Alfred P. Sloan, General Motors'da bağımsız birimlerin atıl nakit tutmasını engellemek için tüm gelirlerin tek bir merkezde toplanıp ödemelerin buradan yapıldığı rasyonel bir finansal yönetim sistemi kurarak kaynak verimliliğini optimize etmiştir.
Henry L. Gantt, Taylor'un cezalandırıcı sistemine alternatif olarak, belirlenen standart üretimi aşan işçilere ek prim veren, ayrıca işçilerini iyi eğiten ustabaşılarını da ödüllendiren insancıl bir teşvik modeli geliştirmiştir.
1929 yılında ABD'de başlayan büyük ekonomik kriz, işletmeleri daha verimli çalışmaya ve maliyetleri düşürmeye zorlamış; bu durum Klasik Kuramın eksikliklerinin sorgulanmasına ve Neo-Klasik Kuramın doğuşuna zemin hazırlamıştır.
Avusturyalı biyolog Ludwig von Bertalanffy, 1928 yılında 'Genel Sistem Teorisi'ni ortaya atarak, organizasyonların parçalar halinde değil, çevreleriyle etkileşim içindeki bütünsel sistemler olarak incelenmesi gerektiğini savunmuştur.
Alfred P. Sloan, 1963 yılında yayınladığı 'My Years with General Motors' adlı kitabında, devasa bir endüstri kuruluşunda yetki devri, koordinasyon ve profesyonel yöneticilik sorunlarını ilk kez uygulamalı örneklerle açıklamıştır.
Derek Pugh liderliğindeki Aston Grubu, çağdaş organizasyonları inceleyerek bürokrasiyi tekdüze bir yapı olmaktan çıkarmış; iş akışı bürokrasileri, personel bürokrasileri ve komple bürokrasiler olarak sınıflandırmıştır.
New Jersey Bell Telefon Grubu'nun uzun yıllar başkanlığını yapan Chester Barnard, tepe yöneticisi deneyimlerini 'Yöneticinin Fonksiyonları' (1938) kitabında toplayarak sistem yaklaşımına yönetsel katkı sağlamıştır.
Rensis Likert ve eşi Jane Gibson Likert, Sistem 4 modelini geliştirerek 'Sistem 4T Toplam Örgüt Modeli'ni kurmuşlar; bu modelin yüksek kurumsal performans, kariyer danışmanlığı ve çatışma çözme odaklı olduğunu göstermişlerdir.
1955'te kurulan Arçelik, Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne girmesiyle oluşan küresel rekabet ortamında satılmak yerine Ar-Ge ve inovasyona odaklanarak 4 ülkede 11 üretim tesisi ve 10 marka ile küresel bir oyuncu haline gelmiştir.
Geoffrey Vickers, Lancaster Üniversitesi'ndeki akademik çalışmalarında yöneticilerin karar alma sürecini gerçeklik yargılaması, değer yargılaması ve uyumsuzluğu azaltıcı eylem aşamaları olarak formüle etmiştir.
Robert Blake ve Jane Mouton, 1964 yılında yayınladıkları 'The Managerial Grid' çalışmasında, üretime ve insana aynı anda maksimum (9) puan düzeyinde önem veren 'Ekip Yönetimi' tarzını en ideal liderlik olarak tanımlamışlardır.