İnfografik
← Ünite 3
Genel Dilbilim 2

Ünite 3: Sözcük Anlambilimi

Sözcük Anlambilimi - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 66
Aristo'nun Zihinsel Deneyim Görüşü
MÖ 384-322 yılları arasında yaşayan Aristo, 'On Interpretation' adlı kitabında sözcüklerin zihinsel deneyimlerin simgesi olduğunu savunmuş ve bu görüşü içsellik kuramının temel taşı yapmıştır.
Ferdinand de Saussure ve Genel Dilbilim Dersleri
İsviçreli dilbilimci Saussure, 'Cours de Linguistique Generale' adlı kitabında dili göstergeler dizgesi olarak tanımlamış; gösteren ve gösterilen ilişkisini dilbilim dünyasına kazandırmıştır.
Collins ve Quillian Anlamsal Ağ Modeli
1969 yılında Collins ve Quillian tarafından geliştirilen anlamsal ağ modeli, doğal türlerin zihinde hiyerarşik bir 'DİR-ilişkisi' ile budaklar şeklinde organize edildiğini deneysel olarak incelemiştir.
Orhun Yazıtlarında 'Balık' Sözcüğü
Günümüz Türkçesinde suda yaşayan solungaçlı hayvanı karşılayan 'balık' sözcüğü, Orhun Yazıtları'nda (Kültigin, Doğu 12) eşadlılık örneği olarak 'şehir' anlamında kullanılmıştır.

Anahtar Kavramlar

AnlambilimDilbilimin alt alanı olup, sözcüklerin ve tümcelerin anlamını, anlamın doğasını ve dilsel birimler arasındaki anlamsal ilişkileri inceleyen bilim dalıdır. Anadili konuşucusunun sezgisel dil bilgisini merkeze alır.
Gönderimsellik KuramıBir sözcüğün anlamının onun dış dünyada karşılık geldiği nesne veya varlık (gönderge) olduğunu savunan kuramdır. Özellikle özel adların anlamını açıklamakta temel alınır.
İçsellik Kuramı (Zihinselcilik)Anlamın insan zihninin bir ürünü olduğunu ve kavram veya düşüncelerle özdeş olduğunu savunan kuramdır. Sözcüklerin anlamının zihinsel alanda var olduğunu öne sürer.
GöstergeFerdinand de Saussure'e göre zihindeki bir kavram (gösterilen) ile onunla eşleşen ses imgesinden (gösteren) oluşan ayrılamaz birlikteliktir. Dilin temel yapı taşını oluşturur.
Gösterenin NedensizliğiSaussure kuramına göre, bir göstergenin ses dizisi (gösteren) ile zihindeki kavram (gösterilen) arasındaki bağın doğa tarafından empoze edilmeyip, tamamen uzlaşımsal ve rastlantısal olması durumudur.
Anlamsal Ağlar KuramıSözcük anlamının, sözcüklerin diğer sözcüklerle kurduğu hiyerarşik ve yapılandırılmış çağrışımsal ilişkiler kümesiyle belirlendiğini savunan kuramdır (Örn: Collins ve Quillian modeli).
Anlamsal Özellikler KuramıSözcük anlamının daha basit bileşenlerin (anlamsal özelliklerin) birleşimi yoluyla oluştuğunu savunan kuramdır. Sözcüklerin kullanım uygunluğunu bu özellikler denetler (Örn: inek sözcüğünün [SIĞIR] ve [DİŞİL] bileşenleri).
Zihin SözlüğüHer anadili konuşucusunun belleğinde yer alan, kişiden kişiye farklılık gösteren ve aktif olarak erişilebilen bireysel sözcük envanteridir.
İyi-BiçimlendirilmişlikBir sözcük veya biçimbirimin, dilin sesbilimsel ve biçimbilimsel kurallarına uygun olarak oluşturulma durumudur. Sözcüğün anlamlı olabilmesi için temel ön koşuldur.
BiçimbirimDilde ses ile anlam eşleşmesi sergileyen en küçük anlamlı birimdir. Sözcüklerin yapısal çözümlemesinde temel alınır (Örn: kitabevi sözcüğünün [kitap], [ev], [-i] birimleri).
ÇokanlamlılıkTek bir ses dizisinin, aralarında bağ bulunan birden fazla kavramı veya anlamı aktarabilmesi durumudur. Doğal dillerde yaygın olarak görülür.
Anlambulanıklığı (Ambiguity)Bir tümcenin veya sözcüğün birden fazla anlam aktarabilmesi ve dinleyicinin bağlama göre doğru anlamı seçmesini gerektiren durumdur.
Çağrışım AlanıHer sözcüğün anadili konuşucusunun zihninde tetiklediği diğer imgelerin, kavramların ve öznel duygu değerlerinin oluşturduğu kümedir.
BenzetmeNiteliği anlatılmak istenen bir nesnenin veya eylemin, ortak özelliklere dayanılarak başka bir nesne veya eylemle benzetme ilgeciyle ilişkilendirilmesidir (Örn: çakı gibi sporcu).
Eğretileme (Metaphor)Benzetme ilgecinin düşmesiyle iki farklı anlamsal alanın ilişkilendirilmesi süreci olup, sözcüklerin yan anlamlar kazanarak çokanlamlı duruma gelmesini sağlar.
Ad Aktarması (Metonymy)Bir kavramı doğrudan adlandırmak yerine, onunla yakın ilişkide olan başka bir kavram, parça veya olgudan yararlanarak anlatma yoludur (Örn: 'önemli bir sol ayak' veya 'Sartre okuyorum').
EşadlılıkAynı ses dizisinin, aralarında hiçbir tarihsel veya anlamsal türeme bağı bulunmayan tamamen farklı anlamlar taşıması durumudur (Örn: şehir ve balık anlamındaki 'balık').
KarşıtanlamlılıkBelirli anlamsal ortaklıklar taşıyan iki sözcüğün anlamca birbirine ters düşmesi durumudur. Bütünleyici, derecelendirilebilen, ters yönlü ve işteş olmak üzere alt türleri vardır.

Diğer Önemli Bilgiler

Sait Faik Abasıyanık'ın Öykü Dünyası

111 yıl önce doğan ve 48 yaşında ölen yazar Sait Faik, öykülerinde 'semaver', 'mavna', 'gaz sobası', 'projektörcü', 'gramofon', 'yazı makinesi' ve 'mektup' gibi nesneleri özel çağrışım alanlarıyla kullanmıştır.

Türkçeye Farsça ve Yunancadan Giren 'Alay' Sözcüğü

Türkçede eşadlılığa örnek olan 'alay' sözcüğü, Farsçadan girerek 'tören topluluğu' anlamı kazanırken, Yunancadan girerek 'biriyle eğlenme, küçümseme' anlamı kazanmış ve aralarında bağ kalmamıştır.

John Locke'ın 17. Yüzyıl Öznelci Görüşü

Filozof John Locke, 17. yüzyılda sözcüklerin temel anlamlarıyla onları kullananların zihinlerinden başka bir yerde bulunamayacağını öne sürerek içsellik kuramına katkı sağlamıştır.

Noam Chomsky ve 20. Yüzyıl Dil Kuramı

20. yüzyılda Chomsky, dili insan zihninin/beyninin biyolojik ve psikolojik ürünü olan bir yeti olarak tanımlamış, anlamın zihnin dışında var olamayacağını savunmuştur.

Prof. Dr. Doğan Aksan'ın Anlambilim Çalışmaları

Türk dilbilimci Doğan Aksan, benzetme bileşenleri, sözcüklerin çağrışım alanları ve Türkçenin anlambilimi üzerine yaptığı kapsamlı çalışmalarla (örn. 1993, 1997, 1998) alana öncülük etmiştir.

Ödünçleme Yoluyla Giren Sözcükler

Türkçeye Fransızcadan gelen 'abajur' (< abat-jour), 'gazoz' (< gazeuse) ve İngilizceden gelen 'tişört' (< T-shirt), 'miting' (< meeting) gibi sözcükler sesbilimsel yerlileşme sürecinden geçmiştir.

Çeviri Yoluyla Giren Terimler

Fransızcadan 'gerçeküstücülük' (< surréalisme), İngilizceden 'morötesi' (< ultraviolet), 'kızılötesi' (< infrared) ve Arapçadan 'insanüstü' (< fevkalbeşer) kelimeleri birebir çeviri yoluyla Türkçeye kazandırılmıştır.

Prof. Dr. Nadir Engin Uzun'un Biçimbilim Çalışmaları

Nadir Engin Uzun, 'Biçimbilim: Temel Kavramlar' kitabında Türkçe ve dünya dillerindeki sözcük türetim tekniklerini, sözlüksel yapıyı ve biçimbirim envanterini sistematik olarak incelemiştir.

Alfabetik ve Baş Harfe Dayalı Kısaltmalar

Dilde yeni sözcük yaratma yollarından biri olan kısaltmalara TDK, AYM gibi alfabetik kısaltmalar ile İngilizcedeki 'radar' (radio detecting and ranging) sözcüğü örnek gösterilebilir.

Sınavda Dikkat Et

  • Gönderimsellik ve İçsellik kuramlarının temel tezlerini karıştırmayın; gönderimsellik dış dünya/gönderge odaklıyken, içsellik zihin ve kavram odaklıdır.
  • Saussure'ün gösterge kuramında 'gösterilen'in kavram, 'gösteren'in ses imgesi olduğunu ve aralarındaki bağın nedensiz (uzlaşımsal) olduğunu unutmayın.
  • Çokanlamlılık ile eşadlılık arasındaki farka dikkat edin; çokanlamlılıkta anlamlar birbiriyle ilişkilidir (ayak sözcüğü gibi), eşadlılıkta ise tamamen bağımsızdır (şehir ve hayvan anlamındaki balık gibi).
  • Bütünleyici karşıtanlamlılar ile derecelendirilebilen karşıtanlamlıları ayırt ederken 'daha' ve 'en' testini ile aradaki ara terim varlığını (sıcak/ılık/soğuk) göz önünde bulundurun.
  • Eğretileme (metaphor) ile ad aktarmasını (metonymy) karıştırmayın; eğretilemede benzerlik aktarımı varken, ad aktarmasında yakınlık, parça-bütün ilişkisi esastır.
  • Zihin sözlüğü ile ideal sözvarlığının aynı şey olmadığını, zihin sözlüğünün bireysel belleğe bağlı ve ideal sözvarlığının bir alt kümesi olduğunu unutmayın.
  • Bir sözcüğün anlamlı olması için dış dünyada somut bir karşılığının olması şart değildir; anadili konuşucusunun zihninde kavramsal bir karşılığının olması yeterlidir (ejderha örneğinde olduğu gibi).