| XVI. Yüzıl | Ozan-baksı ve tekke kökenli. | Kahvehanelerde yaygınlaştı. | Bahşî, Köroğlu ve Pir Sultan Abdal yetişti. |
| XVII. Yüzıl | Geleneğin klasikleştii dönemdir. | Tekke çizgisinden ayrılış belirginleşti. | Gevherî, Âşık Ömer ve Karacoğlan öne çıktı. |
| XVIII. Yüzıl | Mahallileşme cereyanının etkisi görüldü. | Şuara tezkirelerine girmeye başladı. | Ravzî, Nakdö ve Şermî başlıca isimlerdendir. |
| XIX. Yüzıl | Destanlar basılı gazete işlevi gördü. | Yerli değerler savunuldu. | Dadaloğlu, Dertli ve Seyrânî yetişti. |
| XX. Yüzıl | Cumhuriyet döneminde desteklendi. | Elektronik kültür ortamına adapte oldu. | Âşık Veysel ve Şeref Taşlıova geleneği sürdürdü. |
| Çıraklık ve Eczat | Usta-çırak ilişkisiyle eğitim verilir. | Şiir için mahlas alınır. | Mezuniyet belgesi niteliğinde icazet verilir. |
| Bade İçme Ritüeli | Manevi aşka geçişte ilahi aracı görülür. | Üç defa bade sunulur. | Hak âşıklığı statüsü kazandırır. |
| Âşık Fasılları | Karşılaşma ve deyişme törenleridir. | Ayak verme (kafiye) ile imtihan edilir. | Yenilen âşık bağlamasını ustaya teslim eder. |
| Şekil ve Ölçü | Hece ve aruz ölçüsü kullanılmıştır. | Hece ölçüsünde nazım birimi dörtlüktür. | Mâni, koşma ve destan temel şekillerdir. |
| Anlatım Tutumları | Sekiz temel eda/tavır bulunur. | Şiirin duygusal reaksiyonunu belirler. | Övme, yerme ve bilgilendirme gibi amaçlar taşır. |