Batı TürkçesiOğuz Türkçesi lehçe ve şivelerini kapsayan, XIII-XV. yüzyıllarda Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında konuşulan, XVI. yüzyıldan sonra İstanbul konuşma Türkçesini standart temel alan yazılı edebiyat Türkçesidir.
Süslü NesirArapça ve Farsça kelimeler içeren ağır terkiplerle, secilerle ve uzun cümle yapılarıyla örülmüş, aydın zünyeye hitap eden düzyazı üslubudur; örneğin Latîfî Tezkiresi önsözü bu üslupla yazılmıştır.
Orta NesirOsmanlı aydınlarının geniş okuyucu kitlelerini düşünerek kaleme aldığı, konuşma dili özelliklerine yakın, sade, anlaşılır ve külfetsiz nesir üslubudur; Fuzûlî'nin Hadikatü's-Sueda'sı buna örnektir.
Halk NesriHalkın günlük konuşma Türkçesi unsurlarıyla; mensur destanlar, halk hikayeleri, masallar, falnameler ve ilmihallerin yazıldığı, halk inançları ve deyimlerin bolca kullanıldığı sade nesir üslubudur.
Sebk-i Hindîİran ve Hindistan bölgesi şairleri arasında yayılarak Osmanlı şairlerini etkileyen; Arapça ve Farsça terkiplerle mecaz ve benzetmeler kurarak oldukça soyut ve anlaşılması zor imjlar yaratmayı amaçlayan bir şiir akımıdır.
Hikemi ŞiirDaha çok Nâbî'nin şiirlerinde görülen, vecize olabilecek mana yönü derin mısra ve beyitlerden oluşan, üslup bakımından daha sade ve düşünce ağırlıklı şiir anlayışıdır.
MahallileşmeYerel dil, şive, kültür unsurları ile halk yaşayışının genel bir eğilim olarak manzum eserlerde etkili bir biçimde yer alması olaydır; XVIII. yüzyılda Nedim ile zirveye ulaşmıştır.
ŞarkıHalk şiirindeki koşma nazım şekliyle büyük benzerlikler gösteren, Nedim'le ün kazanan; eğlence, gezip tozma, müzik ve günlük hayat ilişkilerini işleyen divan edebiyatı nazım şeklidir.
HamicilikPadişahların, şehzadelerin, vezirlerin ve üst düzey devlet memurlarının şair, yazar ve sanatçıları koruması, desteklemesi, eser sipariş etmesi ve ödüllendirmesi geleneğidir.
TezkereDivan edebiyatında şairlerin hayatlarını, edebi kişiliklerini ve eserlerinden örnekleri içeren biyografik eser türüdür; Âşık Çelebi'nin Meşairü'ş-Şuara'sı buna örnektir.
ŞehrengizBelirli şehirlerin güzellikleriyle o şehirlerde yaşayan güzel insanların övüldüğü mesnevi türüdür; örneğin Nedim'in İstanbul üzerine yazdığı eserler bu tarzdandır.
SaknameGenel olarak alegorik tarzda, tasavvufi öze sahip içki meclislerini anlatan divan edebiyatı mesnevi türüdür.
Türk-i BasitTatavlalı Mahremî ile Edirneli Nazmî'nin gazellerinde denediği, halkın konuşma dilinin yalınlığı ve akıcılığını yansıtan kelime hazinesi ve üslup denemesidir.
TelmihSöz arasında herkesçe bilinen tarihi, dini veya mitolojik bir olaya, kişiye veya mesale yollu atıfta bulunma sanatıdır.
Çevriyazılı EserlerArap alfabesinin yetersizliği ve imla kalıplaşması yüzünden seslerin tam olarak okunamadığı durumlarda yabancılar tarafından Latin, Grek ve Ermeni alfabeleriyle yazılmış gramer ve sözlüklerdir (Örn. Molino, Meninski).
Encümen-i ŞuaraXIX. yüzyılda (1860'lı yıllarda) Hersekli Arif Hikmet, Leskofçalı Galip ve Osman Şems gibi şairlerin divan şiirinin yeniden güç kazanması için başlattığı şiir hareketidir.
Tanzimat Edebiyatı1839 Tanzimat Fermanı sonrasında Batı edebiyatından etkilenerek hürriyet, vatan, adalet gibi yeni kavramların işlendiği, romancılık ve gazeteciliğin geliştiği yenileşme dönemidir.
Tekke EdebiyatıTasavvufi düşünceleri yaymak amacıyla ilahi ve nefes türlerinde, Yunus Emre ve Pir Sultan Abdal gibi isimlerin öncülüğünde gelişen halk edebiyatı koludur.
SefaretnameOsmanlı devletleri tarafından Avrupa'ya elçi olarak gönderilen diplomatların (örn. 28 Mehmet Çelebi) yabancı ülkelerdeki gözlem, izlenim ve incelemelerini aktardıkları eser türüdür.
MüfredatModernleşme döneminde açılan yeni okullarda okutulacak derslerin içeriğini ve programını belirleyen, Türkçenin zorunlu ders olmasını sağlayan eğitim planlamasıdır.