1914 şubat ayında Petersburg'a Duma seçimleri için gittiği sırada üşüterek hastalanan İsmail Gaspıralı, İstanbul'daki tedavinin sonuç vermemesi üzerine Bahçesaray'a dönmüş ve 24 Eylül 1914'te 63 yaşında vefat etmiştir.
İsmail Gaspıralı'nın 1914'teki cenazesine Rusya'nın çeşitli yerlerinden gelen 6 bin civarında insan katılmış; İstanbul'da Ayasofya Camii'nde Topkapı Sarayı hafızlarına Mevlid-i Şerif okutulmuştur.
İsmail Bey'in şimdiye kadar bilinen en eski yazısı, 'Bahçesaray şehir emaneti meclisinden İsmail Mirza' imzasıyla 1879'da Tiflis'te Ziya gazetesinde yayımlanmıştır.
İsmail Gaspıralı'nın 1883'ten ölümüne kadar yönettiği Tercüman gazetesi, oğlu Rıfat Bey ve Hasan Sabri Ayvazof yönetiminde Kırım'da Kurultay hükümetinin yıkılmasına kadar tahminen 23 Şubat 1918'e kadar 35 yıl yayın yapmıştır.
Misyoner papaz İlminski, 1884'te devlet adamı Pobedonostsev'e yazdığı gizli mektuplarda Gaspıralı'nın Tercüman gazetesiyle Rusya Müslümanlarını birleştirdiğini ve bunun Ortodoks devlet için büyük tehlike olduğunu belirtmiştir.
İsmail Gaspıralı'nın başlattığı fonetik okuma-yazma ve ilköğrenim hareketi Türk burjuvazisi tarafından desteklenmiş, 1905 yılına gelindiğinde binlerce Usul-i Cedid okulu açılmıştır.
1905-1910 yılları arasında Tercüman gazetesinin eki olarak, İsmail Bey'in kızı Şefika Hanım'ın yönetiminde Kırım'da kadınlara mahsus olarak yayımlanan süreli yayındır.
Gaspıralı, 'Avrupa Medeniyetine Bir Nazar-ı Muvazene' adlı eserinde, Avrupa'daki servet eşitsizliğini eleştirirken Rothschild gibi bankerlerin yüz milyonluk servetine karşın milyonlarca insanın topraksız olmasını eleştirmiştir.
Gaspıralı, Arslan Kız romanında Doğu Türkistan'da Çylülere ve Ruslara karşı mücadele eden, Atalık Gazi unvanlı tarihi lider Yakup Bey Badevlet'i örnek kahraman olarak göstermiştir.
Darürrahat Müslümanları romanında, 1491'de Endülüs'ün düşmesi üzerine Serdar Musa bin Ebülgazan'ın emriyle Elhamra Sarayı'nın altındaki gizli dehlizden dağlar arasındaki gizli vadiye göç eden Türk-İslam toplumu anlatılır.
Ahmet Ağaoğlu, Türk Yurdu dergisinde yayımlanan makalesinde Gaspıralı'nın Türklüğe hizmet düsturunu 'Fikir, lisan ve his birliği' olarak özetlemiş ve onun cehaletle mücadele ettiğini belirtmiştir.