MülemmaŞairlerin bir şiirin beyitlerini veya mısralarını farklı dillerde (örneğin Arapça, Farsça ve Türkçe) yazarak oluşturdukları nazım şeklidir. Metinde Mevlana'nın Farsça şiirleri içinde yer yer Türkçe mülemmalar kaleme alarak Türkçeye yönelişin öncüsü olduğu vurgulanmaktadır.
Garîb-nâmeÂşık Paşa tarafından XIV. yüzyılda yazılan, 10613 beyitten oluşan dönemin en büyük Türkçe mesnevisidir. Eserde sadece tasavvufi konular değil, Türkçe dili, biçimbilim ve dilin doğuşu gibi genel dil bilimi meseleleri de ele alınmıştır.
AhilikAhi Evren tarafından Kayseri ve Kırşehir merkezli olarak kurulan, İslam'ın inanç ve fütüvvet ilkelerine bağlı esnaf teşkilatlanmasıdır. Tekke ve zaviyelerde öğrenci-hoca ilişkilerini düzenlemiş, Anadolu'nun Türkleşmesinde ve sosyo-ekonomik hayatında büyük rol oynamıştır.
Mantıku’t-tayrFeridüddin Attar'ın Farsça yazdığı eserin Gülşehrî tarafından Türkçeye adapte edilmesiyle oluşan mesnevidir. Gülşehrî bu eseri Türkçe yazmakla övünmüş ve Türkçenin savunuculuğunu yapmıştır.
Karışık Dilli EserlerXI-XIII. yüzyıllar arasında Oğuz Türkçesinin Karahanlı-Harezm ve Kıpçak Türkçesi unsurlarıyla karışmasından meydana gelen geçiş dönemi ürünleridir. Haliloğlu Ali'nin Kıssa-i Yûsuf'u ve Behçetü’l-hadâyık bu türe örnektir.
ZihafAruz vezninde Farsça ve Arapçadaki uzun ünlülerin vezin gereği kısa okunmasıdır. Türkçe kelimelerin aruz kalıplarına uydurulmaya çalışılması sırasında bu tür ses uyumsuzlukları ortaya çıkmıştır.
İmale ve MedAruz vezninde Türkçe kelimelerin yapısındaki normal (kısa) ünlülerin vezin gereği uzatılarak okunmasıdır. Türkçede uzun ünlü olmamasından ötürü aruz uygulanırken bu yönteme başvurulmuştur.
YesevilikHoca Ahmed-i Yesevi'nin kurduğu, Hakim Süleyman Ata ve Zengi Ata gibi dervişler aracılığıyla Anadolu'ya ve çevre bölgelere yayılan tasavvufi yoldur. Bu dervişler Türkçe eserler vererek halkı aydınlatmıştır.
Çarh-nâmeFuad Köprülü tarafından Anadolu'da XIII. yüzyılda yazıldığı kabul edilen ilk Türkçe şiir/eser olarak değerlendirilen Ahmed Fakih'in eseridir.
Behçetü’l-hadâyık fî-Mev’izeti’l-halâyıkFahreddin b. Mahmud İbnü’l-Hüseyn tarafından 1270-1286 yılları arasında Yeşilhisar'da yazılan, dinî-ahlakî mensur ve manzum karışık dilli bir öğüt kitabıdır.
Alp ErenAnadolu ve Rumeli'nin fethinde önemli rol oynamış, hem savaşçı (alp) hem de derviş/veli (eren) özelliklerini şahsında birleştiren manevi önderlerdir. Eski Türk inançlarını İslamileştirerek yaşatmışlardır.
Risâletü’n-nushiyyeYunus Emre'nin mesnevi nazım şekliyle kaleme aldığı, akıcı ve coşkun dilden ziyade didaktik ve ahlaki yönü ağırlık basan önemli eserlerinden biridir.
Fütüvvetİslam ahlakına ve cömertlik ilkelerine dayanan, esnaf ve sanatkarlar arasında birlik, dürüstlük ve dayanışmayı sağlayan Ahiliğin temel felsefi ve inanç sistemidir.