1914-1950 yılları arasında yaşayan Orhan Veli Kanık'ın 6 kıtadan oluşan ünlü şiirinde, sucuların çıngırakları, çekiç sesleri ve lodosların uğultusu gibi işitsel unsurlar tüm kıtalarda yinelenerek 'ses' izleğinin metnin temel eksenini oluşturduğunu kanıtlar.
Yazar Tahsin Yücel'in 2007 yılında İş Bankası Yayınları tarafından yayımlanan 'Eleştiri Kuramları' adlı yapıtının 82-88. sayfaları, izlekçi eleştiri, değerler dizgesi, iyicil ve kötücül tözler konularında ayrıntılı teorik bilgiler sunmaktadır.
Eleştirmen Laurent Dubreuil, fabula.org sitesinde 2011 yılında yayımlanan makalesinde izlekçi eleştirinin metinlere bütüncül, düzenli ve mantıksal bir bakış sunduğunu, bunun algılama, düşünme ve yazınsallık boyutlarında anlama, dengeleme, sınıflama ve düzene koymaya yönelik bir çalışma olduğunu belirtmiştir.
Şair Pierre Reverdy, şiirsel imgeyi tanımlarken birbiriyle yaklaştırılan iki gerçeklik arasındaki ilişki ne kadar uzak ve yerindeyse, imgenin o kadar güçlü olacağını savunmuş; bu görüş imgeçi eleştirmenler tarafından benimsenmiştir.
Fransız eleştirmen Jean-Pierre Richard, düşünceden çok duyulardan ve algılardan yola çıkarak yazarların taslaklarını, el yazmalarını ve en küçük ayrıntılarını incelemiş, özellikle 'yemek' izleği üzerinden doymamazlık motifini ortaya koyan özgün psikanalitik ve fenomenolojik çözümlemeler yapmıştır.
Fransız şair ve eleştirmen Baudelaire, 'Kötücül Çiçekler' adlı ünlü şiir seçkisinin başında okuyucusuna 'İkiyüzlü okur -benzerim ve kardeşim!' şeklinde seslenmiş; bu yaklaşım Georges Poulet tarafından eleştirmenin yapıtı anlamak için yazarın benzeri ve duygudaşı olması gerektiği tezine dayanak yapılmıştır.