1946-1964 yılları arasında doğan bu kuşak, çalışma yaşamında 'işkolik' değerleri ile bilinir ve işin her şeyden önce gelmesi gerektiğini savunur.
Tükenmişlik sendromunu 'duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıda azalma' olarak üç boyutta tanımlayan en bilinen modelin mimarlarıdır.
Mobbing, Latince 'mobile vulgus' (kararsız kalabalık) ifadesinden türetilen İngilizce 'mob' (topluca hücum etmek) kelimesinden gelmektedir.
Tükenmişlik kavramını psikoloji alanında ilk kullanan Bradley, çalışma yaşamına uyarlayan ise Freudenberger'dir.
1995 doğumlu bir çalışan için 'boş zaman' kavramı, Bebek Patlaması kuşağı yöneticisinin 'işkolik' değerleriyle çatışan en önemli unsurlardan biridir.
Teknolojinin içine doğan, sosyal medyayı doğal yaşam alanı gören ve ekonomik çalkantılarla büyüdükleri için daha endişeli olan kuşaktır.
Mobbing sürecinde izleyiciler diplomatik, yardakçı, fazla ilgili, karışmayan ve ikiyüzlü yılan olmak üzere beş kategoriye ayrılır.
Tükenmişlik sürecinin en son ve en ağır aşaması olan 'çaresizlik', psikosomatik rahatsızlıklar ve intihar riski ile sonuçlanabilir.
Kendi içsel sorunlarını ve kabul edemedikleri başarısızlıklarını başkalarına yansıtarak mobbing uygulayan kişilerdir.
İş stresi her zaman tükenmişliğe yol açmaz; tükenmişlik, iş stresinin uzun süre devam etmesi ve kronikleşmesi sonucunda ortaya çıkar.