16. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı alim ve devlet adamları tarafından devlet yapısında, kurumlarında ve toplumsal düzende meydana gelen yozlaşma, bozulma ve aslından uzaklaşma durumunu tanımlamak için kullanılan kavramdır.
Osmanlı Devleti'nde 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlayıp 1730 Patrona Halil İsyanı ile sona eren, barışın, kültürel etkinliklerin, batı tarzı ilk yüzeysel yeniliklerin ve lale yetiştiriciliğinin öne çıktığı dönemdir.
Padişah III. Selim tarafından başlatılan; askeri, idari, mali ve sosyal alanlarda batı tarzı köklü yenilikleri içeren reform hareketinin ve bu dönemde kurulan modern ordunun adıdır.
III. Selim döneminde kurulan modern Nizam-ı Cedit ordusunun her türlü silah, maaş ve eğitim masraflarını karşılamak amacıyla oluşturulan özel bütçe ve bu bütçeyi yöneten defterdarlıktır.
1808 yılında Padişah II. Mahmut ile taşradaki güçlü yerel otoriteler (ayanlar) arasında imzalanan, padişahın yetkilerini ilk kez sınırlandıran ve Osmanlı'da anayasallaşma sürecinin ilk adımı kabul edilen belgedir.
15 Haziran 1826 tarihinde Padişah II. Mahmut tarafından, yeniliklerin önünde en büyük engel haline gelen ve devlete zarar veren Yeniçeri Ocağı'nın kanlı bir şekilde ortadan kaldırılması olayına verilen isimdir.
Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da kaldırılmasının ardından, II. Mahmut tarafından Avrupa askeri sistemine uygun olarak kurulan modern ve disiplinli yeni ordunun adıdır.
16 Eylül 1838'de İngiltere ile imzalanan, iç gümrük vergilerini kaldırarak yabancı tüccarlara büyük imtiyazlar tanıyan ve Osmanlı ekonomisini dışa bağımlı hale getiren ticaret antlaşmasıdır.
3 Kasım 1839'da Sultan Abdülmecit döneminde ilan edilen, tüm Osmanlı tebaasına kanun önünde eşitlik, can, mal ve namus güvencesi getiren, anayasal sürecin en önemli hukuki belgesidir.
I. Mahmut döneminde 1736 yılında Humbaracı Ahmet Paşa öncülüğünde topçu ve askeri mühendis yetiştirmek amacıyla batı tarzında açılan ilk askeri okuldur.
Osmanlı Devleti'nde iltizam sistemi çerçevesinde, belirli bir bölgenin vergisini devlete peşin ödeyerek o vergiyi halktan toplama hakkını açık artırmayla satın alan vergi tahsildarıdır.
Yeniçerilere verilen maaş (ulufe) senetleri olup, zamanla asker olmayan sivillerin eline geçerek bir ticaret ve haksız kazanç kapısı haline gelen değerli kağıtlardır.
Osmanlı Devleti'nde bazı stratejik ve ticari ürünlerin alım satımında uygulanan devlet tekeli sistemidir; 1838 Balta Limanı Antlaşması ile tamamen kaldırılmıştır.
Osmanlı Devleti'nde özellikle ıslahat dönemlerinde padişahların talebi üzerine devlet adamları ve alimler tarafından hazırlanan, devletin sorunlarını ve çözüm yollarını içeren detaylı raporlardır.
Osmanlı elçilerinin görevli gittikleri yabancı ülkelerdeki askeri, sosyal, kültürel ve teknolojik gözlemlerini kaleme alarak padişaha sundukları rapor niteliğindeki eserlerdir.
Merkezi otoritenin zayıflamasıyla taşrada güç kazanan, halk üzerinde baskı kuran ve yasa dışı şekilde yerel nüfuz elde eden zorba ve derebeyi kılıklı yerel güç odaklarıdır.
1703 yılında Kapıkulu askerlerinin isyan ederek Padişah II. Mustafa'yı tahttan indirmesi ve Şeyhülislam Feyzullah Efendi'yi öldürmesiyle sonuçlanan, merkezi otoritenin zayıflığını gösteren olaydır.
23 Aralık 1876 tarihinde ilan edilen, Osmanlı Devleti'nin ve Türk tarihinin ilk anayasasıdır. Padişaha geniş yetkiler tanıyan ve meşruti monarşi düzenini kuran bu anayasa, egemenliğin kaynağını padişah olarak belirlemiştir.
1881 yılında imzalanan Muharrem Kararnamesi ile Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını tahsil etmek amacıyla alacaklı yabancı devletler tarafından kurulan Genel Borçlar İdaresi'dir. Devletin en önemli gelir kaynaklarına doğrudan el koyarak adeta devlet içinde devlet gibi çalışmıştır.
1860'lı yıllarda Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi aydınların öncülüğünde kurulan, mutlakiyete karşı anayasal monarşi ve meşruti bir yönetim kurulmasını savunan ilk muhalif siyasi harekettir.
1840 yılında sancak merkezlerinde vergilerin miktarını belirlemek ve düzenli toplanmasını sağlamak amacıyla kurulan, üyelerinin bir kısmı halk tarafından seçimle belirlenen Osmanlı tarihindeki ilk yerel meclislerdir.
1868 yılında Sultan Abdülaziz döneminde kurulan, kanun ve tüzük tasarılarını hazırlamak ve idari uyuşmazlıkları çözmekle görevli olan, günümüz Danıştay'ının temelini oluşturan yüksek danışma ve yasama kuruludur.
1859 yılında 'Müdafaa-i Şeriat' cemiyeti tarafından Sultan Abdülmecit'i tahttan indirerek eski düzeni geri getirmek amacıyla düzenlenen, ancak eyleme geçemeden bastırılan darbe girişimidir.
1889 yılında askeri tıbbiyeliler tarafından kurulan, II. Abdülhamid'in mutlakiyet yönetimine karşı mücadele ederek 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilan edilmesini sağlayan en güçlü siyasi örgütlenmedir.
1838 yılında yeni kanun tasarıları hazırlamak ve üst düzey devlet memurlarını yargılamak amacıyla kurulan, Tanzimat döneminin en önemli yasama ve yüksek yargı organıdır.
II. Abdülhamid döneminde devletin resmi politikası haline getirilen, yurt içindeki ve dışındaki tüm Müslümanları halifelik makamı etrafında birleştirerek devletin dağılmasını önlemeyi amaçlayan fikir akımıdır.
Tanzimat döneminde ceza ve ticaret davalarına bakmak üzere laik ilkelere göre kurulan, bünyesinde hem Müslüman hem de gayrimüslim hakimlerin birlikte görev yaptığı karma mahkemelerdir.
1859 yılında Tanzimat döneminde devletin ihtiyaç duyduğu modern, eğitimli ve reformcu sivil bürokratları yetiştirmek amacıyla kurulan yükseköğretim kurumudur.
1848 yılında İstanbul'da rüştiye ve ilkokullara modern yöntemlerle eğitim verecek nitelikli erkek öğretmenler yetiştirmek amacıyla açılan ilk öğretmen okuludur.
Tanzimat döneminde kız okullarına kadın öğretmen yetiştirmek amacıyla açılan, kadınların mesleki eğitime ve sosyal hayata katılımında öncü rol oynayan kız öğretmen okuludur.
Kanun-ı Esasi'ye göre halkın oyuyla seçilen (her 50 bin erkek nüfusa bir mebus) temsilcilerden oluşan, yasama görevini yürüten iki kamaralı Osmanlı parlamentosunun alt kanadıdır.
Kanun-ı Esasi uyarınca üyeleri doğrudan padişah tarafından ömür boyu görev yapmak üzere atanan, seçkin devlet adamlarından oluşan parlamentonun üst kanadıdır.
1908 yılında İngiltere Kralı VII. Edward ile Rus Çarı II. Nikola arasında yapılan, Makedonya ve Osmanlı topraklarının paylaşılması planını içeren, II. Meşrutiyet'in ilanını hızlandıran gizli diplomatik zirvedir.
Prens Sabahattin tarafından savunulan, yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını ve merkezi idarenin gücünün sınırlandırılmasını öngören liberal idari yönetim modelidir.
Islahat Fermanı ile gayrimüslim vatandaşlara getirilen askerlik yükümlülüğünün, nakdi bir bedel ödenerek fiili askerlik hizmetinden muaf tutulmasını sağlayan uygulamadır.
1869 yılında Fransız eğitim sistemi örnek alınarak hazırlanan, Osmanlı eğitim sistemini ilk, orta, lise ve yükseköğretim olarak modern bir yapıya kavuşturan temel eğitim kanunudur.
20 Aralık 1881 tarihinde yayınlanan, Osmanlı Devleti'nin mali iflasını resmileştiren ve devlet gelirlerinin yönetimini yabancı alacaklıların kurduğu Düyun-ı Umumiye'ye devreden anlaşmadır.
Hangi milletten olurlarsa olsunlar dünyadaki tüm Müslümanların Osmanlı halifesi etrafında birleşmesini savunan siyasi akımdır. II. Abdülhamid döneminde devletin resmi politikası haline gelmiş, özellikle Arap coğrafyasındaki ayrılıkçı milliyetçi akımlara karşı birleştirici bir unsur olarak kullanılmıştır.
Osmanlı sınırları içinde yaşayan tüm din, mezhep ve etnik grupları kanun önünde eşit kabul ederek ortak bir 'Osmanlı vatandaşı' kimliği altında bir arada tutmayı amaçlayan fikir akımıdır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında azınlıkların çoğunluğunun devletten kopmasıyla geçerliliğini yitirmiştir.
23 Aralık 1876 tarihinde ilan edilen, Türk ve Osmanlı tarihinin ilk anayasasıdır. Yasama ve yürütme organlarının yapısını, padişahın yetkilerini ve vatandaşlık haklarını düzenlemiş, eğitim alanında da ilk kez ilköğretimi zorunlu kılan maddeler içermiştir.
Osmanlı Devleti'nde eğitim ve öğretim işlerinden sorumlu olan, günümüz Milli Eğitim Bakanlığı'nın temelini oluşturan bakanlıktır. II. Abdülhamid döneminde 1879 yılında Fransız modeli esas alınarak modern bir yapıya kavuşturulmuştur.
II. Abdülhamid döneminde eğitim seferberliğinin finansmanını sağlamak amacıyla 1883 yılında aşar vergisine eklenen ek vergidir. Bu verginin oranı %10'dan %39'a çıkarılmış ve toplanan paranın üçte biri doğrudan yeni taşra okullarının inşasına ayrılmıştır.
II. Abdülhamid döneminde geleneksel sıbyan mekteplerinin yerine açılan, yeni öğretim yöntemlerinin (usul-i cedid) uygulandığı modern ilkokullardır. Bu okullarda pozitif bilimlerin temelleri öğretilmiştir.
Osmanlı eğitim sisteminde ilkokul ile lise arasında yer alan ortaokul düzeyindeki eğitim kurumlarıdır. II. Abdülhamid döneminde sayıları 277'den 435'e çıkarılarak taşrada yaygınlaştırılmıştır.
Osmanlı Devleti'nde lise düzeyinde eğitim veren, öğrencileri yüksekokullara hazırlayan modern eğitim kurumlarıdır. II. Abdülhamid döneminde sayıları 6'dan 98'e çıkarılarak taşra seçkinlerinin eğitim alması sağlanmıştır.
Osmanlı Devleti'nde modern okulların öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla açılan erkek öğretmen okullarıdır. II. Abdülhamid döneminde taşrada da açılarak sayıları 31'e kadar yükseltilmiştir.
1879 yılında Maarif Nezareti bünyesinde ilköğretim işlerini düzenlemek, denetlemek ve yaygınlaştırmak amacıyla kurulan özel ilköğretim dairesidir.
16 Ağustos 1909 tarihinde kabul edilen, Osmanlı'da siyasi parti ve dernek kurma usullerini belirleyen yasadır. Gizli komitelerin yasallaşmasını sağlayan bu kanun, Cumhuriyet döneminde 1938 yılına kadar yürürlükte kalmıştır.
1 Mart 1916'da çıkarılan, İslam aile hukuku alanındaki ilk resmi kanunlaştırma çalışmasıdır. Kadınlara evlilik ve boşanma süreçlerinde önemli haklar tanımış ve farklı din mensuplarının aile hukukunu tek metinde toplamıştır.
1912 yılında yapılan, İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın katıldığı, tarihe yoğun baskı, şiddet ve hile iddialarıyla geçen Osmanlı tarihinin ilk erken genel seçimidir.
23 Ocak 1913 tarihinde Enver Paşa liderliğindeki İttihatçıların hükümet binasını basarak Sadrazam Kamil Paşa'yı silah zoruyla istifa ettirdikleri ve yönetime fiilen el koydukları askeri darbedir.
İttihat ve Terakki iktidarına muhalif olan ve ordunun siyasete karışmasına tepki gösteren subaylar tarafından 1912 yılında kurulan 'Kurtarıcı Subaylar' anlamına gelen askeri-siyasi gruptur.
18 Ekim 1912'de Osmanlı Devleti ile İtalya arasında imzalanan, Trablusgarp ve Bingazi'nin İtalya'ya bırakılmasıyla Osmanlı'nın Kuzey Afrika'daki varlığını sona erdiren antlaşmadır.
30 Mayıs 1913'te I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren, Osmanlı Devleti'nin Midye-Enez hattının batısındaki tüm Rumeli topraklarını kaybetmesine neden olan antlaşmadır.
II. Balkan Savaşı sonrasında 29 Eylül 1913'te Osmanlı ile Bulgaristan arasında imzalanan; Edirne, Kırklareli ve Dimetoka'nın Osmanlı'da kalmasını sağlayan sınır antlaşmasıdır.
14 Kasım 1913'te Osmanlı ile Yunanistan arasında imzalanan, Girit Adası'nın Yunanistan'a bırakıldığını resmen kabul eden antlaşmadır.
II. Abdülhamid'in İslamcılık politikasında sıkça vurgulanan, Müslümanlar arasında karşılıklı yardımlaşma, dayanışma ve birlik ruhunu ifade eden kavramdır.
Telgraf haberleşmesinde kullanılan nokta ve çizgilerden oluşan kodlama sistemidir. II. Abdülhamid döneminde seri bir şekilde Türkçeye uyarlanarak telgraf ağının milli kullanımı sağlanmıştır.
Coğrafi keşifler ve sanayileşme süreciyle birlikte ticaretle uğraşarak zenginleşen, kentlerde yaşayan ve Avrupa'da feodal yapının yıkılmasında rol oynayan tüccar sınıfıdır.
18. yüzyılda İngiltere'de başlayan, insan ve hayvan gücünün yerini buhar gücüyle çalışan makinelerin almasıyla üretimde ve sömürgecilik yarışında devrim yaratan süreçtir.
Devlet yönetiminin dini kurallara dayandığı ve din adamları sınıfı tarafından yönetildiği rejim türüdür. Osmanlı Devleti'nin bu yapıda olmadığı, örfi hukuk ve padişah kanunnamelerinin ağırlıkta olduğu vurgulanmıştır.
Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında imzalanan ve Osmanlı gümrük korumalarını kaldırarak gümrük vergilerini ihracatta %9, ithalatta %2 olarak belirleyen ticaret sözleşmesidir. Bu antlaşma yerli sanayinin çökmesine ve Osmanlı ülkesinin Batılı devletlerin açık pazarı haline gelmesine yol açmıştır.
1881 Muharrem Kararnamesi ile alacaklı Avrupalı devletlerin Osmanlı maliyesini denetlemek üzere kurduğu Genel Borçlar İdaresi'dir. Devletin tuz, tütün, ipek gibi temel gelir kaynaklarına el koyarak Osmanlı iktisadi bağımsızlığını fiilen sona erdirmiştir.
Osmanlı Devleti tarafından yabancı ülke vatandaşlarına verilen ticari, hukuki, mali ve adli ayrıcalıklar bütünüdür. Başlangıçta ticareti geliştirmek için verilirken zamanla Osmanlı aleyhine siyasi ve ekonomik bir baskı aracına dönüşmüştür.
18. yüzyıldan itibaren insan ve hayvan gücünden makine gücüne geçişi, kitlesel sınai üretimi ve ulaştırma imkânlarının gelişmesini ifade eden küresel değişimdir. Tarım toplumlarını dinamik sanayi toplumlarına dönüştürmüş ve sömürgecilik yarışını hızlandırmıştır.
Sanayileşen devletlerin hammadde ihtiyacını karşılamak, üretim fazlası mallarına pazar bulmak ve sermaye birikimini yatırıma dönüştürmek amacıyla zayıf ülkeleri siyasi ve ekonomik egemenlik altına almasıdır. I. Dünya Savaşı'nın temel çıkış sebebidir.
Rusya'nın Osmanlı ve Habsburg (Avusturya) imparatorlukları altındaki tüm Slav topluluklarını İstanbul merkezli (3. Roma) bir çatı altında birleştirme politikasıdır. Balkanlar'daki isyanların ve Balkan Savaşları'nın çıkmasında birincil rol oynamıştır.
1871 yılında Almanya (Bismarck), Avusturya-Macaristan ve Rusya imparatorlarının Avrupa'da ortak politika izlemek üzere oluşturdukları diplomasi ittifakıdır. Balkanlar'daki çıkar çatışmaları nedeniyle kısa sürede dağılmıştır.
1882 yılında Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya arasında kurulan askerî bloktur. I. Dünya Savaşı öncesinde İtilaf bloğuna karşı dengeleri elinde tutmayı hedeflemiştir.
Almanya'nın küresel güç olmasından çekinen İngiltere, Fransa ve Rusya'nın kendi aralarındaki sömürge anlaşmazlıklarını çözerek oluşturdukları ittifak bloğudur. I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin karşısındaki ana cephedir.
Batılı devletlerin ve ABD'nin dini yayma bahanesiyle Osmanlı ülkesinde açtıkları okul, hastane ve matbaalar aracılığıyla yürüttükleri nüfuz mücadelesidir. Özellikle Ermeni ve gayrimüslim unsurlar üzerinde siyasi ve kültürel çözülmelere yol açmıştır.
Avrupalı büyük güçlerin 'Hasta Adam' olarak niteledikleri Osmanlı Devleti'ni parçalama, topraklarını paylaşma ve Türkleri Avrupa ile Anadolu'dan çıkarma politikalarının genel adıdır. İlk kez 1815 Viyana Kongresi'nde kavramsallaştırılmıştır.
Osmanlı Padişahı ve Halifesi tarafından I. Dünya Savaşı'na girildikten sonra (14 Kasım 1914) tüm İslam dünyasını İtilaf Devletleri'ne karşı savaşa çağıran kutsal ilan. İngiliz ve Fransız propagandası ile milliyetçilik akımları nedeniyle beklenen küresel etkiyi yaratamamıştır.
Enver Paşa komutasında 22 Aralık 1914 - Ocak 1915 tarihlerinde Kafkasya'yı kurtarmak amacıyla Ruslara karşı düzenlenen askerî harekâttır. Dondurucu soğuk, açlık ve teçhizat eksikliği nedeniyle 3. Ordu ağır zayiat vererek çökmüştür.
3 Mart 1918'de Bolşevik İhtilali sonrası savaştan çekilen Rusya ile İttifak Devletleri (Osmanlı dâhil) arasında imzalanan barış antlaşmasıdır. Rusya, Doğu Anadolu'da işgal ettiği yerlerden ve Elviye-i Selase'den çekilmiştir.
Osmanlı idari taksimatında Kars, Ardahan ve Batum'dan oluşan 'Üç Vilayet' anlamındaki terimdir. 1878 Ayastefanos/Berlin antlaşmalarıyla Rusya'ya bırakılmış, 1918 Brest-Litovsk Antlaşması ile geri alınmıştır.
Irak Cephesi'nde Halil Paşa komutasındaki Türk ordusunun 29 Nisan 1916'da İngiliz kuvvetlerini kuşatarak General Townshend ve 20 bine yakın askeri esir aldığı tarihi zaferdir.
Çanakkale Kara Savaşları sırasında Anafartalar Grup Komutanı Miralay Mustafa Kemal Paşa'nın 9 ve 21 Ağustos 1915 tarihlerinde İngiliz ve Anzak kuvvetlerine karşı kazandığı stratejik zaferlerdir.
23 Mayıs 1915 tarihinde Arap milliyetçileri ile İngiltere arasında imzalanan ve gelecekte bağımsız bir Arap Krallığı kurulmasını öngören gizli iş birliği protokolüdür.
27 Mayıs 1915 tarihinde çıkarılan ve savaş bölgesinde casusluk, isyan ve katliam faaliyetlerine karışan Ermeni nüfusun Suriye ve Lübnan gibi güney vilayetlerine nakledilmesini düzenleyen geçici kanundur.
Doğu Anadolu'da Ermeni nüfusun yoğun olduğu iddia edilen altı Osmanlı vilayetidir (Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Sivas). Mondros'un 24. maddesine konu edilerek bir Ermeni devleti kurulması hedeflenmiştir.
Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını ödeyemeyerek mali iflasını ilan etmesi üzerine Ekim 1881'de yayımlanan ve Duyun-ı Umumiye İdaresi'nin kurulmasına zemin hazırlayan kararnamedir.
Avusturya Başbakanı Metternich'in Fransız İhtilali'nin getirdiği milliyetçilik akımlarına karşı imparatorlukların mevcut sınırlarını korumayı ve farklı unsurları eritip tek bir kültür altında tutmayı amaçlayan muhafazakâr politikasıdır.
I. Dünya Savaşı'nda Sinâ-Filistin ve Suriye cephelerini savunmak için Almanya ve Osmanlı tarafından oluşturulan, komutanlığına önce General Falkenhayn'ın, ardından Mustafa Kemal Paşa'nın getirildiği ordu grubudur.
Mondros Mütarekesi sonrasındaki işgallere karşı Türk milletinin bağrından çıkan, kendiliğinden örgütlenen ve vatanı savunmayı amaçlayan bölgesel milis ve direniş kuvvetleridir.
30 Ekim 1918'de Rauf Orbay ile İngiliz Amiral Calthorpe arasında Limni adasında imzalanan ve Osmanlı Devleti'ni savunmasız bırakarak fiilen sona erdiren ateşkes antlaşmasıdır.
30 Ekim 1918'de imzalanan ve Osmanlı Devleti'ni fiilen sona erdiren ateşkes antlaşmasıdır. 7. maddesiyle İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehdit eden herhangi bir bölgeyi işgal etme yetkisi vermiştir.
Mütareke sonrası işgallere karşı vatanı savunmak amacıyla kurulan milli cemiyetlerin genel adıdır. Hakların savunulması ve bağımsızlık ilkesini esas alırlar.
İşgallere karşı halkın kendi imkanlarıyla oluşturduğu gönüllü milis kuvvetleridir. Düzenli ordu kurulana kadar düşman ilerleyişini yavaşlatmışlardır.
Milli Mücadele'nin siyasi programı ve hedefidir. Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilmiş olup vatanın bölünmez sınırlarını belirler.
Erzurum Kongresi'nde oluşturulan ve Sivas Kongresi'nde tüm ülkeyi temsil eder hale getirilen yürütme organıdır. TBMM açılana kadar milli hareketin hükümeti gibi çalışmıştır.
Rum Patrikhanesi tarafından kurulan ve Bizans'ı yeniden canlandırmayı (Megali İdea) hedefleyen zararlı cemiyettir.
Yunanistan'ın bağımsızlığı ve genişlemesi için çalışan, Anadolu'daki Rumları isyana teşvik eden cemiyettir.
Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermeni devleti kurmak amacıyla terör faaliyetleri yürüten Ermeni silahlı örgütleridir.
Yunanlıların 'Büyük Ülkü' olarak adlandırdıkları, İstanbul ve Batı Anadolu'yu kapsayan büyük bir Yunan imparatorluğu kurma hayalidir.
Milli Mücadele'nin gerekçesini, yöntemini ve amacını belirleyen ihtilal bildirisi niteliğindeki belgedir.
Kendini yönetemeyecek devletlerin büyük devletler tarafından yönetilmesi fikridir. Sivas Kongresi'nde kesin olarak reddedilmiştir.
Sakarya Savaşı öncesi ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için halktan malzeme toplanmasını öngören milli yükümlülük emirleridir.
TBMM'ye karşı çıkan isyanları bastırmak ve asker kaçaklarını önlemek amacıyla kurulan olağanüstü yetkili mahkemelerdir.
TBMM'nin otoritesini korumak amacıyla çıkardığı, meclise karşı gelenleri vatan haini sayan kanundur.
Mondros'un 24. maddesinde geçen ve Ermeni devleti kurulması planlanan altı doğu ilidir (Erzurum, Van, Elazığ, Diyarbakır, Sivas, Bitlis).
İzmir'in Yunanistan'a katılmasına (ilhakına) karşı çıkan ve bölgenin Türk olduğunu savunan direniş prensibidir.
Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti'ni parçalama ve Türkleri Avrupa'dan atma projesine verilen genel isimdir.
TBMM'nin Ermenistan ile imzaladığı, ilk askeri ve siyasi zaferini belgeleyen antlaşmadır.
Sakarya Zaferi sonrası Fransa ile imzalanan ve Güney Cephesi'ni kapatan antlaşmadır.
Büyük Taarruz sonrası imzalanan, Doğu Trakya ve İstanbul'un savaşsız kurtarılmasını sağlayan ateşkes antlaşmasıdır.
Sivas Kongresi kararlarını halka duyurmak amacıyla çıkarılan ilk milli gazetedir.
Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde Misak-ı Millî'yi kabul ettiren vatansever milletvekili grubudur.
İtilaf Devletleri'nin Osmanlı'ya dayattığı, Türk milletini yok sayan ancak TBMM tarafından reddedilen ölü doğmuş antlaşmadır.
Sakarya Zaferi sonrası Mustafa Kemal Paşa'ya verilen en yüksek askeri rütbedir.
Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tek bir kurumda (TBMM) toplanması ilkesidir.
Yasama ve yürütme yetkilerinin Meclis'te toplandığı, ayrı bir devlet başkanının bulunmadığı ve bakanların Meclis tarafından tek tek seçildiği yönetim biçimidir.
20 Ocak 1921'de kabul edilen, egemenliğin millete ait olduğunu ilan eden ve Millî Mücadele'nin anayasal çerçevesini çizen 24 maddelik temel yasadır.
Yasama, yürütme ve bazen yargı yetkilerinin tek bir organda (TBMM) toplanması ilkesidir; savaş döneminde hızlı karar almak amacıyla uygulanmıştır.
Toplumda hiçbir şahsa, aileye veya sınıfa ayrıcalık tanınmamasını, tüm vatandaşların kanun önünde eşitliğini savunan siyasi ve sosyal görüştür.
Millî Mücadele'nin siyasi hedeflerini belirleyen, vatanın sınırlarını ve tam bağımsızlık şartlarını içeren ahit belgesidir.
TBMM içinden seçilen ve bakanlık görevlerini yürüten, günümüzdeki Bakanlar Kurulu'nun o dönemdeki karşılığı olan yürütme organıdır.
Meclis'e sunulacak yasa tasarılarını hazırlamak veya incelemekle görevli olan özel komisyondur.
1921 Anayasası'nda vilayet ve nahiyelere tanınan, yerel işlerde kendi kendilerini yönetme yetkisi veren özerklik durumudur.
Mustafa Kemal Paşa liderliğinde Meclis'te kurulan, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin ilkelerini savunan iktidar grubudur.
Birinci Grup'a muhalif olarak kurulan, Meclis denetimini ve kişisel otoriteye karşı yasallığı savunan milletvekillerinin oluşturduğu gruptur.
Bolşevizm ve İslam sosyalizmi fikirlerini birleştirerek Anadolu'da bir devrim yapmayı amaçlayan gizli siyasi örgütlenmedir.
Meclis'te 60-70 milletvekilinden oluşan, halkın yönetimde doğrudan söz sahibi olmasını ve sosyal reformları savunan siyasi gruptur.
Mustafa Kemal Paşa'nın 8 Nisan 1923'te açıkladığı, Halk Fırkası'nın temel programını ve seçim beyannamesini oluşturan dokuz ilkedir.
Millî Mücadele sırasında iç isyanları bastırmak ve asker kaçaklarını önlemek amacıyla üyeleri Meclis'ten seçilen olağanüstü yargı organlarıdır.
Egemenliğin doğrudan millete ait olması anlayışıdır; TBMM'nin temel dayanağı ve aynı zamanda yarı resmi gazetesinin adıdır.
Vatanın işgaline karşı hakları savunmak amacıyla kurulan cemiyetlerin genel adıdır; TBMM'nin siyasi temelini oluşturur.
1 Kasım 1922'de TBMM tarafından alınan kararla, 600 yıllık Osmanlı hanedan yönetimine son verilmesi olayıdır.
1935 Halk Partisi kurultayında partinin benimsediği altı ilkenin tamamına verilen resmi isimdir.
Osmanlı'da köylünün ürettiği tarım ürününün belli bir oranını devlete vermesi esasına dayanan vergidir; 1925'te çiftçiyi rahatlatmak için kaldırılmıştır.
1881'de kurulan ve Osmanlı'nın dış borçlarını tahsil etmek için devletin gelir kaynaklarına el koyan uluslararası idaredir.
Sakarya Meydan Muharebesi öncesi ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için halktan yiyecek, giyecek ve araç yardımı toplanmasını emreden olağanüstü yükümlülüklerdir.
Yabancı devletlere tanınan adli, mali ve ticari ayrıcalıklardır; yerli sanayinin gelişmesini engelleyen en büyük unsurdur.
Osmanlı Devleti'nde ilk kez 1840 yılında basılan, faiz getirili ve kağıt para niteliğindeki ödeme aracıdır.
1881 yılında Osmanlı Devleti'nin borçlarını ödeyemeyeceğini ilan etmesi üzerine alacaklılarla imzalanan ve Düyun-u Umumiye'nin kurulmasına yol açan belgedir.
Bir devletin kendi karasularında ve limanları arasında deniz ticareti yapma ayrıcalığıdır; Osmanlı'da bu hak yabancıların elindeydi.
1863'te Mithat Paşa tarafından çiftçiye ucuz kredi sağlamak amacıyla kurulan, bugünkü Ziraat Bankası'nın temelini oluşturan yardımlaşma sandıklarıdır.
1917 yılında İttihat ve Terakki döneminde milli iktisat politikası çerçevesinde kurulan ve daha sonra İş Bankası ile birleşen yerli bankadır.
1927 yılında özel sektörü sanayi yatırımlarına özendirmek amacıyla çıkarılan, vergi muafiyeti ve arazi tahsisi gibi kolaylıklar sağlayan yasadır.
İltizam sistemi dahilinde devletin vergi gelirlerini belirli bir bedel karşılığında toplama hakkını satın alan kişidir.
1851 yılında İstanbul Boğazı'nda vapur taşımacılığı yapmak üzere kurulan ilk anonim şirket niteliğindeki denizcilik işletmesidir.
1913 yılında yerli sanayiyi korumak ve geliştirmek amacıyla çıkarılan, ancak savaşlar nedeniyle tam uygulanamayan teşvik yasasıdır.
1923 İzmir İktisat Kongresi'nde kabul edilen, ekonomik bağımsızlığı ve yerli üretimi hedefleyen 'Ekonomi Yemini'dir.
Bir para biriminin altın, gümüş veya diğer yabancı para birimlerine serbestçe dönüştürülebilme özelliğidir.
Osmanlı'nın son döneminde taşrada ekonomik ve siyasi güç sahibi olan, köylüyü himayesine alan yerel nüfuzlu kişilerdir.
Yabancıların doğrudan toprak sahibi olup üretim yaptığı modeldir; metne göre yabancılar Osmanlı'da bunu değil, ticareti kontrol etmeyi seçmiştir.
Uluslararası ilişkilerde karşılıklılık esasıdır; Lozan'da savaş tamiratı gibi konularda bu ilke savunulmuştur.
1920'de Ankara Hükümeti tarafından demiryollarının yönetimini yabancılardan devralmak için kurulan kurumdur.
II. Abdülhamid döneminde büyük devletler arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak devletin varlığını sürdürme stratejisidir.
Osmanlı Devleti'nin temel gümüş para birimidir; zamanla ayarı düşürülerek (tağşiş) değeri azaltılmıştır.
Kurtuluş Savaşı'nın başında halkın gönüllü katılımıyla oluşan, iaşesi yerel yardımlarla sağlanan düzensiz askeri birliklerdir.
Ülke içinde farklı bölgeler arasındaki gümrüklerin kaldırılarak ulusal bir pazarın oluşmasını sağlayan düzenlemedir.
1868'de İstanbul'da halkın tasarruflarını toplamak amacıyla kurulan ve 1984'te Ziraat Bankası'na katılan kurumdur.
Bir ülkenin ithalat giderlerinin ihracat gelirlerinden fazla olması durumudur; Osmanlı'da bu açık kronik bir hal almıştır.