Harezm TürkçesiXIII-XV. yüzyıllar arasında Harezm ve Sir Derya’nın aşağı kesimlerinde, Karahanlı Türkçesinin devamı niteliğinde, Oğuz, Kıpçak ve Kanglı yerli ağızlarının karışımıyla ortaya çıkmış Türk dilinin karışık dilli eserleridir. Metinlerde Karahanlı unsurları ağırlıkta olmakla birlikte sonraki lehçelere geçiş özellikleri görülür.
Saray ŞehriAltın Ordu Hanlığı’nın başkenti ve idare merkezi olan, XIII-XIV. yüzyıllarda Doğu Avrupa’nın ve Türk dünyasının önemli ticari ve kültürel merkezlerinden biri haline gelen şehirdir. Harezm bölgesinden göç eden âlimlerin buluşma noktasıdır.
Mukaddimetü’l-EdebZemahşerî tarafından Harezmşah Atsız’ın isteği üzerine 1127-1144 yılları arasında Arapça öğretmek amacıyla hazırlanan, satır aralarında Türkçe karşılıklar barındıran ikinci büyük sözlüktür. Şuşter nüshası en değerli nüshasıdır.
Kısasü’l-EnbiyâNâsırü’d-din Rabguzî tarafından 1310 yılında kaleme alınan, peygamberlerin hayat hikâyeleri ve mucizelerini anlatan Harezm Türkçesiyle yazılmış ilk edebi ve siyer türündeki eserdir.
Nehcü’l-FerâdîsKerderli Mahmud bin Ali tarafından Saray’da 1360 yılından önce yazılan, 'Cennetin Açık Yolu' anlamına gelen, kırk hadis türünün özelliklerini taşıyan didaktik ve dini karakterde bir eserdir.
Mu’înü’l-Mürîd1313 yılında Harezm’de dinli-tasavvufi konuları halka öğretmek amacıyla fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl kalıbıyla yazılmış yaklaşık 900 beyitlik manzum didaktik bir eserdir.
Hüsrev ü ŞîrînKutb mahlaslı şair tarafından Altın Ordu hükümdarı Tınıbek Han adına Nizamî’nin Farsça eserinden Harezm Türkçesine tercüme edilen Altın Ordu sahasının en eski mesnevisidir.
Muhabbet-nâmeHarezmî mahlaslı bir şair tarafından 1353 yılında Sir Derya boyunda Muhammed Hoca Big adına yazılmış, 11 babdan oluşan ve bazı babları Farsça olan mesnevi tarzındaki din dışı bir eserdir.
Dâsitân-ı Cümcüme (Cümcüme-nâme)Hüsam Kâtip tarafından 1368-1369 yıllarında Feridüddin Attar’ın Farsça eserinden tercüme edilen, Hz. İsa ile Kesikbaş menkıbesini anlatan manzum mesnevi türünde bir eserdir.
Mi’râc-nâmeHz. Muhammed’in miraç hadisesini anlatan, dil ve üslup bakımından Nehcü’l-Ferâdîs ile büyük benzerlikler gösteren, Paris’te Uygur harfli tek nüshası bulunan eserdir.
Yarlık ve BitiklerAltın Ordu hanları tarafından gönderilen ferman ve mektup niteliğindeki belgeler olup, Harezm yazı dilinin Kıpçak unsurlarıyla zenginleşmiş önemli ürünleri arasında kabul edilmektedir.
Satır-Altı Kur’an TercümesiHarezm ve Altın Ordu sahasında halkı bilgilendirmek amacıyla Kur’an’ın satır aralarına yapılan Harezm Türkçesindeki tercüme çalışmasıdır (Örn: Hekimoğlu Ali Paşa nüshası).
Ribât-ı RabguzîKısasü’l-Enbiyâ eserinin yazarı Nâsırü’d-din bin Burhânü’d-din’in kullandığı, Seyhun boylarında Cend yakınlarındaki bir kervansarayı ve Oğuz menşeini işaret eden mahlas/nispedir.
Kerderli Mahmud bin AliHarezm’deki Kerder şehrinden Altın Ordu’daki Saray şehrine gelerek Nehcü’l-Ferâdîs adlı eseri kaleme alan Harezm dönemi müellifidir.
Yeni Cami NüshasıSüleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı bulunan, müellifin ölümünden dört gün sonra 1360 yılında harekeli olarak istinsah edilen Nehcü’l-Ferâdîs nüshasıdır.
Şuşter Nüshasıİran’ın Şuşter kasabasında bulunan, Nuri Yüce tarafından çalışılan ve Mukaddimetü’l-Edeb nüshaları içerisinde Türkçe kelime varlığı bakımından en kıymetli kabul edilen yazmadır.
Berke FakihHüsrev ü Şîrîn’in 1383 yılında Mısır’da (İskenderiye) Kıpçak Türkçesiyle istinsah eden ve sonuna 66 beyitlik ilave metin ekleyen müstensihtir.