Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» 8-13. Yüzyıllar Türk Edebiyatı
← Ünite 7
Paylaş
←
Ünite 6 Eşleştirme
Ünite 7
Harezm-Altın Ordu Türkçesi ve Edebiyatı
Ünite 8 Eşleştirme
→
Ünite 7: Harezm-Altın Ordu Türkçesi ve Edebiyatı — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 4
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Harezm Türkçesi
Saray Şehri
Mukaddimetü’l-Edeb
Kısasü’l-Enbiyâ
Nehcü’l-Ferâdîs
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Zemahşerî tarafından Harezmşah Atsız’ın isteği üzerine 1127-1144 yılları arasında Arapça öğretmek amacıyla hazırlanan, satır aralarında Türkçe karşılıklar barındıran ikinci büyük sözlüktür. Şuşter nüshası en değerli nüshasıdır.
Nâsırü’d-din Rabguzî tarafından 1310 yılında kaleme alınan, peygamberlerin hayat hikâyeleri ve mucizelerini anlatan Harezm Türkçesiyle yazılmış ilk edebi ve siyer türündeki eserdir.
Kerderli Mahmud bin Ali tarafından Saray’da 1360 yılından önce yazılan, 'Cennetin Açık Yolu' anlamına gelen, kırk hadis türünün özelliklerini taşıyan didaktik ve dini karakterde bir eserdir.
XIII-XV. yüzyıllar arasında Harezm ve Sir Derya’nın aşağı kesimlerinde, Karahanlı Türkçesinin devamı niteliğinde, Oğuz, Kıpçak ve Kanglı yerli ağızlarının karışımıyla ortaya çıkmış Türk dilinin karışık dilli eserleridir. Metinlerde Karahanlı unsurları ağırlıkta olmakla birlikte sonraki lehçelere geçiş özellikleri görülür.
Altın Ordu Hanlığı’nın başkenti ve idare merkezi olan, XIII-XIV. yüzyıllarda Doğu Avrupa’nın ve Türk dünyasının önemli ticari ve kültürel merkezlerinden biri haline gelen şehirdir. Harezm bölgesinden göç eden âlimlerin buluşma noktasıdır.
Harezm Türkçesi
— XIII-XV. yüzyıllar arasında Harezm ve Sir Derya’nın aşağı kesimlerinde, Karahanlı Türkçesinin devamı niteliğinde, Oğuz, Kıpçak ve Kanglı yerli ağızlarının karışımıyla ortaya çıkmış Türk dilinin karışık dilli eserleridir. Metinlerde Karahanlı unsurları ağırlıkta olmakla birlikte sonraki lehçelere geçiş özellikleri görülür.
Saray Şehri
— Altın Ordu Hanlığı’nın başkenti ve idare merkezi olan, XIII-XIV. yüzyıllarda Doğu Avrupa’nın ve Türk dünyasının önemli ticari ve kültürel merkezlerinden biri haline gelen şehirdir. Harezm bölgesinden göç eden âlimlerin buluşma noktasıdır.
Mukaddimetü’l-Edeb
— Zemahşerî tarafından Harezmşah Atsız’ın isteği üzerine 1127-1144 yılları arasında Arapça öğretmek amacıyla hazırlanan, satır aralarında Türkçe karşılıklar barındıran ikinci büyük sözlüktür. Şuşter nüshası en değerli nüshasıdır.
Kısasü’l-Enbiyâ
— Nâsırü’d-din Rabguzî tarafından 1310 yılında kaleme alınan, peygamberlerin hayat hikâyeleri ve mucizelerini anlatan Harezm Türkçesiyle yazılmış ilk edebi ve siyer türündeki eserdir.
Nehcü’l-Ferâdîs
— Kerderli Mahmud bin Ali tarafından Saray’da 1360 yılından önce yazılan, 'Cennetin Açık Yolu' anlamına gelen, kırk hadis türünün özelliklerini taşıyan didaktik ve dini karakterde bir eserdir.
Mu’înü’l-Mürîd
— 1313 yılında Harezm’de dinli-tasavvufi konuları halka öğretmek amacıyla fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl kalıbıyla yazılmış yaklaşık 900 beyitlik manzum didaktik bir eserdir.
Hüsrev ü Şîrîn
— Kutb mahlaslı şair tarafından Altın Ordu hükümdarı Tınıbek Han adına Nizamî’nin Farsça eserinden Harezm Türkçesine tercüme edilen Altın Ordu sahasının en eski mesnevisidir.
Muhabbet-nâme
— Harezmî mahlaslı bir şair tarafından 1353 yılında Sir Derya boyunda Muhammed Hoca Big adına yazılmış, 11 babdan oluşan ve bazı babları Farsça olan mesnevi tarzındaki din dışı bir eserdir.
Dâsitân-ı Cümcüme (Cümcüme-nâme)
— Hüsam Kâtip tarafından 1368-1369 yıllarında Feridüddin Attar’ın Farsça eserinden tercüme edilen, Hz. İsa ile Kesikbaş menkıbesini anlatan manzum mesnevi türünde bir eserdir.
Mi’râc-nâme
— Hz. Muhammed’in miraç hadisesini anlatan, dil ve üslup bakımından Nehcü’l-Ferâdîs ile büyük benzerlikler gösteren, Paris’te Uygur harfli tek nüshası bulunan eserdir.
Yarlık ve Bitikler
— Altın Ordu hanları tarafından gönderilen ferman ve mektup niteliğindeki belgeler olup, Harezm yazı dilinin Kıpçak unsurlarıyla zenginleşmiş önemli ürünleri arasında kabul edilmektedir.
Satır-Altı Kur’an Tercümesi
— Harezm ve Altın Ordu sahasında halkı bilgilendirmek amacıyla Kur’an’ın satır aralarına yapılan Harezm Türkçesindeki tercüme çalışmasıdır (Örn: Hekimoğlu Ali Paşa nüshası).
Ribât-ı Rabguzî
— Kısasü’l-Enbiyâ eserinin yazarı Nâsırü’d-din bin Burhânü’d-din’in kullandığı, Seyhun boylarında Cend yakınlarındaki bir kervansarayı ve Oğuz menşeini işaret eden mahlas/nispedir.
Kerderli Mahmud bin Ali
— Harezm’deki Kerder şehrinden Altın Ordu’daki Saray şehrine gelerek Nehcü’l-Ferâdîs adlı eseri kaleme alan Harezm dönemi müellifidir.
Yeni Cami Nüshası
— Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı bulunan, müellifin ölümünden dört gün sonra 1360 yılında harekeli olarak istinsah edilen Nehcü’l-Ferâdîs nüshasıdır.
Şuşter Nüshası
— İran’ın Şuşter kasabasında bulunan, Nuri Yüce tarafından çalışılan ve Mukaddimetü’l-Edeb nüshaları içerisinde Türkçe kelime varlığı bakımından en kıymetli kabul edilen yazmadır.
Berke Fakih
— Hüsrev ü Şîrîn’in 1383 yılında Mısır’da (İskenderiye) Kıpçak Türkçesiyle istinsah eden ve sonuna 66 beyitlik ilave metin ekleyen müstensihtir.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 6 Eşleştirme
Ünite 7
Harezm-Altın Ordu Türkçesi ve Edebiyatı
Ünite 8 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım