Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» 16-19. Yüzyıllar Türk Dili
← Ünite 2
Paylaş
←
Ünite 1 Eşleştirme
Ünite 2
Batı Türkçesi
Ünite 3 Eşleştirme
→
Ünite 2: Batı Türkçesi — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 4
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Batı Türkçesi
Süslü Nesir
Orta Nesir
Halk Nesri
Sebk-i Hindî
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Osmanlı aydınlarının geniş okuyucu kitlelerini düşünerek kaleme aldığı, konuşma dili özelliklerine yakın, sade, anlaşılır ve külfetsiz nesir üslubudur; Fuzûlî'nin Hadikatü's-Sueda'sı buna örnektir.
Halkın günlük konuşma Türkçesi unsurlarıyla; mensur destanlar, halk hikayeleri, masallar, falnameler ve ilmihallerin yazıldığı, halk inançları ve deyimlerin bolca kullanıldığı sade nesir üslubudur.
İran ve Hindistan bölgesi şairleri arasında yayılarak Osmanlı şairlerini etkileyen; Arapça ve Farsça terkiplerle mecaz ve benzetmeler kurarak oldukça soyut ve anlaşılması zor imjlar yaratmayı amaçlayan bir şiir akımıdır.
Oğuz Türkçesi lehçe ve şivelerini kapsayan, XIII-XV. yüzyıllarda Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında konuşulan, XVI. yüzyıldan sonra İstanbul konuşma Türkçesini standart temel alan yazılı edebiyat Türkçesidir.
Arapça ve Farsça kelimeler içeren ağır terkiplerle, secilerle ve uzun cümle yapılarıyla örülmüş, aydın zünyeye hitap eden düzyazı üslubudur; örneğin Latîfî Tezkiresi önsözü bu üslupla yazılmıştır.
Batı Türkçesi
— Oğuz Türkçesi lehçe ve şivelerini kapsayan, XIII-XV. yüzyıllarda Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında konuşulan, XVI. yüzyıldan sonra İstanbul konuşma Türkçesini standart temel alan yazılı edebiyat Türkçesidir.
Süslü Nesir
— Arapça ve Farsça kelimeler içeren ağır terkiplerle, secilerle ve uzun cümle yapılarıyla örülmüş, aydın zünyeye hitap eden düzyazı üslubudur; örneğin Latîfî Tezkiresi önsözü bu üslupla yazılmıştır.
Orta Nesir
— Osmanlı aydınlarının geniş okuyucu kitlelerini düşünerek kaleme aldığı, konuşma dili özelliklerine yakın, sade, anlaşılır ve külfetsiz nesir üslubudur; Fuzûlî'nin Hadikatü's-Sueda'sı buna örnektir.
Halk Nesri
— Halkın günlük konuşma Türkçesi unsurlarıyla; mensur destanlar, halk hikayeleri, masallar, falnameler ve ilmihallerin yazıldığı, halk inançları ve deyimlerin bolca kullanıldığı sade nesir üslubudur.
Sebk-i Hindî
— İran ve Hindistan bölgesi şairleri arasında yayılarak Osmanlı şairlerini etkileyen; Arapça ve Farsça terkiplerle mecaz ve benzetmeler kurarak oldukça soyut ve anlaşılması zor imjlar yaratmayı amaçlayan bir şiir akımıdır.
Hikemi Şiir
— Daha çok Nâbî'nin şiirlerinde görülen, vecize olabilecek mana yönü derin mısra ve beyitlerden oluşan, üslup bakımından daha sade ve düşünce ağırlıklı şiir anlayışıdır.
Mahallileşme
— Yerel dil, şive, kültür unsurları ile halk yaşayışının genel bir eğilim olarak manzum eserlerde etkili bir biçimde yer alması olaydır; XVIII. yüzyılda Nedim ile zirveye ulaşmıştır.
Şarkı
— Halk şiirindeki koşma nazım şekliyle büyük benzerlikler gösteren, Nedim'le ün kazanan; eğlence, gezip tozma, müzik ve günlük hayat ilişkilerini işleyen divan edebiyatı nazım şeklidir.
Hamicilik
— Padişahların, şehzadelerin, vezirlerin ve üst düzey devlet memurlarının şair, yazar ve sanatçıları koruması, desteklemesi, eser sipariş etmesi ve ödüllendirmesi geleneğidir.
Tezkere
— Divan edebiyatında şairlerin hayatlarını, edebi kişiliklerini ve eserlerinden örnekleri içeren biyografik eser türüdür; Âşık Çelebi'nin Meşairü'ş-Şuara'sı buna örnektir.
Şehrengiz
— Belirli şehirlerin güzellikleriyle o şehirlerde yaşayan güzel insanların övüldüğü mesnevi türüdür; örneğin Nedim'in İstanbul üzerine yazdığı eserler bu tarzdandır.
Sakname
— Genel olarak alegorik tarzda, tasavvufi öze sahip içki meclislerini anlatan divan edebiyatı mesnevi türüdür.
Türk-i Basit
— Tatavlalı Mahremî ile Edirneli Nazmî'nin gazellerinde denediği, halkın konuşma dilinin yalınlığı ve akıcılığını yansıtan kelime hazinesi ve üslup denemesidir.
Telmih
— Söz arasında herkesçe bilinen tarihi, dini veya mitolojik bir olaya, kişiye veya mesale yollu atıfta bulunma sanatıdır.
Çevriyazılı Eserler
— Arap alfabesinin yetersizliği ve imla kalıplaşması yüzünden seslerin tam olarak okunamadığı durumlarda yabancılar tarafından Latin, Grek ve Ermeni alfabeleriyle yazılmış gramer ve sözlüklerdir (Örn. Molino, Meninski).
Encümen-i Şuara
— XIX. yüzyılda (1860'lı yıllarda) Hersekli Arif Hikmet, Leskofçalı Galip ve Osman Şems gibi şairlerin divan şiirinin yeniden güç kazanması için başlattığı şiir hareketidir.
Tanzimat Edebiyatı
— 1839 Tanzimat Fermanı sonrasında Batı edebiyatından etkilenerek hürriyet, vatan, adalet gibi yeni kavramların işlendiği, romancılık ve gazeteciliğin geliştiği yenileşme dönemidir.
Tekke Edebiyatı
— Tasavvufi düşünceleri yaymak amacıyla ilahi ve nefes türlerinde, Yunus Emre ve Pir Sultan Abdal gibi isimlerin öncülüğünde gelişen halk edebiyatı koludur.
Sefaretname
— Osmanlı devletleri tarafından Avrupa'ya elçi olarak gönderilen diplomatların (örn. 28 Mehmet Çelebi) yabancı ülkelerdeki gözlem, izlenim ve incelemelerini aktardıkları eser türüdür.
Müfredat
— Modernleşme döneminde açılan yeni okullarda okutulacak derslerin içeriğini ve programını belirleyen, Türkçenin zorunlu ders olmasını sağlayan eğitim planlamasıdır.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 1 Eşleştirme
Ünite 2
Batı Türkçesi
Ünite 3 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım