İnfografik
← Ünite 2
16-19. Yüzyıllar Türk Dili

Ünite 2: Batı Türkçesi

Müyessretü'l-Ulûm
Bergamalı Kadri tarafından Osmanlı Türkçesi grameri üzerine yazılmış ve Kanuni Sultan Süleyman'ın veziri ve sanat hamisi Pargalı İbrahim Paşa'ya sunulmuş önemli bir dil eseridir.
Siham-ı Kaza
Türk edebiyatının en sert hicivlerini yazan Nef'î'nin, dönemin önde gelen bürokratlarını eleştirdiği ve nihayetinde ölümüne sebep olan hicivlerini topladığı ünlü eseridir.
Hüsn ü Aşk
Şeyh Galip tarafından yazılan 2100 beyitlik, tasavvufi bir konu etrafında oluşturulmuş soyut ve alegorik kahramanların anlatıldığı Türk edebiyatının başyapıt mesnevisidir.
Cihannüma
Osmanlı'nın en büyük bilim adamlarından Katip Çelebi tarafından dönemin en son coğrafya bilgilerini ortaya koymak amacıyla kaleme alınmış coğrafi nitelikli eserdir.

Anahtar Kavramlar

Batı TürkçesiOğuz Türkçesi lehçe ve şivelerini kapsayan, XIII-XV. yüzyıllarda Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında konuşulan, XVI. yüzyıldan sonra İstanbul konuşma Türkçesini standart temel alan yazılı edebiyat Türkçesidir.
Süslü NesirArapça ve Farsça kelimeler içeren ağır terkiplerle, secilerle ve uzun cümle yapılarıyla örülmüş, aydın zünyeye hitap eden düzyazı üslubudur; örneğin Latîfî Tezkiresi önsözü bu üslupla yazılmıştır.
Orta NesirOsmanlı aydınlarının geniş okuyucu kitlelerini düşünerek kaleme aldığı, konuşma dili özelliklerine yakın, sade, anlaşılır ve külfetsiz nesir üslubudur; Fuzûlî'nin Hadikatü's-Sueda'sı buna örnektir.
Halk NesriHalkın günlük konuşma Türkçesi unsurlarıyla; mensur destanlar, halk hikayeleri, masallar, falnameler ve ilmihallerin yazıldığı, halk inançları ve deyimlerin bolca kullanıldığı sade nesir üslubudur.
Sebk-i Hindîİran ve Hindistan bölgesi şairleri arasında yayılarak Osmanlı şairlerini etkileyen; Arapça ve Farsça terkiplerle mecaz ve benzetmeler kurarak oldukça soyut ve anlaşılması zor imjlar yaratmayı amaçlayan bir şiir akımıdır.
Hikemi ŞiirDaha çok Nâbî'nin şiirlerinde görülen, vecize olabilecek mana yönü derin mısra ve beyitlerden oluşan, üslup bakımından daha sade ve düşünce ağırlıklı şiir anlayışıdır.
MahallileşmeYerel dil, şive, kültür unsurları ile halk yaşayışının genel bir eğilim olarak manzum eserlerde etkili bir biçimde yer alması olaydır; XVIII. yüzyılda Nedim ile zirveye ulaşmıştır.
ŞarkıHalk şiirindeki koşma nazım şekliyle büyük benzerlikler gösteren, Nedim'le ün kazanan; eğlence, gezip tozma, müzik ve günlük hayat ilişkilerini işleyen divan edebiyatı nazım şeklidir.
HamicilikPadişahların, şehzadelerin, vezirlerin ve üst düzey devlet memurlarının şair, yazar ve sanatçıları koruması, desteklemesi, eser sipariş etmesi ve ödüllendirmesi geleneğidir.
TezkereDivan edebiyatında şairlerin hayatlarını, edebi kişiliklerini ve eserlerinden örnekleri içeren biyografik eser türüdür; Âşık Çelebi'nin Meşairü'ş-Şuara'sı buna örnektir.
ŞehrengizBelirli şehirlerin güzellikleriyle o şehirlerde yaşayan güzel insanların övüldüğü mesnevi türüdür; örneğin Nedim'in İstanbul üzerine yazdığı eserler bu tarzdandır.
SaknameGenel olarak alegorik tarzda, tasavvufi öze sahip içki meclislerini anlatan divan edebiyatı mesnevi türüdür.
Türk-i BasitTatavlalı Mahremî ile Edirneli Nazmî'nin gazellerinde denediği, halkın konuşma dilinin yalınlığı ve akıcılığını yansıtan kelime hazinesi ve üslup denemesidir.
TelmihSöz arasında herkesçe bilinen tarihi, dini veya mitolojik bir olaya, kişiye veya mesale yollu atıfta bulunma sanatıdır.
Çevriyazılı EserlerArap alfabesinin yetersizliği ve imla kalıplaşması yüzünden seslerin tam olarak okunamadığı durumlarda yabancılar tarafından Latin, Grek ve Ermeni alfabeleriyle yazılmış gramer ve sözlüklerdir (Örn. Molino, Meninski).
Encümen-i ŞuaraXIX. yüzyılda (1860'lı yıllarda) Hersekli Arif Hikmet, Leskofçalı Galip ve Osman Şems gibi şairlerin divan şiirinin yeniden güç kazanması için başlattığı şiir hareketidir.
Tanzimat Edebiyatı1839 Tanzimat Fermanı sonrasında Batı edebiyatından etkilenerek hürriyet, vatan, adalet gibi yeni kavramların işlendiği, romancılık ve gazeteciliğin geliştiği yenileşme dönemidir.
Tekke EdebiyatıTasavvufi düşünceleri yaymak amacıyla ilahi ve nefes türlerinde, Yunus Emre ve Pir Sultan Abdal gibi isimlerin öncülüğünde gelişen halk edebiyatı koludur.
SefaretnameOsmanlı devletleri tarafından Avrupa'ya elçi olarak gönderilen diplomatların (örn. 28 Mehmet Çelebi) yabancı ülkelerdeki gözlem, izlenim ve incelemelerini aktardıkları eser türüdür.
MüfredatModernleşme döneminde açılan yeni okullarda okutulacak derslerin içeriğini ve programını belirleyen, Türkçenin zorunlu ders olmasını sağlayan eğitim planlamasıdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Keşfü'z-Zünun

Katip Çelebi'nin 14.500 civarında eseri tanıtarak yaklaşık 10.000 yazardan bahsettiği, yazarlar ve eserler sözlüğü niteliğindeki devasa bibliyografik çalışmasıdır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi

XVII. yüzyılda Osmanlı coğrafyası ve komşu ülkelere yapılan gezileri anlatan, İstanbul konuşma Türkçesini ve dilin ses değişmelerini yansıtan 10 ciltlik eşsiz bir başyapıttır.

Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat

Şemsettin Sami tarafından kaleme alınmış olup, Türk edebiyatında yayımlanan ilk yerli roman olma özelliğini taşıyan önemli bir kurgu eseridir.

Şair Evlenmesi

Şinasi tarafından kaleme alınarak 1860 yılında yayımlanan, Batılı anlamda Türk edebiyatındaki ilk tiyatro eseri olma niteliğine sahiptir.

Kavaid-i Osmaniye

Fuat Paşa ile Ahmet Cevdet Paşa tarafından 1851 yılında yazılmış olan, modern okullarda okutulmak amacıyla hazırlanan Türkçenin ilk resmi okul gramer kitabıdır.

Lale Devri Matbaası

1718-1730 yılları arasındaki Lale Devri'nde, İbrahim Müteferrika ve Mehmet Sait Efendi'nin girişimleriyle Osmanlı topraklarında kurulan ilk Türk matbaasıdır.

Molino Sözlüğü

1641 yılında Latin harfleriyle basılmış, hem Türkçe hem de Arapça-Farsça kelimelerin konuşma dilindeki şekillerini gösteren İtalyanca-Türkçe önemli bir sözlüktür.

Hadikatü's-Süeda

Fuzûlî'nin Kerbela vakasını yer yer şiir parçalarıyla zenginleştirerek orta nesir üslubuyla kaleme aldığı, saadete ermişlerin bahçesi anlamına gelen mensur eseridir.

Muhayellat

Giritli Aziz Efendi tarafından halk hikayeleri tarzında yazılmış, Binbir Gece Masallarıyla benzerlik gösteren, dilinin sadeliğiyle ilk özgün Türk hikaye kitabıdır.

Durub-ı Emsal-i Osmaniye

Şinasi'nin Fransa'da tahsil görürken ve yurda döndükten sonra Türk atasözlerini derleyerek oluşturduğu, dil çalışmalarına yön veren önemli bir eserdir.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavlarda Fuzûlî'nin hem Azeri şivesi özelliklerini taşıdığı hem de Türkçe, Arapça ve Farsça eserler vererek Oğuz Türkçesini İslam coğrafyasında kabul ettirdiği sıkça sorulur, dikkat edin.
  • Süslü nesir ile orta nesir arasındaki farkları iyi ayırt edin; süslü nesir seciler ve ağır terkipler içerirken, orta nesir aydınların halka yakın yazdığı daha sade üsluptur.
  • Sebk-i Hindî akımının soyut ve karmaşık imjlar kurmayı amaçladığını, Nâbî'nin temsil ettiği hikemi şiirin ise düşünce ve vecize ağırlıklı olduğunu unutmayın.
  • Lale Devri şairi Nedim ile mahallileşme akımı arasındaki bağı ve şarkı nazım şeklinin onunla zirveye ulaştığını sınavda karıştırmayın.
  • XIX. yüzyılda yazılan ilk okul gramerinin Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa'nın 'Kavaid-i Osmaniye'si olduğunu, ilk tiyatronun Şinasi'nin 'Şair Evlenmesi' olduğunu asla unutmayın.
  • Arap alfabesinin Türkçenin ünlülerinde (özellikle önlük/artlık ve genişlik/darlık) yetersiz kaldığını ve bu yüzden çevriyazılı eserlerin (Molino, Meninski vb.) dil tarihi için kritik olduğunu hatırlayın.