İnfografik
← Ünite 5
Halk Edebiyatına Giriş 2

Ünite 5: Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı Geleneği

Hoca Ahmed Yesevî ve Yesi Şehri
XII. yüzyılda Türkistan'ın Yesi şehrinde yaşayan Hoca Ahmed Yesevî, İslâm ahlakını ve tasavvufi prensipleri 'hikmet' adı verilen şiirlerle göçerevli Türk halkına yayarak Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğini başlatmıştır.
Satuk Buğra Han Destanı
Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i kabul edişini ve bu yeni dinin kitleler halinde yayılmasını konu alan bu destan, Türk evliya menakıp-nâmelerinin ve İslâm içerikli ilk Türk epik destanlarının ilk örneği kabul edilir.
Saltuk-nâme'nin Derlenişi
Sarı Saltuk'un gazi-derviş tipini ve Balkanlar'ın Türkleşmesini anlatan Saltuk-nâme, Şehzade Cem'in buyruğuyla Ebu'l-Hayr Rûmî tarafından Anadolu'da yedi yıl boyunca sözlü kaynaklar taranarak yazıya geçirilmiştir.
Hamza-nâme'nin Yazıya Geçirilişi
Hz. Muhammed'in amcası Hz. Hamza'nın efsanevi hayatını ve kahramanlıklarını anlatan Hamza-nâme, Türkler arasında X. yüzyıldan itibaren sözlü kültürde yaşatılmış, XIV. yüzyıl sonlarında 'Hamzavî' adlı bir kişi tarafından yazıya aktarılmıştır.

Anahtar Kavramlar

Medreseİslâmi dönemde eğitim ve öğretimin merkezini oluşturan, din adamı, hakim ve bilginlerin yetiştirildiği örgün eğitim kurumudur. Medrese mezunları genellikle kendilerini yüksek kültür sahibi 'havas' olarak nitelendirmişlerdir.
TekkeMedreselerden farklı dinamiklerle kurulan, bireyin iç dünyasına yönelerek nefsini terbiye etmesini ve olgunlaşmasını amaçlayan yaygın eğitim ve tasavvuf kurumudur. Örnek olarak Hoca Ahmed Yesevî ve Yunus Emre gibi isimlerin çevresinde şekillenen ocaklar gösterilebilir.
HikmetHoca Ahmed Yesevî'nin İslâm iman, ahlak ve tasavvufi prensipleri halka anlatmak için geleneksel Türk şiir şekilleriyle söylediği dini-tasavvufi şiirlere verilen adıdır. Örnek olarak Yesevî'nin dervişlerin sohbetini ve ilahi feyzi anlattığı şiirleri gösterilebilir.
İrşadKaranlıkla eş tutulan küfrü ve cehaleti ilim, inanç ve tasavvufi aydınlanma ile ortadan kaldırma, insanları hak yola kılavuzlama faaliyetidir. Tekke şairlerinin şiir yazmaktaki temel teleolojik amacı insanları irşat etmektir.
Devriyeİnsan ruhunun Allah'tan (kâinatın aslından) çıkıp maden, bitki, hayvan ve insan aşamalarından geçerek yine Allah'a döneceği inancını (devir nazariyesi) işleyen şiir türüdür. Örnek olarak Kaygusuz Abdal'ın Budalâ-nâme'sinde ruhun evrelerini anlattığı kısımlar verilebilir.
ŞathiyeCiddi bir tasavvufi düşünceyi veya ilahi aşkı, görünüşte alaylı, iğneleyici ve akla aykırı ifadelerle anlatan şiir türüdür. Örnek olarak Azmî'nin Allah'a hitaben 'Bakkal mısun yoksa dükkancı mısun' dediği şathiyesi gösterilebilir.
NefesGenellikle Bektaşi tarikatına mensup âşıkların ve şairlerin söylediği, Hz. Muhammed ve Hz. Ali sevgisi ile tasavvufi felsefeyi işleyen şiir türüdür. Bu şiirler genellikle tekke ayinlerinde ezgiyle okunur.
Maktel-i HüseyinHz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehit edilişini ve bu olay duyulan acıyı konu edinen din ve tasavvuf büyükleri hakkındaki şiir türüdür.
Fütüvvet-nâmeOrtaçağ'da esnaf ve ticaret hayatını düzenleyen, dürüstlük, ahlak ve mesleki disiplin kurallarını konu edinen Ahilik teşkilatının temel nesir eserlerindendir.
Menâkıp-nâmeVelilerin, evliyaların olağanüstü hallerini ve kerametlerini anlatan efsanevi hayat hikâyelerini içeren mensur veya manzum eserlerdir. Örnek olarak Anadolu'da yazılan 'Satuk Buğra Han Destanı' bu türün ilk örneklerindendir.
Cenk-nâmeHz. Ali'nin atı Düldül, kılıcı Zülfikâr ve oğlu Muhammed Hanefi etrafında gelişen olayları, savaşları ve kahramanlıkları anlatan destanî eserlerdir.
Saltuk-nâmeAnadolu ve Balkanlar'ın Türkleşmesinde rol oynayan gazi-derviş Sarı Saltuk'un hayatını anlatan, Şehzade Cem'in buyruğuyla Ebu'l-Hayr Rûmî tarafından derlenen dini-destani eserdir.
MeclisOkuma-yazma oranının düşük olduğu dönemlerde, tekke eserlerinin bir kişi tarafından yüksek sesle okunup diğerleri tarafından dinlenerek tartışılarak özümsendiği toplantı oturumlarıdır.
MersiyeTekke ve tasavvuf ulularının, pîrlerin veya mürşitlerin ölümü üzerine duyulan üzüntüyü ve onların faziletlerini dile getirmek için yazılan şiir türüdür.
TeleolojiAmaç veya edim bilimi olarak tanımlanan, mutasavvıf şairlerin eserlerini yaratma ve icra etme amaçlarını ifade eden kavramdır. Tekke şairlerinde temel amaç inancı yaymak (irşat) iken kahvehane şairlerinde eğlence ve kazançtır.

Diğer Önemli Bilgiler

Abdurrahman Güzel'in Araştırmaları

Türk Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı sahasında yaptığı kapsamlı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Abdurrahman Güzel'in 1999 yılında yayımlanan 'Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı' adlı eseri alanın en temel başvuru kaynaklarındandır.

Kaygusuz Abdal'ın Eserleri

XIV. yüzyılda Anadolu'da yaşayan sıra dışı mutasavvıf Kaygusuz Abdal, tasavvufi düşüncelerini sade nesir dilini kullanarak kaleme aldığı 'Budalâ-nâme' ve 'Mıglata-nâme' adlı mensur eserlerinde başarıyla yansıtmıştır.

Azmî'nin Şathiyesi

XVI. yüzyıl Bektaşi şairlerinden Azmî, Allah'a hitaben yazdığı ve 'Bakkal mısun yoksa dükkancı mısun' gibi ifadelerle tasavvufi hakikatleri alaylı bir üslupla sorguladığı ünlü şathiyenin yazarıdır.

Danişmend-nâme'nin Tarihî Algısı

Danişmendli hanedanının kahramanlıklarını anlatan Danişmend-nâme, olayların tarihsel gerçeklere uygunluğu ve şahıs adları taşıması nedeniyle uzun bir süre halk ve bazı çevreler tarafından gerçek bir tarih kitabı olarak kabul edilmiştir.

Yunus Emre'nin XIII. Yüzyıldaki Yeri

XIII. yüzyılda Anadolu'da yetişen Yunus Emre, ilahi aşkı, hoşgörüyü ve tasavvufi felsefeyi duru bir Türkçe ve hece ölçüsüyle işleyerek Türk tasavvuf şiirinin zirvesi olmuş ve kendinden sonraki pek çok şairi etkilemiştir.

Eşrefoğlu Rûmî'nin Medhiyesi

XV. yüzyıl tasavvuf şairlerinden Eşrefoğlu Rûmî, Pîr Abdülkâdir Geylânî'nin dervişlerini, erdemlerini ve tarikat yolunu övdüğü manzum medhiye türünün başarılı örneklerini vermiştir.

Meclis Geleneği ve Okuma Yöntemi

Ortaçağ'da okuma-yazma oranının düşük olması nedeniyle tekke eserleri, topluluk karşısında bir kişinin yüksek sesle okuduğu ve diğerlerinin dinleyip tartışarak özmsediği 'meclis' adı verilen oturumlarda icra edilmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı'nın kurucusunun XII. yüzyılda Hoca Ahmed Yesevî olduğunu ve ilk eserinin 'hikmet' olduğunu unutmayın.
  • Şathiye türünün ciddi düşünceleri alaylı ve iğneleyici bir dille aktardığını, devriyenin ise ruhun Allah'tan gelip Allah'a döneceğini işlediğini karıştırmayın.
  • Satuk Buğra Han Destanı'nın Türk evliya menakıp-nâmelerinin ve İslam içerikli ilk Türk epik destanının ilk örneği olduğunu dikkate alın.
  • Saltuk-nâme'nin Şehzade Cem'in buyruğuyla Ebu'l-Hayr Rûmî tarafından derlendiği bilgisi sınavda sıkça sorulan detaylardandır.
  • Tekke nesirlerinde geniş halk kitlelerine ulaşmak için sade bir dil kullanıldığını ve eserlerin 'meclis' adı verilen oturumlarda okunduğunu unutmayın.
  • Kaygusuz Abdal'ın XIV. yüzyılda yaşadığını ve 'Budalâ-nâme', 'Mıglata-nâme' gibi önemli mensur eserler verdiğini iyi ezberleyin.