İnfografik
Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Tarih Lisans Programı » 19. Yüzyıl Türk Edebiyatı
← Ünite 2
19. Yüzyıl Türk Edebiyatı

Ünite 2: Enderunlu Şairler

Tüfenkçibaşı Mehmet Arif'in Yaşamı
1557 yılında İzmit'te doğan ve Ankaralı Şeyh Mustafa Efendi'nin oğlu olan Mehmet Arif, III. Mustafa döneminde tüfenkçibaşı ve anahtar ağası olmuş, Selanik, Edirne ve Mekke'de kadılık yaptıktan sonra 1826'da İstanbul kadılığına atanmış ve 1831 yılında 76 yaşında ölmüştür.
Hasan Yaver ve Eseri
1765 yılında doğan Hasan Yaver, babası Silahtar Abdurrahman Ağa gibi Enderun'da yetişmiş ve Kiler Odası'ndan Has Oda'ya yükselmiştir. Yaver Divanı'nda 8 kaside, 203 gazel, bir terkib-bend, 3 tahmis, bir murabba ve iki kıta bulunmakta olup şiirlerinde israf ve rüşvet gibi sosyal konuları işlemiştir.
Naşit'in Hayatı ve Sanatı
1749 yılında Mora'da doğan Naşit; şairliğinin yanı sıra musikişinaslığı ve hattatlığıyla tanınmış, Sümbülzade Vehbi'yi üstat kabul ederek hikemî şiirler yazmıştır. Padişahların musahibi olan ancak kıskançlıklar yüzünden saraydan uzaklaştırılan şair, III. Selim döneminde saraya dönmüş ve 1791-1792 yıllarında 45 yaşında genç yaşta vefat etmiştir.
Hamid-i Diger'in Musiki Ünü
1738 yılında İstanbul'da doğan Mehmet, babası Abdullah Kâmil Efendi'nin ölümünün ardından Sultan Mustafa'nın isteğiyle Enderun'a alınmıştır. Divanı bulunan şair aynı zamanda usta bir musikişinas olup bestelerinin ünü Irak'tan Hicaz'a, Acem'den İsfahan'a kadar yayılmıştır.

Anahtar Kavramlar

Enderun MektebiOsmanlı Devleti'nde medreseler dışındaki en önemli resmî eğitim kurumu olup, devşirme çocukların askerî, idari ve sanat alanlarında eğitildiği Topkapı Sarayı içindeki ihtisas akademisidir. Metinde bu kurumdan yetişen şairlerin musikişinas ve güftekâr yönleriyle öne çıktığı belirtilmektedir.
TüfenkçibaşıHazine, Kiler ve Seferli ağalarının seçkinlerinden oluşturulan 'tüfenkçi yamağı' adlı teşekkülün başı olan görevlidir. Sarayda bulunan ateşli silahlar tüfenkçibaşı nezaretinde yamaklar tarafından ayda bir kez temizlenirdi.
Anahtar AğasıHas odalıları saraya yerleştirme, hasta olanları hastaneye, evleri olanları evlerine gönderme izni verme ve ağaları sabah namazına kaldırıp camiye gönderme görevlerini yürüten Enderun görevlisidir.
Hazine KethudalığıOsmanlı sarayında hazine bölümünde görev yapan yüksek vazife sahiplerinden birinin unvanıdır. Metinde Nazif adlı şairin 1845 tarihinde bu görevde bulunduğu ifade edilmektedir.
SurreOsmanlı döneminde her yıl hac mevsiminde Mekke ve Medine ahalisine dağıtılmak üzere gönderilen paradır. Metinde İbrahim Ferit'in 1842 yılında surre emini olarak Hicaz'a gitmek üzere yola çıktığı anlatılmaktadır.
Mahallîleşme AkımıDivan şiirinde yerli hayata, İstanbul ağzına, günlük konuşma diline ve halk söyleyişlerine yer verme eğilimidir. Metinde Enderunlu Vasıf ve Nedim bu akımın en önemli temsilcileri arasında gösterilmektedir.
MusammatDivan şiirinde bentlerden oluşan, murabba, muhammes, müseddes gibi çok mısralı nazım biçimlerinin genel adıdır. Enderunlu Vasıf, divanında en çok musammat (özellikle murabba) yazan şair olarak tanınır.
Lisân-ı HâlKelimelerle ifade edilemeyen duyguların beden dili, hal ve tavırlar yoluyla aktarılmasıdır. Metinde Vasıf'ın gazellerinde kelimelerle bu sözsüz iletişim aracını birleştirerek mesajı muhataba ulaştırdığı vurgulanmaktadır.
KülhanHamamlarda suyu ısıtmak için ateş yakılan yer, ateş evi anlamındaki mekândır. Metinde Enderunlu Vasıf'ın gazelinde ayrılıktan duyduğu büyük ıstırabı betimlemek için kullandığı somut bir imgedir.
Encümen-i Şuara (Cins İsim)Padişah saraylarında, şehzade saraylarında veya devlet büyüklerinin konaklarında şairlerin bir araya gelerek içki ve şiir meclisleri tertip ettikleri yerlerin genel adıdır. Asırlar boyu bu tür edebiyat toplantılarına cins isim olarak bu unvan verilmiştir.
Encümen-i Şuara (Özel İsim)1861 yılı baharında Hersekli Ârif Hikmet Bey'in Laleli Çukurçeşme'deki evinde düzenli olarak toplanmaya başlayan Leskofçalı Galip ve arkadaşlarının oluşturduğu özel edebî topluluktur.
HidivOsmanlı Mısır valilerine verilen unvandır. Metinde Mısır'daki hanedandan gelen prens ve prenseslerin İstanbul'daki malikânelerini birer kültür ve edebiyat mektebine çevirdikleri anlatılmaktadır.
Mir'at-ı Şi'rEnderunlu Mehmet Akif tarafından kaleme alınan ve yirmi üç Enderunlu şairi tanıtan özel tezkiredir. Bu eser, şairlerin kabiliyetlerine göre değil, Enderun Mektebinde yetiştikleri odalara göre sıralanmasıyla diğer tezkirelerden ayrılır.

Diğer Önemli Bilgiler

Enderunlu Vasıf'ın Mezar Taşı ve Fiziksel Özellikleri

1824 yılında ölen ve Üsküdar'da Karacaahmet Türbesi yakınlarına defnedilen Vasıf'ın mezar taşında yakın dostu İzzet Molla'nın yedi beyitlik şiiri yer almaktadır. Divanındaki bir kıtada kendilerinin fil gibi iri, kısmetlerinin ise karınca kadar küçük olduğunu esprili bir dille ifade etmişlerdir.

Vasıf Divanı'nın Nazım Şekli Dağılımı

Vasıf Divanı'nda 28 kaside, 140 gazel, 1 müstezat, 227 musammat (bunların 187'si murabbadır), 87 tarih kıtası, 78 muhtelif kıta, 1 mesnevi ve çeşitli beyitler bulunmaktadır; bu da onun en çok musammat ve şarkı yazan şair olduğunu göstermektedir.

Mehmet Kayahan Özgül'ün Vasıf Değerlendirmesi

M. Kayahan Özgül, Vasıf'ın anne ile kızın konuşmalarını ve mahalle kadınlarının ağzını şiirlerinde büyük bir başarıyla taklit ettiğini belirterek, onu Osmanlı kadınının evlilik ve isyan sancılarını aktarmadaki başarısından ötürü Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın atası saymıştır.

Encümen-i Şuara'nın Kuruluş Tarihi ve Yeri

1861 yılı baharında (Muhtemelen Mayıs veya Haziran aylarında) Hersekli Ârif Hikmet Bey'in Laleli Çukurçeşme'deki evinde buluşmaya başlayan şairlerin oluşturduğu özel Encümen-i Şuara, her salı muntazaman bir yıla yakın süre devam etmiştir.

Leskofçalı Galip'in Konumu

1829-1867 yılları arasında yaşayan, Emtia Gümrüğü Tahrirat Müdürü olan Leskofçalı Mustafa Galip Bey, müdavimlerin bir kısmından genç olmasına rağmen şiirdeki üstün kudreti sayesinde Encümen-i Şuara'nın reisi mevkiine getirilmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Enderun Mektebi'nin hiyerarşik odalar sistemini (Büyük/Küçük Odalar, Kiler, Hazine, Has Oda vb.) iyi ezberleyin; sınavda hangi odanın hangi görevde olduğunu sorma ihtimali yüksektir.
  • Enderunlu şairlerin büyük çoğunluğunun divanı olmadığını, çoğunun güfte yazarı ve musikişinas olduğunu unutmayın; divanı olan istisnai şairleri (Hasan Yaver, Şakir, Hamid-i Diger, Vasıf) karıştırmayın.
  • Enderunlu Vasıf'ın en çok murabba ve şarkı yazdığını, Nedim'den etkilendiğini ancak klasik medrese kültürü bakımından Nedim'den ayrıldığını kesinlikle not edin.
  • Vasıf'ın yeniliğinin klasik şiir tekniklerinden ziyade halk diline, günlük yaşama, giyim kuşam unsurlarına ve mahalli söyleyişlere olan merakından kaynaklandığını unutmayın.
  • Encümen-i Şuara'nın ilk kez cins isim olarak genel meclisleri ifade ettiğini, ancak 1861'de Hersekli Ârif Hikmet'in evinde toplanan grubun özel isim olarak anıldığını ve reisi Leskofçalı Galip olan kadro olduğunu karıştırmayın.
  • Mir'at-ı Şi'r adlı tezkirenin yazarının Enderunlu Mehmet Akif olduğunu ve bu eserin şairleri kabiliyetlerine göre değil odalarına göre sıraladığını sınavda soru olarak gelebileceği için mutlaka aklınızda tutun.