
Türkiye'de yayımlanan masal derlemeleri üzerine yapılan bu akademik çalışmada, 497 masalın 305 kaynak kişiden derlendiği ve bu masalcıların 171'inin erkek, 134'ünün ise kadın olduğu tespit edilerek masalcıların sadece kadınlardan oluştuğu yaygın kanısının yanlışlığı kanıtlanmıştır.
Ünite içinde modern masal anlatma tekniklerinin uygulamalı olarak gösterilmesi amacıyla kullanılan; üvey anne tuzağı, 40 Haramiler, altın tabut ve şehzade ile evlilik motiflerini içeren klasik bir Türk masalı örneğidir.
Pertev Naili Boratav'ın 'Zaman Zaman İçinde' adlı eserinden alınan, ağaçtan yapılan cansız bir bebek kızın şehzade ile evlenmesi, ortarlarını alt etmesi ve tuz-biber motifleriyle gerçeğin ortaya çıkmasını anlatan örnek bir masaldır.
Pertev Naili Boratav'ın 'Masallar Uçar Leyli' kitabında yer alan; Babil'den gelen tüccarın okumayan oğlunun Of Baba adlı ihtiyar tarafından kaçırılması, şekil değiştirme motifleri (at, hamam, güvercin, tavuk, sansar) ve sihirli mücadeleleri barındıran masaldır.
Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi ev sahipliğinde, Somut Olmayan Kültürel Miras Enstitüsü ve UNESCO Türkiye Millî Komisyonu desteğiyle düzenlenen, masal anlatıcısı adaylarına profesyonel eğitim verilen projelerdir.
Türk masal anlatma geleneğindeki zengin tekerleme örneklerinin (örneğin kavak yelleri, karpuzcu, kamber tekerlemeleri) ve folklorik unsurların derlenerek gelecek kuşaklara aktarılmasında büyük emek sarf etmiş önemli bir halk bilimcidir.
Ziya Gökalp, Küçük Mecmua'daki yazılarında masalcılığın eski ozanlığın kadınlarda devam eden kolu olduğunu, babadan oğula geçen ozanlığın aksine masalcılığın anadan kıza intikal ettiğini ve bu kişilerin ocaktan yetişme sanatkârlar olduğunu belirtmiştir.
Sözlü kültürü yaymak için gerekli temel faktörün hafıza ve ezber olduğunu savunan halk bilimcidir. Dégh, masalcının en büyük erdeminin masalı hiç değiştirmeden hafızasında tutması olduğunu öne sürmüş, ancak bu görüşü Karl Reichl ve Mustafa Gültekin gibi isimler eleştirmiştir.