylerden beklenilen davranış kalıplarıdır. Örneğin, öğretmen statüsüne sahip bir bireyin ders anlatması ve öğrencilere rehberlik etmesi bir roldür.
Rol ÇatışmasıBireyin sahip olduğu rollerden bir ya da birkaçının diğer rollerle uyuşmaması durumunda yaşadığı gerilimdir. Örneğin, polis olan bir babanın operasyonda suçlular arasında kendi çocuğunu bulması rol çatışması yaratır.
DeğerToplum ya da sosyal bir grup tarafından önemli görülen, davranışlarımızı yargılarken başvurduğumuz ideal inanç ve standartlardır. Örneğin, Türk toplumunda misafirperverlik önemli bir toplumsal değerdir.
NormBelirli durumlarda insanların nasıl davranmaları gerektiği konusunda ödül ve cezalarla güvence altına alınmış yaptırımı olan kurallardır. Örneğin, kamu alanlarında kıyafet giyme zorunluluğu bir normdur.
YaptırımToplum üyelerinin normlara uymasını sağlamak için kullanılan, kurala aykırı davranış hâlinde öngörülen olumlu ya da olumsuz sonuçlardır. Örneğin, kırmızı ışıkta geçen bir sürücüye para cezası kesilmesi olumsuz yaptırımdır.
ToplumsallaşmaBireylerin üyesi oldukları toplumun kültürünü, değerlerini ve rollerini öğrendikleri etkileşim sürecidir. Örneğin, bir çocuğun aile içinde büyüklere saygı göstermeyi öğrenmesi toplumsallaşmadır.
Teori (Kuram)Gözlemlenebilir bir olgunun nedenlerini açıklamaya yöneltilmiş, birbiriyle ilişkili kavramlar ve önermeler sistemidir. Örneğin, Karl Marx'ın toplumsal sınıflar arasındaki çatışmayı açıklayan teorisi.
HipotezAraştırmada incelenen değişkenler arasında olduğunu varsaydığımız, ampirik olarak sınanabilir ya da yanlışlanabilir önermedir. Örneğin, 'Eğitim düzeyi arttıkça gelir düzeyi de artar' bir hipotezdir.
Bağımsız DeğişkenNedensel ilişkilerde etki eden, değişimin sebebi olan değişkendir. Örneğin, 'çalışma saati' başarısızlık üzerindeki bağımsız değişkendir.
Bağımlı DeğişkenBağımsız değişkenin etkisine bağlı olarak değişen, sonuç durumundaki değişkendir. Örneğin, bağımsız değişken olan ders çalışmama süresine bağlı olarak düşen 'sınav notu' bağımlı değişkendir.
GüvenirlikBir ölçümün tekrar tekrar yapılması sonucunda yine aynı sonuçların elde edilmesini, yani ölçümün kendi içinde tutarlı olmasını ifade eder. Örneğin, tartının her çıkışta aynı kiloyu göstermesi güvenirliktir.
GeçerlilikÖlçüm aracının ölçülmek istenen şeyi hatasız ve doğrudan ölçebilme derecesidir. Örneğin, bir baskülün uzunluğu ölçmek için geçerli bir araç olmaması gibi.
Yöntemsel ÇoğulculukNicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birbirinin zayıf yönlerini kapatmak üzere bir arada, iş birliği içinde kullanılabileceğini savunan görüştür. Örneğin, anket bulgularının derinlemesine görüşmelerle desteklenmesi.

Diğer Önemli Bilgiler

Max Weber ve Yorumlayıcı Yaklaşım

Alman sosyolog Max Weber, toplumsal dünyanın fiziksel dünyadan farklı olduğunu, bu nedenle sosyal bilimlerde amacın nedensel yasalar bulmak değil, insanların eylemlerine yükledikleri anlamları 'anlamak (verstehen)' olduğunu savunmuştur.

Karl Marx ve Eleştirel Yaklaşım

Kökleri Karl Marx'a dayanan Eleştirel Yaklaşım, toplumsal ilişkilerin yüzeyindeki görünümün altında yatan örtük çatışmaları ve sömürü mekanizmalarını ortaya çıkararak dünyayı dönüştürmeyi amaçlar.

Eskişehir'de Yeni Orta Sınıfın Fast-Food Alışkanlıkları

Eserçay ve Suğur'un 2015 yılında yayımladıkları çalışmada, Eskişehir'deki yeni orta sınıfın fast-food tüketim sıklığının düşük olduğu, bunun bir zorunluluk beğenisi (zaruri tercih) olarak şekillendiği tespit edilmiştir.

İnşaat Sektöründe Taşeronlaşma ve İş Kazaları

S. Çınar'ın 2014 tarihli araştırmasında, inşaat sektöründe rekabet ve zaman baskısının taşeronlar aracılığıyla işçilere aktarıldığı, artan çalışma temposu ve yorgunluğun iş kazalarındaki artışın en önemli nedeni olduğu ortaya konmuştur.

Wilhelm Dilthey ve Anlama (Verstehen) Yöntemi

Alman filozof Wilhelm Dilthey, doğa bilimlerinin aksine sosyal bilimlerin neden-sonuç ilişkilerini açıklamaya değil, insan aklının ürünü olan toplumsal yaşamı 'anlama' yöntemleriyle incelemesi gerektiğini savunmuştur.

Emile Durkheim ve Toplumsal Olgu Kavramı

Emile Durkheim, toplumsal olguyu bireyin dışında bulunan, kendine özgü bir varlığı olan ve üzerinde dış baskı uygulayarak zorlama gücüyle kendini kabul ettiren düşünme, hissetme biçimleri olarak tanımlamıştır.

Fransız İhtilali ve Toplumsal Kaos

18. yüzyılın sonlarında gerçekleşen Fransız Devrimi, Orta Çağ'ın geleneksel ve düzenli yapısını yıkmış, Avrupa toplumlarında büyük bir düzensizlik ve kaos yaratarak sosyolojinin doğuşuna zemin hazırlamıştır.

Endüstri Devrimi ve Urbanizasyon

Endüstri Devrimi ile birlikte kırsal, durağan toplum yapısı yerini kentsel, kozmopolit ve hızla değişen modern toplumlara bırakmış; fabrikalar ve ofislerde çalışan yeni bir işçi ve orta sınıf ortaya çıkmıştır.

Feminist Yaklaşım ve Ataerkil Sistem

Feminist yaklaşım, geleneksel bilimsel araştırmaların erkek egemen bakış açısıyla şekillendiğini ve kadınların deneyimlerini dışladığını savunarak, toplumsal yaşamın her alanındaki cinsiyet ve iktidar ilişkilerini eleştirir.

Postmodernizm ve Büyük Anlatıların Reddi

1980'lerden itibaren yayılan postmodern yaklaşım, tarihin belirli bir doğru üzerinde ilerlediği inancını ve tüm örgütlü inanç sistemleri ile ideolojileri reddederek hızla değişen karmaşık bir dünya öne sürer.

Zygmunt Bauman ve Sosyolojik Düşünme

Zygmunt Bauman, sosyolojik düşünmenin bireylere şimdiye kadar sorgulamadıkları farklı biçimlerde düşünme alışkanlığı kazandırdığını ve tanıdık sandığımız dünyanın daha farklı olabileceğini gösterdiğini belirtmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Sosyolojik imgelem kavramının C. Wright Mills'e ait olduğunu ve özel olanın içindeki geneli, bireysel sorunların arkasındaki toplumsal nedenleri incelediğini sınavda unutmayın.
  • Sağduyu ile sosyoloji arasındaki farkı iyi kavrayın; sağduyu sistematik olmayan ham bilgi iken sosyoloji sistematik gözlemlere ve ampirik temellere dayanır.
  • Pozitivist, Yorumlayıcı ve Eleştirel yaklaşımların temsilcilerini (Comte/Durkheim, Weber/Dilthey, Marx) ve araştırma amaçlarını karıştırmayın.
  • Nicel araştırmaların tümdengelim ve istatistikle, nitel araştırmaların ise tümevarım ve anlam/yorum ile çalıştığını mutlaka ayırt edin.
  • Edinilmiş (doğuştan gelen) statü ile kazanılmış (sonradan elde edilen) statü ayrımına sınav sorularında dikkat edin.
  • Güvenirlik ile geçerlilik kavramlarını karıştırmayın; güvenirlik tekrarlanabilirlik ve tutarlılığı, geçerlilik ise ölçüm aracının amaca uygunluğunu ifade eder.
  • Toplumsal olgu kavramının Emile Durkheim ile özdeşleştiğini ve birey dışı zorlama gücü taşıdığını unutmayın.