Sesli Özet
← Ünite 3

Ünite 3: İzlekçi Eleştiri — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Premium'u İncele
Metni oku

İzlekçi Eleştiri. İzlek (tema), Türk Dil Kurumu sözlüğünde bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim olarak tanımlanır. Bir yapıttaki izlekler çoğunlukla yapıtın konusu ile karıştırılsa da aralarında temel bir fark bulunur; konu yapıtın dışında da var olan kavramları anlatırken, izlek her yapıtın içinde yeniden yaratılan bir anlam ulamıdır. İzlek, bir yaratıcı öznenin dünya ile olan öznel ilişkisini anlatır. Bu açıdan izlekçilik, biçimcilik akımının tersine bir yöntemden hareket eder ve fenomenolojiden yararlanır. İzlekler mefhumlardan ve kavramlardan yola çıkar; bir metindeki kavramları ortaya çıkarabilmek için yöntemli bir okumayla metin içinde iz sürmek gerekir. İzlek, bir yapıtta yinelenen öğeler, olgular veya kavramlardır. Yinelenen izlek, kimi zaman yananlamlarla, simgelerle ve örtük anlamlarla oluşturulmuş olabilir. Dolayısıyla izlekler her zaman metnin yüzeyinde bulunmaz, çoğunlukla derin yapıda, örtük olarak yer alırlar; bu nedenle dikkatli bir metin çözümlemesi zorunludur. İzlekçi eleştiri, edebiyat yapıtlarını doğrudan ve yalnızca ruhbilim ve toplumbilim gibi edebiyatın dışında kalan bilim dallarıyla açıklayan eleştirilere tepki olarak, yapıtı daha ziyade yapıtın içindeki öğelerle açıklamaya, yorumlamaya çalışır. Bu nedenle izlekçilik ve yapısalcılığa dayalı eleştiriler iç eleştiri veya yeni eleştiri akımları olarak adlandırılır. Edebî yapıtlar, yaratıcısının gerçek dünyayla ve kendi dünyasıyla ilişkisini, yaşama, çevresine ve kendisine bakışını ortaya koyar. Ancak her yapıt, yaratıcısının yaşam öyküsünden bağımsız olarak ele alınmalıdır çünkü yazarlar yazmaya başladıklarında kendilerini yeniden oluştururlar. Bu nedenle izlekçi eleştiride çoğu zaman yazarın adı yerine yaratıcı ben, yaratıcı özne, yaratıcı kişi, yaratıcı bilinç terimleri kullanılır. İzlekçi eleştiri metinlere bütüncül, düzenli ve mantıksal bir bakış sunar; bunu algılama, düşünme ve yazınsallık boyutlarında gerçekleştirir. İzlekçi eleştirmenler ruhbilimden esinlenmişlerdir ancak ruhçözümcü psikanalistlerden farklı olarak çeşitli felsefe akımlarına bağlı kişilerdir. Amaçları, yapıtın derinliklerindeki insana ve yazarın derindeki benine ulaşmaktır. Fransız ve Belçikalı izlekçi eleştirmenlerden en önemlileri Gaston Bachelard, Georges Poulet ve Jean-Pierre Richard'dır. Gaston Bachelard, izlekçi girişimin öncüsü olarak kabul edilir ve felsefe eğitimi almış bir bilim kuramcısıdır. Yapıtlarını Aristo'nun izinde toprak, su, hava ve ateş olmak üzere dört temel element üzerine yoğunlaştırmıştır. Georges Poulet, Cenevre Okulu'ndan Belçikalı bir eleştirmendir ve en çok zaman ve uzam kavramlarıyla ilgilenmiştir. Poulet'ye göre zaman kavramında süre değil anlar önemlidir ve eleştirmen yazarla duygudaşlık kurarken nesnel saptamalar yapabilmek için arasına eleştirel bir mesafe koymalıdır. Eleştiri, iki bilincin yani yazar ile okurun buluşmasını gerektirir. Jean-Pierre Richard ise düşünceden çok duyulardan ve algılardan yola çıkarak insana ulaşmayı hedefler. Yapıtları açıklamak yerine yazınsal manzaraların betimlemesini yapmayı, her yazara özgü algısal alanın dökümünü çıkarmayı ve özellikle metindeki ayrıntıları inceleyerek örtük anlamlara ulaşmayı amaçlar.