← Ünite 6
8-13. Yüzyıllar Türk Edebiyatı

Ünite 6: XII-XIII. Yüzyıllar Batı Türk Edebiyatı I: Anadolu’da Gelişen Türk Edebiyatı

Malazgirt Savaşı (1071)
Türklerin Anadolu’daki kalıcı varlığını kabul ettirdiği ve Anadolu’nun bir Türk yurdu haline gelme sürecini hızlandıran en önemli dönüm noktasıdır. Bu zaferden sonra Türk boyları hızla Anadolu'ya yerleşmeye başlamıştır.
Karaman Beyoğlu Mehmed Bey'in Fermanı (13 Mayıs 1276)
Mehmed Bey tarafından ilan edilen "Şimden gürü hiç kimesne divanda, mecâlis ve seyrânda Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler" kararı, Türk yazı dilinin ve Türkçenin resmiyet kazanmasının asıl başlangıcı kabul edilmektedir.
Behçetü’l-hadâyık'ın Yazım Süreci (1270-1286)
Fahreddin b. Mahmud tarafından Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesinde yazılmaya başlanan bu eser, 16 yıl gibi uzun bir sürede tamamlanmış ve XI. yüzyıl Türkçesi ile XIII. yüzyıl Anadolu Türkçesi arasında köprü vazifesi görmüştür.
Kösedağ Savaşı (1243)
Anadolu Selçuklu Devleti'nin Moğollar karşısında aldığı ağır yenilgidir. Bu savaştan sonra Selçuklular siyasi otoritelerini kaybetmiş, Anadolu'da uç beylikleri bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamıştır.

Anahtar Kavramlar

MülemmaŞairlerin bir şiirin beyitlerini veya mısralarını farklı dillerde (örneğin Arapça, Farsça ve Türkçe) yazarak oluşturdukları nazım şeklidir. Metinde Mevlana'nın Farsça şiirleri içinde yer yer Türkçe mülemmalar kaleme alarak Türkçeye yönelişin öncüsü olduğu vurgulanmaktadır.
Garîb-nâmeÂşık Paşa tarafından XIV. yüzyılda yazılan, 10613 beyitten oluşan dönemin en büyük Türkçe mesnevisidir. Eserde sadece tasavvufi konular değil, Türkçe dili, biçimbilim ve dilin doğuşu gibi genel dil bilimi meseleleri de ele alınmıştır.
AhilikAhi Evren tarafından Kayseri ve Kırşehir merkezli olarak kurulan, İslam'ın inanç ve fütüvvet ilkelerine bağlı esnaf teşkilatlanmasıdır. Tekke ve zaviyelerde öğrenci-hoca ilişkilerini düzenlemiş, Anadolu'nun Türkleşmesinde ve sosyo-ekonomik hayatında büyük rol oynamıştır.
Mantıku’t-tayrFeridüddin Attar'ın Farsça yazdığı eserin Gülşehrî tarafından Türkçeye adapte edilmesiyle oluşan mesnevidir. Gülşehrî bu eseri Türkçe yazmakla övünmüş ve Türkçenin savunuculuğunu yapmıştır.
Karışık Dilli EserlerXI-XIII. yüzyıllar arasında Oğuz Türkçesinin Karahanlı-Harezm ve Kıpçak Türkçesi unsurlarıyla karışmasından meydana gelen geçiş dönemi ürünleridir. Haliloğlu Ali'nin Kıssa-i Yûsuf'u ve Behçetü’l-hadâyık bu türe örnektir.
ZihafAruz vezninde Farsça ve Arapçadaki uzun ünlülerin vezin gereği kısa okunmasıdır. Türkçe kelimelerin aruz kalıplarına uydurulmaya çalışılması sırasında bu tür ses uyumsuzlukları ortaya çıkmıştır.
İmale ve MedAruz vezninde Türkçe kelimelerin yapısındaki normal (kısa) ünlülerin vezin gereği uzatılarak okunmasıdır. Türkçede uzun ünlü olmamasından ötürü aruz uygulanırken bu yönteme başvurulmuştur.
YesevilikHoca Ahmed-i Yesevi'nin kurduğu, Hakim Süleyman Ata ve Zengi Ata gibi dervişler aracılığıyla Anadolu'ya ve çevre bölgelere yayılan tasavvufi yoldur. Bu dervişler Türkçe eserler vererek halkı aydınlatmıştır.
Çarh-nâmeFuad Köprülü tarafından Anadolu'da XIII. yüzyılda yazıldığı kabul edilen ilk Türkçe şiir/eser olarak değerlendirilen Ahmed Fakih'in eseridir.
Behçetü’l-hadâyık fî-Mev’izeti’l-halâyıkFahreddin b. Mahmud İbnü’l-Hüseyn tarafından 1270-1286 yılları arasında Yeşilhisar'da yazılan, dinî-ahlakî mensur ve manzum karışık dilli bir öğüt kitabıdır.
Alp ErenAnadolu ve Rumeli'nin fethinde önemli rol oynamış, hem savaşçı (alp) hem de derviş/veli (eren) özelliklerini şahsında birleştiren manevi önderlerdir. Eski Türk inançlarını İslamileştirerek yaşatmışlardır.
Risâletü’n-nushiyyeYunus Emre'nin mesnevi nazım şekliyle kaleme aldığı, akıcı ve coşkun dilden ziyade didaktik ve ahlaki yönü ağırlık basan önemli eserlerinden biridir.
Fütüvvetİslam ahlakına ve cömertlik ilkelerine dayanan, esnaf ve sanatkarlar arasında birlik, dürüstlük ve dayanışmayı sağlayan Ahiliğin temel felsefi ve inanç sistemidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Ahi Evren'in Hayatı ve Ölümü (1171-1262)

Hoy şehrinden gelerek Kayseri ve Kırşehir'e yerleşen bir fıkıh alimi ve doktor olan Ahi Evren, Ahilik teşkilatını kurmuş ve Kırşehir emri Nureddin Caca tarafından Moğol baskısıyla 1262 yılında şehit edilmiştir.

Kutadgu Bilig'in Kelime Serveti

Karahanlılar döneminde yazılan bu dev eser 3200 civarında kelime içermekte olup bunların 2823'ü Türkçe, 360'ı Arapça ve 77'si Farsçadır. Bu durum Türkçenin o dönemde işlenmiş üstün bir dil olduğunu gösterir.

Garîb-nâme'nin Hacmi

Âşık Paşa tarafından XIV. yüzyılda yazılan Garîb-nâme, 10613 beyitten oluşan ve dönemin sadece dil ve gramer açısından değil, tasavvufi ve sosyolojik açıdan da en büyük mesnevi eseridir.

Nasreddin Hoca'nın Doğum ve Vefat Yeri

XIII. yüzyılda Selçuklular devrinde yaşayan Türk mizacının büyük temsilcisi Nasreddin Hoca, Sivrihisar'ın Hortu köyünde doğmuş, babasının ölümünden sonra Akşehir'e giderek orada yaşamış ve 1284 yılında vefat etmiştir.

Gülşehrî'nin Mantıku’t-tayr'ı Yazışı

Feridüddin Attar'ın Farsça yazdığı eseri XIV. yüzyılın başlarında Türkçeye kazandıran Gülşehrî, Türkçe yazmanın hor görüldüğü bir devirde bu eserle Türkçeye olan bağlılığını ve gururunu açıkça ilan etmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Karaman Beyoğlu Mehmed Bey'in 13 Mayıs 1276 tarihli fermanı ve "Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler" emri sınavda sıkça sorulan bir dönüm noktasıdır, mutlaka ezberleyin.
  • XIII. yüzyılda yazılan ilk eserlerin Farsça olmasının nedenleri (idari gelenek, Oğuz Türkçesinin henüz edebi dil olmaması) ile XIV. yüzyılda Türkçeye yöneliş nedenlerini karıştırmayın.
  • Âşık Paşa’nın Garîb-nâme adlı eserinin 10613 beyit olduğunu ve genel dil bilimi/morfoloji konularını içerdiğini unutmayın.
  • Fuad Köprülü'nün Ahmed Fakih'in Çarh-nâme'sini Anadolu'da XIII. yüzyılda yazılan ilk Türkçe eser olarak kabul ettiğini coğrafi/edebi bağlamda not edin.
  • Behçetü’l-hadâyık fî-Mev’izeti’l-halâyık adlı eserin Fahreddin b. Mahmud tarafından Yeşilhisar'da yazılan karışık dilli (Doğu-Batı Türkçesi unsurlu) dini-ahlaki bir öğüt kitabı olduğunu unutmayın.
  • Mevlana ve Sultan Veled'in Farsça eserler yazmakla birlikte yer yer Türkçe beyitler ve mülemmalar yazarak Türkçeye geçişte öncü rol oynadıklarını hatırlayın.
  • Ahi Evren'in Ahilik teşkilatının kurucusu olduğunu ve Kayseri/Kırşehir bölgesinde faaliyet gösterdiğini karıştırmayın.