İnfografik
← Ünite 7
Çağdaş Türk Romanı

Ünite 7: Gelenekçi Romanın Özellikleri ve Gelişimi

Cengiz Dağcı'nın Sürgün Hayatı
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra vatanı Kırım'dan ayrılan ve bir daha ülkesine dönmeyen Cengiz Dağcı, ömrünün altmış yılını Londra'da geçirmiştir. Eserlerini her zaman "annemin dili" dediği Türkiye Türkçesiyle kaleme almıştır.
Samiha Ayverdi'nin Konak Hayatı
Samiha Ayverdi, Kenan Rifaî'nin tasavvufi düşünceleri çevresinde kurguladığı romanlarında yalı ve konaklarda sürdürülen Cumhuriyet öncesi geleneksel toplum hayatını kadınca bir duyarlıkla dile getirmiştir.
Hüseyin Nihal Atsız ve Bozkurtlar
Hüseyin Nihal Atsız, 1923 sonrası inşa edilmek istenen kimliğe Orta Asya'daki kültür değerlerimizi katmak amacıyla "Bozkurtların Ölümü" (1946) ve "Bozkurtlar Diriliyor" (1949) romanlarını kaleme almıştır.
Tarık Buğra ve Küçük Ağa
Tarık Buğra'nın 1964 yılında yayımlanan "Küçük Ağa" romanı, Kurtuluş Savaşı'nın küçük bir Anadolu kasabasından görünüşünü ve Millî Mücadele'nin ruhunu yansıtan en önemli eserlerindendir.

Anahtar Kavramlar

GelenekBir toplumda eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar ve alışkanlıklar bütünüdür. Gelenekçi romanlar, bu kalıntıları ve değerleri kurmaca dünyaya taşır.
Gelenekçi RomanToplumun kültürel, dinî ve millî değerleriyle barışık olan, bu değerleri yüceltme ve gelecek kuşaklara aktarma amacı güden kurmaca eserlerdir. Örneğin, Tarık Buğra'nın Küçük Ağa romanı bu türe girer.
İlahi Bakış AçısıAnlatıcının kahramanların zihninden geçenleri, geleceği ve geçmişi her şeyi bildiği bakış açısıdır. Gelenekçi romanlarda genellikle bu hâkim/tanrısal anlatıcı tercih edilir.
Yanlış BatılılaşmaBatı kültürünün sadece dış görünüşünün veya şekilsel unsurlarının alınıp özünün kavranamaması durumudur. Gelenekçi romanlarda bu durum geleneksel değerlerle çatışma unsuru olarak işlenir.
Hidayet Romanları12 Eylül sonrasında İslami çevrelerde baskıcı yönetime tepki ve dinî değerlere yönelme ihtiyacıyla hızla çoğalan popüler roman alt türüdür.
Tevhid Akidesiİslam'da Allah'ın birliği inancıdır. Samiha Ayverdi gibi yazarların romanlarında bencillik ve madde çatışmalarına karşı bir çıkış yolu olarak aradığı temel felsefedir.
AlperenHem alp (yiğit, savaşçı) hem eren (derviş, tasavvuf ehli) özelliklerini şahsında birleştiren tipik Türk derviş-savaşçı figürüdür. Tarihî gelenekçi romanlarda sıklıkla işlenir.
Tasavvuf Kültürüİslam'ın içsel, manevi ve mistik boyutunu ele alan kültür ve düşünce sistemidir. Nazan Bekiroğlu ve İskender Pala gibi yazarların romanlarına soyut bir derinlik katar.
Tarihî RomanGeçmişteki olayları, dönemleri ve tarihî şahsiyetleri kurgusal bir dünyada yeniden ele alarak okuyucuya tarih bilinci kazandırmayı amaçlayan roman türüdür. Mustafa Necati Sepetçioğlu bu türün öncülerindendir.
Klasik Olay KurgusuOlayların serim, düğüm, çözüm halkalarıyla ve genellikle kronolojik bir sıra takip edilerek kurgulandığı geleneksel yapı biçimidir.
Etik KaygıEserin ahlaki bir değer taşıması, topluma doğru yolu göstermesi ve erdemli insan tipini öne çıkarması duyarlılığıdır. Gelenekçi romanlarda etik kaygılar oldukça baskındır.
Kültür YozlaşmasıBir toplumun öz değerlerinden uzaklaşarak yabancı kültürlerin etkisi altında kalması ve kimlik bunalımı yaşaması durumudur. Sevinç Çokum'un Gülyüzlüm romanında bu tema işlenir.
Menkıbe DiliVelilerin, evliyaların veya dinî büyüklerin hayatı etrafında oluşan efsanevi ve olağanüstü olayları anlatan anlatım biçimidir. Sadık Yalsızuçanlar bu dili romanlarında kullanır.
BilinçakışıKarakterlerin akıllarından geçenleri hiçbir mantıksal süzgeçten geçirmeden, kesintisiz bir akış içinde okuyucuya aktaran modern anlatım tekniğidir.
Tezli RomanYazarın belirli bir düşünceyi, ideolojiyi veya tezi savunmak ve kanıtlamak amacıyla kaleme aldığı roman türüdür. İskender Pala'nın divan kültüründen beslenen romanları bu niteliktedir.
Millî DuyarlıkMilletin tarihine, diline, örf ve âdetlerine bağlılık hissi ve bu değerleri yaşatma bilincidir. Gelenekçi romanların en temel besin kaynaklarından biridir.
Popüler RomanGeniş halk kitlelerinin kolayca okuyup anlayabileceği, sürükleyici olay örgüsüne sahip ve genellikle belirli duyguları öne çıkaran roman türüdür.
Kronolojik ZamanOlayların oluş sırasına göre, yani geçmişten geleceğe doğru ardışık olarak anlatıldığı zaman dilimidir. Gelenekçi romanlarda genellikle dün-bugün-yarın ekseninde kullanılır.

Diğer Önemli Bilgiler

Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun Unvanı

Mustafa Necati Sepetçioğlu, Türklerin Malazgirt'ten Anadolu'ya giriş serüvenini ve Türk tarihini destansı bir dille anlattığı için edebiyat dünyasında "Çağımızın Dede Korkut’u" olarak anılmaktadır.

Mehmed Niyazi'nin Plevne Savunması

Mehmed Niyazi Özdemir, genç kuşaklara sağlam bir tarih bilinci kazandırmak amacıyla "Plevne" (2011) romanında 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın en kritik savunmasını kaleme almıştır.

Sevinç Çokum'un Hilâl Görününce Romanı

Sevinç Çokum'un 1984 yılında yayımlanan "Hilâl Görününce" romanı, 1853-1865 Kırım Harbi yıllarında Osmanlı-Kırım yakınlaşmasını ve Kırımlı Nizam Bey'in kendi toprağına tutunma çabalarını anlatır.

Hasan Kayıhan'ın Zincir Romanındaki Öngörüsü

Hasan Kayıhan'ın 1977 yılında yayımlanan "Zincir" romanı, Kerküklü bir Türkmen kızını seven Kırım göçmeni bir gencin ağzından 1990'larda Sovyetler Birliği'nin dağılacağını on beş yıl önceden haber veren belge niteliğinde bir eserdir.

Nazan Bekiroğlu'nun Yusuf ile Züleyha Yorumu

Nazan Bekiroğlu, "Yusuf ile Züleyha" (2000) romanında Kur'an'da geçen kıssayı geleneksel anlatı formundan farklı olarak olaylara âşık olan Yusuf'un değil, maşuk konumundan âşık konuma geçen Züleyha'nın penceresinden ele almıştır.

İskender Pala'nın Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk'ı

İskender Pala'nın 2003 yılında yayımlanan ilk romanı, Fuzulî'nin sırrını saklayan Leyla ile Mecnun mesnevisi çevresinde kurulan, bilimkurgu ve postmodern unsurları içeren tezli bir romandır.

Sadık Yalsızuçanlar'ın Gezgin Romanı

Sadık Yalsızuçanlar'ın 2004 yılında yayımlanan "Gezgin" romanı, arif, veli ve bilge İbni Arabi'nin hikâyesini anlatması dolayısıyla yazar tarafından "geleneksel bir roman ya da çağdaş bir menkıbe" olarak tanımlanmıştır.

Rasim Özdenören'in Gül Yetiştiren Adam'ı

Rasim Özdenören'in yayımlanmış tek romanı olan "Gül Yetiştiren Adam" (1979), dindar kimliği sezdirilen bir kahramanın modernleşme ve yanlış Batılılaşma karşısında kendi değerlerine sadık kalma çabasını anlatır.

Münevver Ayaşlı'nın Konak Romanları

Münevver Ayaşlı, "Pertev Beyin Üç Kızı" (1968), "Pertev Beyin İki Kızı" (1969) ve "Pertev Beyin Torunları" (1976) romanlarıyla konak hayatı içinde geleneksel Türk ailesinin resmini çizmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Gelenekçi romanların modern romanlardan en temel farkının "ilahi bakış açısı", "kronolojik zaman" ve "etik kaygı" taşıması olduğunu unutmayın.
  • Cengiz Dağcı'nın Kırım Türklerinin dramını ve "annemin dili" dediği Türkiye Türkçesini eserlerinde kullandığını mutlaka not edin.
  • Tarık Buğra'nın Küçük Ağa, Dönemeçte ve Osmancık gibi eserlerinin sınavda soru olarak gelme ihtimali çok yüksektir; eser-yazar eşleşmelerini iyi ezberleyin.
  • Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun "Çağımızın Dede Korkut’u" olarak anıldığını ve Malazgirt'ten Osmanlı'ya kadar olan süreci destanlaştırdığını unutmayın.
  • Nazan Bekiroğlu ve İskender Pala gibi isimlerin divan edebiyatı, tasavvuf ve dinî kıssaları (Yusuf ile Züleyha, Âdem-Havva) çağdaş romana uyarladığını karıştırmayın.
  • Hasan Kayıhan'ın "Zincir" romanının Sovyetler Birliği'nin dağılacağını 15 yıl önceden haber veren kehanet niteliğini sınav için mutlaka aklınızda tutun.
  • Sevinç Çokum'un özellikle Rumeli göçleri, Kırım Harbi (Hilâl Görününce) ve İstanbul'a göç (Gülyüzlüm) temalı romanlarına dikkat edin.