Ünite 3: 19. Yüzyılda Encümen-i Şuara — Alıştırmalar
Ders kitabının açık uçlu alıştırmaları. Bunlar çoktan seçmeli sınav sorusu değil — düşünmeni, araştırmanı, kendi cümlelerinle anlatmanı isteyen etkinlikler.
Sıra Sizde 1
Yaşadığınız yerin büyüklüğüne göre, çevrenizde farklı kültür toplulukları olabilir. İllerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne bağlı kuruluşların edebiyata da hizmet eden birimleri, edebiyat dernekleri, kültür kulüpleri, sanat ve edebiyat vakıfları, edebiyat kahvehaneleri, bazı yayınevlerinin ve kitabevlerinin toplantıları bu ihtiyaca cevap verir. Kasabalarda okulların edebiyat kolları, köylerde ise giderek işlevini kaybeden köy odaları da aynı yolda hizmet verebilir. Bunların edebiyat sohbetlerine dinleyici veya aktif
Sıra Sizde 2
Edebiyat toplaşmalarının etkisini, ömrünün uzunluğundan anlamaya çalışmayın. Bazen, yıllarca toplanmaya devam etmiş bir şair grubunun şiire hiçbir etkisi olmayabilir; bazen de sadece bir yıl toplandıkları hâlde bütün bir şiir tarihini etkileyenler çıkabilir. Garip Hareketi’ni hatırlayın. Çabucak dağılmalarına rağmen, şiirimiz üstünde ne kadar uzun bir zaman etkili olmaya devam ettiklerini göreceksiniz. Encümen-i Şuara şairleri de aynı şekilde, hayatın gailelerine dayanamayıp çabucak ayrılmış olsalar bile, şiir için geliştirmeye çalıştıkları
Sıra Sizde 3
23 Nisan, 19 Mayıs, 10 Kasım gibi özel günlerde okunan şiirleri hatırlayın. Tek gün için hatırlanan ve ertesi gün hayatınızdan çıkan şiirler... Bir de hiç hatırlamadığınız şiirler var ki, onlar şimdi hayatınızdan tamamen sildiğiniz duyguları, hâlleri, olayları ele aldıkları için çabucak eskidiler, yok oldular. Bir sanatkâr savaş, deprem, bayram gibi belli bir aktüel durumu eserine taşıyarak günü yakalamak istiyor olabilir; fakat tarih boyunca hatırlanmak niyetini taşıyanlar, her zaman için geçerli olacak insanlık durumlarını (aşk, ölüm, ayrılık,
Sıra Sizde 4
Hiç şüphesiz ki şiir, bir anlam sanatıdır. Okurken veya dinlerken anlamından aldığımız lezzetle güzelleşir; fakat saçma ve anlamsız olanın tamamen şiir dışına itilmesi de doğru olmaz. Daha çocukluğumuzdaki “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde” diye başlayan masal açılışlarından veya “O piti piti/ Karamela sepeti/ Terazi, lastik/ Jimnastik” tekerlemesinden bu yana, saçma olandan da tat almaya alışkınızdır. MFÖ’nün “Sude” şarkısını da aynı alışkanlıkla severiz. Biraz daha dikkat ederseniz, aslında anladığınız bütün şiirleri sev-
Sıra Sizde 5
Vezin, şiirin sadece bir enstrümanıdır. Nasıl ki bir şarkıyı sadece sesinizle okuyabilecek olmanıza rağmen sazlar eşliğinde okursanız daha da güzel olduğunu bilirsiniz; aynı şekilde, şiirin de vezin denen saz olmadan yazılıp okunabilmesi mümkündür. Bir adım daha ileri gidelim: Aynı şarkının gitar eşliğinde mi yoksa ud eşliğinde mi çalındığı onun sanat değerini değiştirmez. Ne sazların ne de vezinlerin eskisi-yenisi olur; ancak, besteye ve şiire uygun olanı ve olmayanı bulunur. Dolayısıyla klasik şairlerin veya encümen mensupları-
Sıra Sizde 6
Mazmun, eski bir dünya geleneğidir. Her köklü milletin dilinde ve şiirinde böyle mazmunlara rastlanır. Öğrencilerimiz arasındaki yaygın bir kanaat, mazmunun klasik şiire ait olduğu yolundadır. Oysa ne klasik şiir ne de onun mazmunları elit bir çevrenin tekelinde olmuştur. Âşık Ömer’den Dertli’ye ve Seyrani’ye kadar aruzla yazan, hatta divan oluşturan halk şairlerinin varlığı bir yana, halk şiirlerinde de mazmunlardan bol bol istifade edilmiştir. Siz de hafızanızı yoklarsanız, halk şiirinde birer mazmun olduğunu çokça, fark etmeden dinle-