Ünite 2: Sosyolojide Temel Yaklaşımlar — Önemli Kavramlar
Pozitivizm
Sosyal ve fiziksel dünyanın gözlem ve deneyle test edilerek incelenebileceğini öne süren, doğa bilimlerinde kullanılan niceliksel yöntemin sosyal bilimlerde de geçerli olduğunu savunan yaklaşımdır. Auguste Comte, gözlenebilen, ölçülebilen ve sınıflanabilen olguların bilimsel bir gerçekliği olduğunu savunarak bu akımı kurmuştur.
Toplumsal Statik ve Dinamik
Comte'un biyolojik anatomiden esinlenerek sosyolojiye kazandırdığı iki temel çalışma alanıdır. Toplumsal statik istikrarlı ilişkileri ve sosyal düzeni yöneten yasaları ifade ederken; toplumsal dinamik toplumsal değişmeyi, gelişmeyi ve ilerlemeyi yöneten yasaları ifade eder.
Üç Hâl Yasası
Auguste Comte'un insan düşüncesinin ve toplumların evrimsel gelişmesini açıklamak için öne sürdüğü yasadır. Buna göre insan düşüncesi sırasıyla teolojik (doğaüstü güçler), metafizik (soyut güçler) ve pozitif (bilimsel/evrensel yasalar) aşamalardan geçerek ilerler.
Sosyal Darwinizm
Herbert Spencer'ın Charles Darwin'in evrim teorisindeki doğal seleksiyon ilkesini toplumsal yaşama uyarlamasıyla ortaya çıkan yaklaşımdır. 'Uyum sağlayan güçlüler yaşar' ilkesine dayanarak devletin dezavantajlı kesimleri destekleyen müdahalelerine ve sosyal reformlara karşı çıkar.
Tarihsel Materyalizm
Karl Marx tarafından geliştirilen ve toplumsal değişmede düşünce ve değerlerden çok ekonomik faktörlerin ağırlığını vurgulayan yaklaşımdır. Tarihsel süreç, üretim biçimleri ve üretim ilişkileri (alt yapı) temelinde açıklanır.
Alt Yapı ve Üst Yapı
Marx'ın toplum analizi için yaptığı ayrımdır. Alt yapı ekonomik yapıyı (üretim araçları ve ilişkileri) oluştururken; üst yapı hukuk, siyaset, din, aile ve ideolojilerden oluşur; ekonomik alt yapının üst yapı üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.
Artı-Değer
Kapitalist üretim ilişkilerinde işçilerin yarattığı değer ile onlara ödenen ücret arasında kalan farktır. İşçinin ürettiği gerçek değerin altında ücret alması ve geri kalan değere kapitalist tarafından kar adı altında el konulması durumudur.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Kolektif Bilinç
Emile Durkheim'a göre toplum üyelerinin ortalama ortak inanç ve duygularıdır. Bireysel bilinçlere indirsterilemeyen, bireyler üzerinde baskıcı ve sınırlandırıcı bir güce sahip olan bu bilinç, toplumsal dayanışmayı ve ahlaki uzlaşıyı sağlar.
Mekanik ve Organik Dayanışma
Durkheim'ın toplumsal işbölümüne dayalı olarak tanımladığı dayanışma tipleridir. Mekanik dayanışma benzeşmeye dayalı geleneksel toplumlarda görülürken; organik dayanışma farklılaşmaya ve uzmanlaşmaya dayalı karmaşık modern sanayi toplumlarında görülür.
Anomi
Emile Durkheim sosyolojisinde ani toplumsal değişmelere bağlı olarak ortaya çıkan kuralsızlık, belirsizlik ve normsuzluk durumudur. Bu dönemlerde intihar, suç ve sapma oranları normal düzeyin üzerine çıkabilir.
Toplumsal Eylem
Max Weber'e göre bireylerin başkalarına yönelik olarak belirli anlamlar taşıyan, zihinsel bir niyet barındıran eylemleridir. Weber, sosyolojinin çalışma nesnesini bu toplumsal eylemleri anlamak (verstehen) olarak tanımlar.
İdeal Tip
Max Weber'in toplumsal olguları ve eylemleri incelemek için geliştirdiği analitik bir yöntem aracıdır. Tarihsel gerçekliğin bazı yönlerinin abartılarak mantıksal bir saflığa ulaştırıldığı soyut bir modeldir (örneğin bürokrasi ideal tiptir).
Rasyonelleşme (Akılcılaşma)
Max Weber'in modern toplumun tüm alanlarında yaygınlaştığını belirttiği, açıkça belirlenmiş bir amaca ulaşmayı sağlayacak en uygun araçların seçildiği, hesaplı ve planlı düşünmeye dayalı eylem ve örgütlenme sürecidir.
İşlevsel Ön-gereklilikler
Talcott Parsons'un yapısal-işlevselcilik yaklaşımında bir toplumsal sistemin hayatta kalabilmesi için karşılanması gereken temel gereksinimlerdir. Uyum, amaca ulaşma, bütünleşme ve kalıp koruma olmak üzere dört kategoride ele alınır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Kültür Endüstrisi
Frankfurt Okulu temsilcilerinin kapitalizmde kültürün kâr sağlamak adına metalaştırılarak kitlelere pazarlanmasını ve herkes tarafından tüketilen sıradan eğlence biçimlerine indirgenmesini eleştirmek için kullandığı kavramdır.
Sembolik Etkileşimcilik
George Herbert Mead ve Herbert Blumer öncülüğünde gelişen, toplumun bireylerin günlük yaşamdaki sembolik etkileşimleri ve nesnelere atfettikleri anlamlar sonucunda inşa edildiğini savunan mikro sosyolojik yaklaşımdır.
Patriyarka
Feminist literatürde babanın veya erkeğin otoritesi üzerine kurulu olan, erkek egemen toplumsal yapı ve ilişki biçimlerini ifade etmek için kullanılan temel kavramdır.
Postmodernizm
Aydınlanma döneminden bu yana akıl, rasyonelleşme ve ilerleme düşünceleri üzerine kurulu modernlik projesinin bittiğini, meta-anlatıların geçerliliğini yitirdiğini ve çoğulculuğun hâkim olduğunu savunan eleştirel yaklaşımdır.