İnfografik
← Ünite 5
Tarih Felsefesi 2

Ünite 5: Pozitivist Tarih Kuramı

Newton’un Evrensel Çekim Yasası ve İndirgeme
Comte, olguları yasalarla açıklamaya en güzel örnek olarak Newton’un evrensel çekim yasasını gösterir. Bu yasa evrendeki bütün çeşitli fenomenlerin kütleyle doğru, uzaklığın karesiyle ters orantılı çekim eğiliminde birleşebileceğini kanıtlar.
Auguste Comte’un Bireysel Gelişim Gözlemi
Comte, türün gelişim evrelerinin bireysel gelişimle örtüştüğünü belirtir. Her insanın özgeçmişine baktığında çocukluğunda bir teolog, gençliğinde bir metafizikçi ve yetişkinliğinde bir doğabilimci (pozitivist) olduğunu hatırlayacağını ifade eder.
Viyana Çevresi ve Deneyle Doğrulanabilirlik
20. yüzyılda mantıkçı deneycilik akımını oluşturan Viyana Çevresi, birleştirilmiş bilim ideali çerçevesinde bilimsellik ölçütü olarak bir önermenin deneyle doğrulanabilir olmasını şart koşmuştur.
Carl Gustav Hempel’in Örtük Yasa Örneği
Hempel, tarihsel açıklamaların doğa bilimleriyle aynı yapıda olduğunu savunur. Örneğin iki devlet arasındaki savaşta birinin yenilmesini açıklarken 'eşit silahlanmış iki ordudan sayıca fazla olanı sayıca az olanını yener' şeklindeki örtük yasayı kullanır.

Anahtar Kavramlar

Üç Hâl YasasıAuguste Comte'un insan aklının ve tarihin teolojik, metafizik ve pozitif olmak üzere ardarda üç zorunlu aşamadan geçtiğini savunan temel yasasıdır. Örneğin bilimler ve insanlık bu evrelerden geçerek günümüzdeki pozitif aşamaya ulaşmıştır.
Öndeyi (Prediction)Olguları yöneten değişmez doğa yasaları bilindiğinde, gelecekte gözlenebilecek olguların bu yasalardan hareketle önceden bilinebilmesi olanağıdır. Pozitivist tarih anlayışında tarihin yasalarının keşfi geleceğin öngörülmesini sağlar.
Teolojik Hâlİnsan aklının ilk aşaması olup olguların doğaüstü etkenler, tanrılar ve ilk-son nedenler aracılığıyla keyfi bir biçimde açıklanmaya çalışıldığı dönemdir.
Metafizik HâlTeolojik ve pozitif dönemler arasında bir geçiş aşaması olan, doğaüstü etkenlerin yerini soyut güçler ve soyut kavramların (örneğin 'Doğa' kavramı) aldaging bir felsefe dönemidir.
Pozitif Hâlİnsan aklının mutlak nedenleri aramaktan vazgeçip gözlem ve deney dayanaklı akıl yürütmelerle olgular arasındaki değişmez yasaları keşfettiği en son ve gelişmiş bilimsel aşamadır.
Toplum Fiziği (Sosyoloji)Auguste Comte'un doğa bilimlerinin (özellikle fiziğin) başarısından esinlenerek kurduğu, toplumların ve tarih aşamalarının bağlı olduğu yasaları keşfedecek olan pozitif toplumbilim dalıdır.
Ters Dedüktif YöntemJ. S. Mill'in tarihte nedenlerin artık gözlenemez olduğu gerekçesiyle önerdiği, etkilerden hareketle nedenlerin bilgisini çıkarma ve bu yolla tarihsel genelleştirmelere ulaşma yöntemidir.
Birleştirilmiş Bilim (Unified Science)Neopozitivistlerin (Viyana Çevresi) tüm bilimlerin ortak bir yöntem birliği içinde olması ve doğa bilimlerinin yöntemlerini benimsemesi gerektiğini savunan idealidir.
Örtük YasaHempel'e göre tarihsel açıklamalarda kullanılan ancak herkesçe bilindiği varsayıldığı için çoğu kez açıkça dile getirilmeyen, arka planda işleyen genel yasalardır (Örn: Sayıca fazla olan ordunun az olanı yenmesi).
TarihsellikKierkegaard'ın tanımıyla 'olup bitmiş olma' durumunun bir yüklemidir. Gelecek henüz gerçekleşmediği için tarihsel değildir; bu kavramı geleceğe taşımak çelişkidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Karl Popper’in Kuramsal Bilim Ayrımı

Popper, bilimleri kuramsal ve uygulamalı olarak ayırır. Tarih, kuramsal fizik gibi yasa koyan kuramsal bir bilim değildir; aksine kuramsal bilimlerin yasalarını kullanarak geçmiş olguları açıklayan uygulamalı bir alandır.

Søren Kierkegaard ve Tarih-Korku İlişkisi

Kierkegaard, Hegel ve Marx’ın tarih anlayışlarıyla alay ederek tarihe ironik bir tanım getirmiştir. Ona göre tarihi Hegelci bir bakışla tanımlamak gerekirse, tarih 'korkunun bilinçteki gelişme süreci' ve günahın ortaya çıktığı varoluş alanıdır.

Sınavda Dikkat Et

  • Comte'un 'Üç Hâl Yasası'nın sırasını (Teolojik -> Metafizik -> Pozitif) asla karıştırmayın; sınavda sıralama soruları sıkça gelir.
  • J. S. Mill’in tarihsel yasaları bulmak için önerdiği yöntemin adının 'ters dedüktif yöntem' (etkilerden nedenlere gitmek) olduğunu unutmayın.
  • Hempel ile Popper’in neopozitivist çizgideki farkını iyi kavrayın: Hempel tarihte 'örtük yasa' olduğunu savunurken, Popper tarihin yasa koyan kuramsal bir bilim olmadığını söyler.
  • Kierkegaard’ın tarihsellik kavramını geleceğe taşıyan Hegel ve Marx’ı eleştirdiğini ve geleceğin tarihsel olmadığını savunduğunu unutmayın.
  • Comte’un doğa bilimlerinden etkilenerek sosyolojiye başlangıçta 'toplum fiziği' adını verdiğini hatırlayın.
  • Kierkegaard’a göre tarihte doğrusal bir ilerleme yoktur; her tarihsel olgu göreli olup hiçbir dönem bir önceki döneme göre mutlak üstünlük sağlayamaz.