Maslow'un kuramı, her davranışın bir ihtiyacı karşılamaya yönelik olduğu ve bu ihtiyaçların en alttan en üste doğru hiyerarşik bir sıra takip ettiği varsayımlarına dayanmaktadır.
David McClelland'a göre bireylerin motivasyonunu şekillendiren ve öğrenme süreciyle kazanılan üç temel ihtiyaç başarı, bağlılık (aidiyet) ve güç gereksinimleridir.
Clayton Alderfer tarafından geliştirilen bu teori, İngilizce 'Existence' (Varolma), 'Relatedness' (İlişki Kurma) ve 'Growth' (Gelişme) kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır.
Victor Vroom tarafından 1964 yılında geliştirilen bu teori, bireylerin haz temelli (hedonik) yaklaşımla kendilerine en yüksek öznel faydayı sağlayacak eylemleri tercih ettiğini savunur.
Lawler ve Porter, Vroom'un modeline ek olarak motivasyon sürecine bireysel bilgi ve yetenek, rol algısı ve ödüllerde adalet algısı gibi kritik değişkenleri dahil etmiştir.
Eşitlik Teorisi'ne göre çalışanlar, kendi çaba/sonuç oranlarını benzer pozisyondaki diğer çalışanların çaba/sonuç oranlarıyla karşılaştırarak adalet değerlendirmesi yaparlar.
Pavlov'un köpekler üzerinde yaptığı zil ve salya deneyleri, davranışların doğuştan gelen reflekslerle belirli uyarıcılar tarafından tetiklendiğini gösteren klasik şartlandırmanın temelidir.
Edwin Locke tarafından 1968 yılında geliştirilen bu teori, bireylerin iş performansının ve motivasyonunun doğrudan doğruya belirledikleri bilinçli amaç ve niyetlerine bağlı olduğunu savunur.
Bandura'ya göre öz-yeterlilik algısı, bireyin karşılaştığı engellere ne kadar süreyle direnç gösterebileceğini belirleyen ve geçmiş düzeltici deneyimlerle pekişen psikolojik bir unsurdur.